ÖRGÜTLÜ TOPLUM (2)

Yazar Metin Aydoğan örgütlü toplumu şöyle anlatır;
Örgüt ve örgütlenme, yaşamın her alanında varlığını sürdüren, öncesiz ve sonrasız ilişkiler ağıdır.
Ticari işletmelerden orduya, pazar yerlerinden spor etkinliklerine, okullardan hastanelere dek insana yönelik her oluşum birer örgüt, bu oluşumları ayakta tutan her girişim örgütsel ilişkidir.
Bu anlamıyla, en az iki kişinin bir araya gelmesini örgütsel ilişki saymak gerekir.

Türkiye’de bu örgütlenme işini en iyi yapan, uygulayan AKP’dir.
AKP’nin Genel Merkez binasında ve ayrı binalarda uzmanların çalıştığı “özel” merkezleri vardır.
Genel Merkez, TBMM Grubu, İl Başkanlıkları, Belediye Başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları, İlçe Başkanları, Belde Başkanları sürekli açıktır ve vatandaşla temas halindedirler.
Özellikle Belediyeler, vatandaşa günlük işleri için sıcak ve güler yüzlü davranmakta, ihaleler ve imar değişikliği gibi duygusal (!) konularla ise
“parti büyükleri” ilgilenmektedir.

Yasal örgütlerin yanında;
Her cami, bir propaganda hücresi gibi çalışır.
Her mahallenin, her apartmanın bir ablası vardır.
Sayıları 10 binden fazla olan “Kaçak Kurslar” AKP teşkilatı gibi çalışır.
Cemaatlerin-tarikatların “Öğrenci Yurtları” AKP Gençlik kolları gibi çalışır.
Kaymakamlar İlçe Başkanı, Valiler İl Başkanı gibi çalışır.
Tüm bunların ve benzerlerinin tek hedefi vardır;
Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkıp, yerine bir bölümü Kürdistan Devleti olacak Federe İslam Devletini kurmak!
Çünkü bunlar için Türk Devleti, şeriatla yönetilmeyen Dar-ül Harp’tir. Bunlara göre, Türk Devletini soymak-hırsızlık yapmak- çökertmek günah değildir.
Günlerdir Atatürk’e küfreden haini ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanına, hiçbir AKP yetkilisinin ses çıkarmamasının sebebi budur. Atatürk hakkında, Diyanet İşleri Başkanı-Fesli Şarlatan ne düşünüyorsa, AKP üst yönetimi de aynı duygulara sahiptir…

Bizler nasıl örgütlenmeliyiz?
-Örgütlenmeye aileden başlayacağız!
Aile en küçük fakat en önemli toplumsal örgüttür. Aile içinde yurtsever-Atatürkçü-çağdaş bir anlayışta birleşmek, Anne-Babanın görevidir.
Bıkmadan usanmadan çocuklar ve akrabalar eğitilmelidir.

-Apartmanda-Mahallede-Köylerde-İş yerlerinde- Mahalle Kahvelerinde örgütlenip, ülke gerçekleri ve AKP üst yöneticilerinin gerçek yüzleri uygun bir üslup ile anlatılmalıdır.

-Özellikle kadınlar, ev-ev gezerek ailenin temel direği olan kadınlarımızı, AKP’nin “Kadın” hakkındaki gerçek niyetlerini anlatmalıdır.

-Sivil Toplum Kuruluşlarında örgütlenme;
Sivil Toplum örgütlerine üye olup, gerçekleri anlatmak, iktidarın yalakası olmuş yöneticileri eleştirmek, buraları demokrasinin ve özgürlüğümüzün kaleleri haline getirmek zorundayız.

-Ulusal Örgütlenme;
Ulusal örgütlenmenin amacı, ulus bütünlüğünü hedefleyen, birleştiren bir anlayışla, toplumun her kesimini bağımsızlık-özgürlük-Cumhuriyet-demokrasi- lâiklik- sosyal hukuk devleti ilkelerinde bir araya getirmek olmalıdır.

Ulusal örgütlenmenin en önemli kurumu Siyasi Partilerdir.
Mevcut siyasi partilerle, Atatürk Cumhuriyetini ve Cumhuriyetin değerlerini korumak mümkün değildir. Siyaset sadece Salı günlerinde, danışmanların yazdığı konuşmaları tv’lere okumak değildir.
Siyaset 7 gün 24 saat yapılmalı, köylere kadar gidilip, vatandaşlarımıza doğrular anlatılmalı ve onlara güvence verilmelidir.
Bizler, bu yapılanma için çalışıyoruz.
Ocak 2019 sonuna kadar ülkemizin değişik şehirlerinde salon toplantıları düzenlemeye devam edeceğiz. Ocak ayında “Ulusal bilgi ve iletişim ağımızı kurup, seri şekilde haberleşmeyi ve örgütlenmeyi gerçekleştireceğiz.
Yerel seçimlerden hemen sonra da siyasi yapılanmayı Türk Milletine sunacağız.

Bu yapı “Türk Vatanını ve Anayasamızın ilk 6 maddesini” gönlünde kafasında yaşatan herkesi kucaklayacaktır. Bölünmüş olan milletimizi birleştirmek, yeniden bir ve beraber olmak amacını taşıyan bu hareket, etnik kökeni-inancı- kimliği ne olursa olsun her vatandaşımıza açık olacaktır.

Bu yapı, parti içi demokrasinin en üst seviyede uygulanacağı, tüm seçimlerin ve aday belirlenmesinin herkesin incelemesine açık olan “Üye Listeleri” ile yapılacağı, gençlerimize ve aydınlarımıza eşit yarışma olanağının tanınacağı, üyelerinden başka kimseden para kabul etmeyecek olan şeffaf ve sadece Türk Milletinin emrinde olan bir siyasi yapı olacaktır…

24 Kasım 2018 Cumartesi günü saat 13.00 te Çanakkale Türkan Saylan Sosyal Tesislerinde yapacağımız, halkımıza açık toplantıda önemli konuları tartışıp, karara bağlayacağız…

Zafer Türk Milletinin olacaktır. Ne Mutlu Türküm Diyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Kasım 2018
Rifat Serdaroğlu