KARNINIZDAN KONUŞMAYIN

“Karnından konuşmak” deyimi, esas fikrini saklamak için lafı dolaştırmak,
laf kalabalığı yapmak anlamına kullanılır.

2002 yılında “Tek Başına” iktidar olan AKP, her konuda ve sürekli olarak karnından konuşmaktadır.
Bunun sebebi, esas fikrinin Türk Milleti tarafından kabul edilmeyeceği ve gerçek yüzlerinin ortaya çıkacağı korkusundandır. Bu davranışa dini jargonda
“Takiye yapmak”, siyasette ise “dilim politikası” denir.
Örnek vermek gerekirse;
Türban konusunda, AKP sözcülerinin yıllar içindeki sözlerini alt alta yazın, türbanın üniversiteden-ilkokula kadar adım-adım nasıl indirildiğini hatırlayın.
Ne demek istediğimi anlayacaksınız!
AKP’nin en başarılı olduğu birinci dal yalan söylemek, ikincisi ise takiye yapmaktır.

AKP yıllardır, “Kardeşlik Süreci” , “Barış Süreci” , “Birlik ve Beraberlik Süreci” , “Çözüm Süreci” diye konuşup duruyor. Sadece konuştuklarına bakarsanız, “Aferin adamlara, kan akmasını engellemek, anaların ağlamasını durdurmak” için çalışıyorlar dersiniz. Fakat gerçek hiç de anlatıldığı gibi değildir.

Her geçen gün terör örgütü güç ve zemin kazanmakta, Türk Devletine kafa tutacak hale gelmektedir. Her gün askerimiz-polisimiz şehit edilmekte, okullar yakılmakta, yollar kesilmekte, bayrağımız yakılmaktadır.
Bu yapılanları hangi “Keri zekâlı” çözüm olarak kabul edebilir?

Türk Milletini aptal yerine koymaya kimsenin hakkı yoktur.
Eyy Erdoğan;
Siz ne derseniz AKP Hükümeti onu yapar. Ne bir gram fazla, ne bir gram eksik!
Siz konuşamıyorsanız, emir verin emanetçiniz Başbakanınız açık-net- tane, tane konuşsun.
Terör örgütüne ne vereceksiniz? Öcalan denen cani ile neyin mutabakatını imzaladınız? Hem Öcalan ile görüşüyorsunuz, hem de PKK’ yı dünyaya şikâyet ediyorsunuz? Yapmak istediğiniz nedir? Gerçeği Türk Milletinden daha ne kadar saklayacaksınız?

Karnından konuşan bir diğeri de, Öcalan’ın postacısı Selahattin Demirtaş!
Dün Ayn El-Arab denen yere gitmiş oradan konuşuyor;
“PYD Eşbaşkanı ile görüştük. (PYD, PKK’nın kardeşidir!) Kobane bölgesinin üç tarafı IŞİD tarafından kuşatılmış. Destek sunmak isteyenlerin geçişini engellemek için müdahale yapılıyor. Türkiye’nin tutumu içerde devam eden barış arayışıyla paralel bir politika değil.”

Bak sen Öcalan’ın postacısına, lafı nasıl da dolandırıyor!
Demek istiyor ki, “Türk Ordusu benim yerine Irak topraklarına girsin, IŞİD’i benim için bitirsin. Orada PYD, içerde PKK daha güçlü hale gelsin.
Türk Askeri benim için ölürse ölsün. Bu yapılmazsa Çözüm Süreci tehlikeye girer, biz de Türk Ordusu ile savaşırız!”

Bak Öcalan’ın postacısı, daha önce de yazmıştım, yine söylüyorum, kulaklarını iyice aç ve dinle;
-Irak Vatandaşlarını IŞİD katillerinin elinden kurtarmak birinci derecede IRAK Hükümetinin işidir.
-İkinci olarak Kuzey Irak Kürdistan’ının Başkanı, yani Amca deyip önünde diz çöktüğünüz BARZANİ’ nin işidir.
Irak Devletinin petrolünü kullanan, Irak Vatandaşları için ölmesini de bilmelidir.
-Üçüncü olarak, Türkiye’nin 54 bin insanının hayatını söndüren PKK Narko-Terör örgütünün işidir.
-Dördüncü olarak ise bu güne kadar her hal ve şartta PKK’yı destekleyen emperyalist ülkelerin işidir.

Hepiniz bir halt edip, IŞİD denen terör örgütünün işini bitiremiyorsanız, o zaman Türk Devletinden yardım isteyin, gereken nasılsa yapılır.

Hayatınızda bir kez olsun açık olun, mert olun. İnandığınız fikriniz neyse yüksek sesle haykırın.
Türkiye Cumhuriyetini, Anadolu Federe İslam Devletine mi dönüştürmek istiyorsunuz,
Türkiye Cumhuriyetinden ayrılıp, Kürdistan Devletini kurup Barzani’ye köle mi olmak istiyorsunuz, çıkın açık-açık söyleyin.
Gidelim Türk Milletinin huzuruna, soralım bakalım ne diyecek?
Madem demokrasi kelimesini ağzınızdan düşürmüyorsunuz, Türk Milletinin dediğini yapalım. Yok, buna rağmen kalleşçe bomba koymaya, kahpece tuzaklar kurmaya devam edecekseniz, sonucuna da razı olacaksınız.

Sizleri temin ederim ki, Türk Milletinin sabrını daha fazla istismar ederseniz, IŞİD’in kucağı size cennet gelir. Yetti artık, inanın yetti artık.

Not;
Eyy Sİ EN EN, bir tek İmralı’daki bebek katilini konuşturmadığın kaldı.
Türk Milletine ne kadar düşmanmışsınız, doğrusu hayretler içindeyim.
ROJ TV gibisiniz, size hem aferin hem de bravo…

Sağlık ve başarılar dilerim. 01 Ekim 2014
Rifat Serdaroğlu