AKILLI İŞÇİ KARDEŞİM

12 senedir AKP ve eski grev gözcüsü Erdoğan sizlerle kafa buluyor, alay ediyor ama sizler akıllanmıyorsunuz. Hala zulme- diktaya- faşizme oy vermeye devam ediyorsunuz! En büyük desteği ise susarak veriyorsunuz.

-Sendikacılığı öldürdüler sustunuz.
-Sendika yöneticilerini hükümetin memuru yaptılar görmediniz.
-Sendikasızlaşmayı teşvik ettiler duymadınız.
-Taşeron işçi çalıştırmayı tüm Türkiye’ye yaydılar sesinizi bile çıkaramadınız.
-Cumhuriyet tarihimiz boyunca en fazla işçi ölümü AKP zamanında oldu, hala olmaya devam ediyor siz “bana ne yahu, ölen ben miyim” dediniz.
-Boğaz tokluğuna çalıştırıldınız, aldığınız ücret “gerçek mutfak enflasyonu” karşısında pestil oldu siz yerinizden bile kalkmadınız!
-Kredi Kartlarıyla-pahalı kredilerle sizi boğazınıza kadar borçlandırdılar, farkında olmadınız.

İçinizde sadece DİSK, Kani Beko gibi namuslu birini “İşçi Lideri” seçebildi.
Kiminiz, örneğin Türk-İş/Hak-İş gibiler, omurgasız- işçiyi satan ama kendileri “Bey” gibi yaşayan iktidar yalakalarını yönetici seçtiniz, kiminiz ise AKP’ nin bölücü “Akil İnsanını!” boyalı saçlarına rağmen işçi-emekçi lideri seçtiniz.

*Milli Ordumuzun yiğit komutanları suçsuz yere zindanlara kapatıldı, sizler korktunuz, saklandınız.
*Aydınlar, gazeteciler, rektörler, bilim insanları sahte delillerle hapsedildi, dilsiz oldunuz.
*Sizlerin iş kapısı olan Cumhuriyetin tüm eserleri üç-otuz paraya peşkeş çekildi, ilgilenmediniz.
*Ülkeyi soydular, soğana çevirdiler “Olmaz ya, MOSSAD’ın- Paralel ’in oyunu” dediniz.
*Yargı Erkine “Yargı Belası”, Yargıçlara-Savcılara küfrettiler, hakaret ettiler yine sustunuz.
*Türk Vatanı bölünmek üzeredir. Ağızlarından salyalar akıtarak açıkça Özerklik-Bölünme çağrıları yapıyorlar, siz; “Hoop, durun bakalım, burası bizim vatanımız. Uğruna can verdiğimiz vatanımızı size böldürmeyiz” demeye korktunuz.
*Hırsızın biri “Türk Milletinin a…na ko… yım” dedi, içinizden bir delikanlı sendikacı çıkıp ta; “Sen kimsin ki benim milletime küfrediyorsun. Biz seni bundan böyle sokağa çıkarmayacağız. Gördüğümüz yerde suratına tüküreceğiz” deme yürekliliğini gösteremedi…

Bütün bunlar olurken, sustunuz-korktunuz-saklandınız-umursamadınız-görmezden geldiniz.
Şimdi tutturmuşsunuz “TAKSİME ÇIKACAĞIZ” diye…
Taksim’e çıkabilmek için, orada iş-emek-özgürlük-bağımsızlık için can verenlere layık olmak gerekir. Önce bunu kendinize sorun; “Bizler, 1977 yılında Kazancı Yokuşunda can veren arkadaşlarımızın hatırasına saygı duyuyor muyuz? Onlara layık mıyız?”
Eğer gerçekten layık olsaydınız, Taksim’e çıkardınız!
İnançlı-davasına sahip-demokrasiyi ve özgürlüğü özümsemiş, çelik gibi iradesi olan vatanseverlerin karşısında ne TOMA dayanır, ne de biber gazı…

Şimdi bu yazdıklarımı iyice düşünün, özeleştiri yapın. Sonra çıkabiliyorsanız Taksim’e çıkın, olmazsa Galata Kulesine çıkın! Hiç olmazsa paslanan bacaklarınız açılsın…

Sözüm İşçi Temsilcileri-İşçilere olduğu kadar, Memurlara-Emeklilere- Gençlere- Üniversitelere-Çiftçilere-Köylülere-Esnaflara-Sanayici ve Tüccarlar olmak üzere suskun kalan, korkanlaradır. Örgütlü olmayan toplum, demokrasiye uzaktan bakar…

Sizlerin çıkamadığınız Taksim’e “PKK’ lılar”, “Ermeni Soykırımı vardır”, “Hepimiz Ermeni’yiz” diyenler, ellerini kollarını sallayarak çıkarlar.
AKP Hükümeti bu sepetlere kumanya bile verir.
Sizler, aman susmaya devam edin, saklanın. Nasılsa biri gelir sizi, kurtarır.
Nah kurtarır…

Not;
AKP Hükümetinin 1 Mayıs’taki Faşist yöntemlerine, yasa dışı olağanüstü hal uygulamalarına değinmeye gerek bile duymuyorum. Bu kafadakilere demokrasiyi soksan durmaz, yuttursan da faydası olmaz, çıkarırlar…

Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Mayıs 2014
Rifat Serdaroğlu

One thought on “AKILLI İŞÇİ KARDEŞİM

  1. :)) ağzınıza sağlık…
    “Böyle başa böyle traş” derler; evet bu deyim “yaşıyorum” diyen “koyunlar” için söylenmiş olsa! Toplumu değil toplumları sarsacak o kadar olay yaşanılıyor ki “garip Ülkemiz de” neredeyse Yunanlılar gelip bizlerin hakkını arayacaklar! Zavallı halk da sahil çayırlarında-piknik alanlarında otlasın afedersiniz mangal yapsın sabah akşam ve yiğitlik-mertlik-vatanseverlik-namus deyince ortalıkta efe efe dolaşsınlar ve gücü sınırlı ya kadınlardan ya da çocuklardan sapıkça duygularını/ezilmişliklerini/silinmişliklerini “biber gazından” daha acı bir şekilde çıkartsınlar;ellerinde pala-bıçak-sopa ile dolaşan aşağılık yaratıklar gibi!
    Duvar var karşımızda duvar! Sinirleri uyuşmuş tenceredeki kurbağa gibi;sigarasını yakamayan tembeller gibi ! Vatanın satıldığını;hırsızlığın diz boyu yönetsel organlarca yapılırken sanki FLAMİNGO YOLU dizisini seyrediyor gibi güzel kadın SUZİ’yi bekler gibi;bir gün kapısının çalındığında “çok geç kaldığını” göreceği günleri bekler gibi beyni uyuşmuş “korkaklar silsilesi” arasında yaşamak çok zor çok!!! Gencecik fidanların toprakta kök saldığı ve katillerinin meçhule sayıldığı; ölümün Allah’tan geldiği ve yine Allah’ın aldığını kabullenişin arka planında kendi korkularının;kişiliksizliğinin yattığını görmek istemeyen,sorgulama yetisini yitirenlerin,sahtekarlıkların arasında yaşamak ne kadar dayanılır ki!
    Çıkar çıkar üzerine diye bakarak kendini çıkarlar havuzun da çırpınan kelebek oluşunu görmeyen bir toplum Atatürk’ün kişilik vermeye çalıştığı bir toplum olamaz hiç bir zaman!

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s