TUTUKLANMAMA GÜVENCESİ

AKP içerisinde, “Yüreğinde vatan sevgisini-beyninde Hukuk Devletine saygıyı taşıyan ve henüz yüz kızarma duygusunu kaybetmemiş” birini arıyorum.
Kendisinde bunların olduğunu iddia eden veya böyle bir AKP’li yönetici tanıyanların, bu kişilere aşağıdaki soruları sormalarını ve aldıkları yanıtları
TÜRK kamuoyu ile paylaşmalarını rica ediyorum!

*Kürt Ulusal Kongresi oluşumunda yer aldığı gerekçesiyle gıyaben yargılanan ve kendisine verilen “Tutuklanmama Güvencesi” sayesinde Türkiye’ye gelen
DEP eski milletvekili Mahmut Kılınç, Kürtçenin bölgede RESMİ DİL olacağını ve Kürtlerin kendilerini yöneteceğini tekraren söyledi.
Türk Hukuk sisteminde “Tutuklanmama Güvencesi” diye bir madde var mıdır?
Mahkemeler bağımsız mıdır?
Mahkemelerin verdiği kararların uygulanmasını birileri engelleyebilir mi?
Yargıçlar, Anayasa ve Yasalara göre mi karar verirler?
Açıkça Anayasa ve Yasa ihlali yapan bu adama “gel kardeşim, bırak Avrupa’dan küfretmeyi, gel de yüzümüze karşı küfret, anayasamızı-yasalarımızı bir de Türkiye’de çiğne ve rahatla” diye kim, hangi makam “Tutuklanmama Güvencesi” verdi. Verebilir mi?

* İçişleri Bakanı; PKK’nın okulları yakması üzerine şöyle dedi,
“Bize müracaat edilir ve şartlar yerine getirilirse Kürtçe Eğitim verecek okul açılabilir.”
Anayasanın 42. Maddesinin son fıkrası “yapamazsın” diyor, Bakan Ala, “yaparım” diye ısrar ediyor.
Soruyorum; Anayasa değişikliği yapıp 42. Maddeyi kaldırmadan nasıl yaparsınız?
Kanunu görmezden gelmek veya arkasından dolanmak suç değil midir?
Sizin “suç işleme özgürlüğünüz mü” var? Siz Anayasa- Yasa tanımaz mısınız?

*Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York Times Gazetesi için;
“Gazete, Bizi teröre destek vermekle suçluyor. Bu, en hafif tabiriyle edepsizliktir, alçaklıktır” dedi.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözlerinin ertesi günü, New York Times Gazetesi aynen şu açıklamayı yaptı;
“Haberimizin tamamı kaynaklandırılmış ve okuyucuya sunulmuştur.
Haber yeterince açıktır. Haberimizin arkasındayız.”

-Son üç yıldır ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği görevinde bulunan Ricciardone, Atlantic Council adlı kuruluşta yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Türk Hükümetine Suriye’deki muhalif gruplardan El-Nusra ve Ahrar El Şam’a (Şam’ın Hürleri- Bunlar daha sonra IŞİD’e katıldı) yardım edilmemesi gerektiğini, bu grupların Türkiye sınırlarından geçmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledik. Ama dinletemedik. Türkiye bu terör örgütlerine yardım etti.”

-ABD Dışişleri Bakanı John Kerry Senato Dış İlişkiler Komitesinde yaptığı konuşmada, Senatörlerin “Hangi ülkeler IŞİD Terör örgütüne destek veriyor” şeklindeki ısrarlı sorularına şöyle yanıt verdi;
“Suriye ile sınırı olan ülkeler. Bu demektir ki Türkiye ve Lübnan. IŞİD’in petrol kaçakçılığına Türkiye ve Lübnan aracılık ediyor…”

Temel Almanya’da otoyolda son sürat gidiyormuş. Radyodan bir çağrı yapılmış;
“Dikkat-dikkat. Şaşkının biri otoyolda ters yönde araç kullanmaktadır.
Lütfen dikkatli olun!
Temel bir bakmış karşısından yüzlerce araba geliyor, bağırmaya başlamış;
Ne biri uşağım, hepisi birden üzerime geliyor daa!”

Erdoğan yönetiminde Türkiye maalesef Dünya hafızasında “Teröre Destek Veren Ülkeler” arasına alındı bile! Ama o hala otoyoldaki Temel gibi, bağırmaya devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Çağdaş dünya ile entegre olacaksa, demokratik rejim içinde devam edecekse, dış dünyayı dikkate almak zorundadır.
Dostça yapılan uyarılara kulak vermelidir.
Bir müddet sonra bu uyarılar biter, sizi “YOK” saymaya başlarlar, muhatap bulamazsınız. Kendinizle birlikte milletinizin felaketine sebep olursunuz.
Ondan sonra sizi ne vakfınız ne milyarlarınız ne de koynunuza aldığınız Müslüman Kardeşler Terör örgütü kurtarabilir…

Değerli Okurlar;
Son bir haftalık manzarayı açıklayacak bir yetkili var mı?
TC Devletine ve Türk Milletine ait 30 tane okulumuz yakıldı. İnsanlarımız kaçırıldı, köprüler bombalandı, yollar kapandı. Yakılan okullarımızda bu yıl eğitim yapılamaz. TC Devleti yetkilileri tarafından mühürlenen binalar,
PKK sempatizanları tarafından koparıldı.
Tekrar mühürlendi, yine koparıldı, üçüncü defa mühürlendi yine koparıldı!
Anayasaya-Yasalara aykırı olarak açılan “Kürtçe Eğitim” veren okullar eğitime devam ediyorlar!
Türkiye’nin herhangi bir yerinde, izinsiz “seyyar el arabası” ile meyve-sebze bile satamazsınız. Zabıta-Polis gelir, o arabayı kafanıza geçirir.
Devletin gücü, yasalara saygılı vatandaşlarına mı yetiyor?
17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet operasyonunda, Savcılara küfreden-Polise bağıran kabadayı İçişleri Bakanının bunlara diyecek sözü yok mu?

Türk Devleti-Türk Milleti bu kadar ihaneti nasıl kaldıracak?

Sağlık ve başarı dileklerimle 19 Eylül 2014
Rifat Serdaroğlu