DİKTATÖR NE DEMEK

Sözlük karşılığı;
“Bütün siyasal yetkileri kendinde toplamış bulunan kimseye diktatör denir.”

Mademki tüm sözlüklerde bu yazıyor ve dünya siyasi tarihinde gördüğümüz diktatörlerin uygulamaları böyle, bakalım bizde tüm siyasal yetkiler kimde toplanmış?

Yasama Yetkisi;
Anayasa Md:7; “Yasama yetkisi ve görevi, Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.”

Gerçek nedir;
Tayyip Erdoğan’ın onayı ve emri olmadan TBMM’ den hiçbir yasa geçemez.
Onun istediği her yasa tasarısı-teklifi Anayasa’ya aykırı olsa da TBMM’ deki
AKP çoğunluğu sayesinde anında yasalaşır!

Yürütme Yetkisi;
Anayasa Md:8; “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

Gerçek nedir;
Tayyip Erdoğan, Bakanlar Kurulunda Bakan döver mi? Hem de tekme-tokat!
Bakanlar Kurulundan bazı Bakanları küfürle kovalar mı? Hem de en ağır küfürlerle! Yani “Yürütme Yetkisi de” tamamen Erdoğan’ın elindedir.
İtiraz eden dayak yer…

Yargı Yetkisi;
Anayasa Md:9; “Yargı Yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.”

Gerçek nedir;
Türkiye’nin Başbakanlık Müsteşarı-Adalet Bakanlığı Müsteşarı- İçişleri Bakanı görevinde bulunan kişilerin, “yalanlanmayan ses kayıtlarında” Savcı ve Yargıçlara, gerekirse güç kullanarak müdahale edildiği ortaya çıkmadı mı?
İçişleri Bakanı Ala, Polis Müdürüne “Bana bak, operasyonu durdur. Savcının talimatlarını dinleme. Kim oluyormuş o or..pu çocuğu. Şimdi 4-5 adam gönderip onu aldırırım” demedi mi? Bu ses kaydı için, Bakan Ala “Bu yalandır, ben böyle bir şey söylemedim” dedi mi?
Bu şartlardaki bir Yargı sisteminin “Bağımsız” olduğunu söyleyecek biri var mı?

Anayasamız, Kuvvetler ayrılığı prensibine göre Yasama-Yürütme ve Yargı erklerinin birbirinden bağımsız olmalarını emreder.
Gerçek durum ise, bu üç gücün sadece bir kişinin yani Tayyip Erdoğan’ın iki dudağının arasından çıkacak bir söze bağlı olduğudur.
Bu sisteme demokrasi denmez, diyenler ise yalan söylemiş olurlar.

Gelin son hafta yaşadığımız bir olayı beraberce irdeleyelim;
-Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçildi. Yüksek Seçim Kurulu
15 Ağustos günü kesin sonuçları ilan etti. Yayınlanması için RESMİ GAZETE’ ye gönderdi. Bugün Ağustos ayının 21’ i oldu. Tam 6 gündür Tayyip Erdoğan, YSK kararının Resmi Gazetede yayınlanmasına izin vermiyor!
-YSK, aynı kararının, TRT Radyo ve Televizyonlarında belli saatlerde yayınlanması emrini verdi. Peki, bu emir yerine getirildi mi? Elbette ki hayır!

Anayasa Md:79;
Türkiye Cumhuriyetinde tüm kurum, kuruluş ve kişiler YSK kararlarına uymak ve gereğini yerine getirmek zorundadırlar. YSK Kararları kesindir ve itiraz edilemez.

-Böylesine edepsizce bir Anayasa ve Yasa tanımazlığını, dünyanın hiçbir demokrasisinde göremezsiniz.
Bu rejime “Demokrasi” denmez, “Faşist Tek Adam Yönetimi” denir.
Bu anlayıştaki bir siyasetçiye, dünyanın tüm demokrasilerinde “DİKTATÖR” denir…

Siz onu hala Cumhurbaşkanı olduğunu zannedin, ama şunu asla unutmayın;
“Hayalle yaşayan, ishalle ölürmüş”…

Not;
25 Ağustos Pazartesi günü görüşebilmek umuduyla, hoşça kalın.

Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Ağustos 2014
Rifat Serdaroğlu