OY’ UN GÜCÜ

Oy’ un gücü, en güçlü kılıçtan daha keskindir. Kılıçla kesilen baş, olmuş armut gibi yere düşer. Oy’ un gücüyle kesilen baş yerinde durur ve bir damla bile kan akmaz. “Baş kesilmesini”, demokratik rejimlerde, oy’ la iktidardan indirme anlamında kullandığımızı özenle belirtmek isterim.
Yoksa “kafa kesmek” ne inancımızda ne de anlayışımızda mevcuttur.

Oy’ la iktidardan indirilmek, demokrasiyi hazmetmiş-halkının iradesine saygılı kişiler için gayet doğal karşılanır. Bu kişiler kendisine oy vermediği için halkı suçlamaz, kendisinin nerede yanlış yaptığını araştırır, hatalarını bulur ve düzeltmeye gayret eder.

Oy ile iktidardan indirilen kişi demokrat değilse, faşizan yöntemler uyguladıysa, halk tabiriyle “ne oldum delisi” olduysa, o yalnız koltuğunu değil, aklını da kaybeder. Konuşmasını unutur, yürümesini şaşırır, sesi soluğu kesilir!
Adamlarına “Ulan hayvan herifler, madem kazanamayacaktınız, niçin bu seçimleri bana iptal ettirttiniz” diye bağırır…

Pazar günü 14 yerde yapılan Belediye seçimleri gibi yarışlar, yapısı gereği iktidarın şanslı olduğu seçimlerdir. Hele o iktidar, devletin olanaklarını babasının malı gibi dağıtmaktan, bunları bir “oy alma” aracı olarak görmekten utanmayan yüzsüz bir iktidarsa, şansı daha da artar.
Yüzsüz bir iktidar böyle bir seçimde;
Önce Bakanlarını gönderir. Bakanlar birer sömürge valisi edasıyla gittikleri beldelerde, insanlara ulufe dağıtır gibi, devlet kadrolarını yalandan peşkeş çekerler. Arkadan kendi il ’ine hayrı dokunmayan Büyükşehir Belediye Başkanları gönderilir. Sonra da özellikle doğu kökenli milletvekilleri, seçim olacak yerdeki hemşerilerini ziyarete gelirler.
*“Tamamdır Başkan, senin hatırın için 50 kadroyu sana tahsis ettim. Sen kimi dersen onu işe alırım. Yeter ki seçimi kazan.”
* “Bakın Başkanınızın hatırı için, yollarınızın asfaltlanması talimatını veriyorum. Başkan seçimi kazansın her yeriniz asfalt olacak.”
* “Elektrik borçlarınız, taksitlendirilecek. Cezalar affedilecek” Vaatler böyle sürer gider…

Seçim kazanılırsa o vaatler unutulur gider. Eğer seçim kaybedilirse, “Size asfalt mı, size kadro mu, nah size” diye sevimli (!) hakaretler arka-arkaya gelmeye başlar.

AKP ve Erdoğan bu yerel ara seçimlerinde her türlü devlet-tarikat-cemaat-bölücü güçlerini kullandılar. Fakat Ağrı’yı ve Yalova’yı kaybettiler.
Seçimleri kazanınca “Balkona” çıkan Erdoğan, sinirinden evinin bodrumuna iki gün saklandı. Ne bir ses, ne de bir nefes…

Erdoğan, Soma’da Türk Milletinin bir evladına attığı tokadın karşılığını
10 Ağustos’ta yine Türk Milletinden yiyecek. Dünya tarihinde seçimle gelen hiçbir Başbakan kendi insanına tokat atmamıştır.
Gelmiş geçmiş tüm diktatörler bile herkesin gözü önünde kendi insanına tokat atmaktan korkmuşlardır.
Erdoğan’ın kendi insanına attığı tokat, onun sonunu getiren demokratik bir sille olarak kendisine dönecektir.

Erdoğan’ın yenilgisinin bir sebebi de, partisinin teşkilat işlerini daha dün kendisine küfreden, onu hırsız ilan eden bir dönmeye bırakmasıdır.
Bu soylu çocuk, Erdoğan’ın ablası ve dış ülkelerdeki ekonomik yatırım (!) danışmanı Çiller’in, Erdoğan’a hediyesidir. Kuruluşundan beri AKP’ ye çalışan kadrolar “kirli mendil” gibi kenara itilmiş, parti “Harun olmaktan vazgeçip, Karun olmaya karar veren ve giydiği donun faturasını bile partiye ödeten birilerine verilmiştir.”
Bu hep böyle olmuştur. Kısa zamanda çok zenginleşen Genel Başkanlar kendi adamlarını beğenmemeye, dışardan gelenlerle “A Takımı” benzeri ekipler kurmaya başlarlar. Bu, onların sonlarının yaklaştığının en önemli işaretlerindendir.

Bu arada Tansu Çiller de safını belli etmiş, taşlar yerine oturmuştur.
Hır’ lı hır’ lının yanına, hır’sız da hır’sızın yanına gitmiştir.

Değerli Okurlar;
Umuyorum ki yaşadığımız 12 senelik AKP İktidarı, bizlere oy’ un önemini iyice anlatmıştır.
Eğer oyunuzu yanlış kullanırsak, o kılıç bizi kesmekten hiç çekinmez.
Hiç olmazsa bundan böyle, ölçerek-biçerek-tartarak- önünü arkasını düşünerek- çocuklarımızın geleceklerini göz önünde tutarak oy kullanmayı becerebiliriz.
İlk sınavımız 10 Ağustos’ta yapılacak.
Ya 10 Ağustos’ta Türkiye Cumhuriyetine ve Türk Tarihine yakışacak bir devlet adamını seçeceğiz, ya da şimdiden vatandaşını tokatlayan, tekmeleyen vücut ve ruh sağlığı bozuk birini seçip hem bizim, hem de gelecek nesillerimizin hayatlarını karartacağız.

Allah rızası için, işyerimize alacağımız bir şoför için gösterdiğimiz hassasiyeti, ülkemizin direksiyonunu teslim edeceğimiz biri için de gösterelim.
Oy’ un gücünü ve önemini lütfen herkese anlatalım…

Sağlık ve başarı dileklerimle 05 Haziran 2014
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “OY’ UN GÜCÜ

  1. OY’ UN GÜCÜ

  2. Keske yazdiklarinizi bilmesi gerekenler sizin gibi degerli insanlari okusalardi, hos bunlari bilenler de var oy verenler arasinda mutlaka ; ama onlarda duygusal!! (€€) nedenlerle oylarini satmaya devam ediyorlar…yinede siz yazmaya bizler okumaya devam kaleminize saglik

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s