CÜBBE / GÖMLEK / DAYAK

Geçen haftanın en gözde kelimeleri “Cübbe- Gömlek- Dayak” idi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı ve İBDA-C Terör Örgütünün “GÖLGE” adlı dergisinin “Eski Ankara Temsilcisi” Haşim Kılıç, Cumhurbaşkanının-Başbakanın-Bakanların yüzlerine baka-baka bir konuştu, Anayasa Mahkemesi Salonu anında buz kesti.

Önce, göz göze gelmemek için okunuyor gibi yapılan kitaplar sehpaların üstüne bırakıldı, yüzler buruşturuldu, uyuma numarası yapıldı.
Bakanlar Erdoğan’dan gelecek bir hareket için aport ta idiler.
Erdoğan “Ya Allah Bismillah” deyip kürsüde konuşan Haşim Kılıç’a saldırırsa, onlar daha önce vurmak için yay gibi gerilmişlerdi.
Erdoğan, “Hadi bana eyvallah” deyip konuşma sırasında salonu terk ederse, onlar da koşa-koşa peşinden gideceklerdi.

Fakat delikanlı ikisini de yapamadı. Çakıldı kaldı, sanki oturduğu koltuğa
“Japon yapıştırıcısı” sürmüşlerdi. “Kara Kılıç Haşim” yer misin, yemez misin diye sağlı-sollu salvolarla delikanlıyı perişan etti.
Ortada ne delikanlılık, ne o Bakan döven kabadayılık, ne de o çok övündüğü karizma kalmıştı. Karizma çok kötü bir şekilde çizilmişti. “Yiğidi Kılıç kesmez, bir acı söz öldürür” deyişinde olduğu gibi, Kara Kılıç Haşim’ in Kara Kitap’a bakarak söyledikleri, delikanlının ciğerine kadar işlemişti.
Bu yaranın iflah olması çok zordur. Çünkü bu yara da, 17 / 25 Yolsuzluk-Hırsızlık- Rüşvet olayının açığa çıkmasındaki gibi “Dost Bildikleri” tarafından açılmıştı.
Önce, “Ne istedi ise verdim” dediği Hocaefendisi, şimdi de “Yeni Anayasa Binası” yaptığı abisi, onu herkesin gözü önünde harbiden fırçalıyorlardı…

CÜBBE
Erdoğan ve adamları, beğenmedikleri söz söyleyen birine önce şunu derlerdi; “Şıışşt bana bak, cübbene güvenme. Sıkıyorsa çıkar cübbeni, siyasete gir, gel hesaplaşalım.” Ama Kara Kılıç Haşim diyordu ki;
“Arkadaş, hele bi kendine gel bakalım. Deveden büyük fil var. Yargı senin kölen değil. Yakında bu salona, TBMM tarafından yargılanmak üzere gönderildiğinde, karşımda esas duruşta bekleyeceksin. Ben cübbemi çıkarmam, hem cübbemi giyerim hem işimi yaparım. Artık devir değişti.
İkoncanlar bile ne diyor; “Hem çocuk yaparım, hem de kariyer.
Cübbeme dokunma, o cübbe seni bir çarparsa kamyon çarpmışa dönersin.”

GÖMLEK
Erdoğan 2002 yılında iktidar olunca, topluma şirin görünmek için, “Bakın ben artık değiştim. Milli Görüş Gömleğimi çıkardım. Valla billa değiştim yahu” demişti.

Çıkarmasına çıkardı ama o günden sonra bir sürü kıyafet giyince herkesin kafası karıştı! Milli Görüş Gömleğini çıkardıktan sonra ilk işi “Papaz kıyafeti giyerim” demek oldu. Oradan bir atladı, onu ve kardeşi Abdullah ile birlikte Papa’nın heykelinin önünde imza atarken bulduk. Daha sonra Amerika Derin Devletinin “Eşbaşkanlık Gömleğini” gururla taşıdığını söyledi.
Ermeniler, Türk Bayrağını yere serip, üzerinde tepinirlerken, onlar Ermenistan Bayrağına selam duruyorlardı.
Barzani’nin koynundan çıkan PKK Çıyanları vatan evlatlarını şehit ederken, o Barzani ile saz çalıp, sıra gecesinde eğleniyordu. Üstünde Peşmerge gömleği vardı. Dünyanın bir ucundaki Müslümanlara yardıma koştuğunu, onlardan hayır-dua (ismen) aldığını söylüyor ama Türk Milletinin derdine çare olmuyordu. Esma için ağlıyor gibi yapıyor, Berkin’in anasını ise yuhalatıyordu!
Eee, haliyle tak-çıkar, tak-çıkar sonunda üşüttü. Gitti yine Milli Görüş Gömleğini giydi. Fakat o gömlek artık ona dar geliyordu. Özellikle başındaki “Milli” adı delikanlıyı uyuz ediyordu.
Başlarım ulan sizin gömleğinizden de, donunuzdan da deyip, Amerikan-İsrail yapımı don- gömlek giymeye karar verdi…

DAYAK

TBMM Başkanı Çiçek Cemil ve Erdoğan’ın yardımcısı Arınç Bülent ayrı-ayrı mekânlarda;
“Kimsenin bizi davet edip de, fırça ve dayak atmaya hakkı yoktur. Biz oraya dayak neyin yemeğe gitmedik. Belki İçli köfte- Alinazik- Künefe vardır diye gittik. Bizi dayak yemişten beter yaptılar be.
Yazıklar olsun Haşim Bey’e verdiğimiz emeğe ve desteklere. Hepsini geri çekiyoruz. Yaptığımız binayı, altlarındaki arabaları alalım da görsünler günlerini
” dediler.

Arınç Bülent’e, “TBMM Başkanı, dayak yedik” diyor, bu açıklamayı nasıl buluyorsunuz, diye sorduk?
“Bakın, Cemil Bey içimizde boyu en kısa olandır. Yani şeyini şey ettiğimin şeyi, yere en yakın olan odur. Onun konuşmaya bile hakkı yoktur. Kendisi ‘Anayasanın Mahkemelerin bağımsızlığını sağlayan 138. Maddesi fiilen kaldırılmıştır’ demedi mi? Dedi, eee o zaman ne konuşuyor, boş konuşuyor” dedi.

Çiçek Cemil’e, “Başbakan Yardımcısı Arınç, dayak yedik” diyor, bu açıklamaya ne dersiniz, dedik?
“Bir defa onun hiç konuşmaması lazım. Sayın Başbakan onu şimdiye kadar belki on defa bozdu. Ağladı, istifa ederim ha, özgül ağırlığım var, dedi! Başbakanımız, has ..r len, dedi, döndü geldi, koltuğuna oturdu. Özgül ağırlıkmış, sevsinler!
Sayın Basıncılar, Yüksek Yargının başına “Yüzüklerin Efendisi ve Perukların Efendisi” geldiğinde kendisi ne demişti? ‘Rabbim verdikçe veriyor’ dememiş miydi? Demişti ya!
Onları Rabbim verdi de, Kara Kaplı Defter sahibi Kara Kılıç Haşim’i uzaylılar mı verdi yahu?
Yok öyle hep baklava-börek. Biraz da var kötek, tamam mı? Kırsın bacağını otursun şeyinin üstüne.
Bu daha başlangıç, şimdi sıra Türk Milletinin atacağı tokatta! Yalnız o tokatı yiyen bir daha iflah olmaz, ona göre…

Not;
Eyy Erdoğan, dün senin kadim dostların Barzani ve Öcalan’ın piçleri, 2 Uzman Çavuşumuzu kaçırıp 8 Askerimizi de yaraladı. Türk Askerini kışlasından çıkaran Komutanlarını derhal tutukla ve Ermenistan’dan dilediğin gibi PKK’ lılardan da özür dile!.. Hadi, alıştın artık özür dilemeye bekletme teröristleri, özür dile…

Sağlık ve başarı dileklerimle 28 Nisan 2014
Rifat Serdaroğlu

One thought on “CÜBBE / GÖMLEK / DAYAK

  1. CÜBBE / GÖMLEK / DAYAK

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s