SORUMLUSU SİZLERSİNİZ

Erdoğan, kökeni Arapça olan ve “Kim kötü niyetle kapı çalarsa, kapısı çalınır” anlamındaki sözü “eden bulur” olarak söyler. Söylemesine söyler de, kendisi aynısını yapmaktan asla vazgeçmez.

Eyy Esad, gittiğin yol, yol değildir. Bu yol çıkmaz sokaktır. Esad’a kendi anlayacağı şekilde sesleniyorum; Ya Beşar, men dakka dukka. Ey Beşar, eden bulur” der, ama kendisi başkasının kapısını çalmaktan, iç işlerine karışmaktan da geri durmaz.

Esad, kendi ülkesinde, kendi savaşını yaparken, “Son Osmanlı Sultanı Teyyüp” Suriye’deki El-Kaide, El-Nusra, IŞİD militanlarına her türlü desteği vermeye devam ediyordu. “Yardım Malzemesi” taşıdığı söylenen TIR’ ların ne taşıdığını bugün yabancı basından öğrenmekteyiz.

Libya’ nın yeraltı zenginliklerine el koymak amacıyla emperyalist devletlerin tetikçiliğine soyunmayı “Aktif Dış Politika” olarak sunan Erdoğan, Libya’ daki şimdiki IŞİD militanlarına bavulla para gönderdi.
Ali Babacan, bunlara verilen 100 Milyon Doların ağırlığının, 1100 kilo olduğunu, 10 Milyon Dolarının uçakla gönderildiğini, 90 Milyon Doların 3 dilimde
Türkiye’ de teslim edildiği açıklaması bu iddiayı doğrulamıyor mu?

Mısır’da, gerek Mursi’ nin iktidara gelişinde, gerekse Mursi ’nin darbe ile indirilmesi sırasında, İslam’a terörü bulaştıran Müslüman Kardeşler Örgütüne, Erdoğan’ın verdiği destekleri dünyada bilmeyen devlet kaldı mı?

Kuzey Irak’ta Barzani denen eşkıya başı ile ticari-siyasi ilişkiler kurup, Merkezi Irak Hükümetini karşına almak, bir ülkenin iç işlerine karışmak değil de nedir?

Irak’ta IŞİD militanları tarafından oluk-oluk Türkmen kanı akıtılırken, Barzani Peşmergeleri bir Türkmen Kenti olan Kerkük’ e el koyarken, Erdoğan’ın ağzından bu olayı kınayan tek kelime duyan var mı?
Kafa kesen, kadın-çocuk demeden insanları öldüren, insanları kaçırıp fidye isteyen bu katil sürüsü için, Erdoğan’dan “Bunlar terör örgütü mensubu katillerdir” sözünü işittiniz mi?

Esas Türkiye’nin başını derde sokan ise;
Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun şimdi giremedikleri bu ülkelerle, daha birkaç sene evvel “Kardeş” olduklarını söyleyip, sonradan onları arkadan vurmalarıdır.
-Kaddafi’nin ne olduğunu Erdoğan-Davutoğlu çifti bilmiyorlar mıydı? Kaddafi’nin elinden aldığı “İnsan Hakları Ödülünü” Erdoğan’a zorla mı yoksa kandırarak mı kabul ettirdiler?
-Erdoğan’ın Hocası ve Lideri Erbakan, eskiden “Müslüman Kardeşler Örgütünün” Genel Sekreteri değil miydi? Kaddafi, Bedevi çadırında bu gerçeği Erbakan ve Abdullah Gül’ün suratlarına karşı söyleyip bunları azarlamadı mı?
-Erdoğan, Esad’ın babasının yolunda yürüyen bir diktatör olduğunu bilmeden mi onunla “Kardeş” oldu? Aynı denizde beraberce popolarını suya sokmayı yanlışlıkla mı yaptılar? Müşterek Bakanlar Kurulu toplantısı yapma fikri şaka mı idi? Onların Şengen’i varsa bizim de Şamgen’imiz var demedi mi?
-Erdoğan, defalarca Türkiye’nin kırmızı çizgilerinden en önemlisi Irak’ ın toprak bütünlüğüdür, demedi mi? Kuzey Irak’ta “Onur Konuğu Barzani” önderliğinde bir Kürt Devletinin ve Suriye’de Kürt Devleti kurulması için en büyük desteği Erdoğan-Davutoğlu çiftinin politikaları vermedi mi?
Erdoğan tüm bunları kandırıldığı için mi yaptı? Kim aldattı Erdoğan’ ı?
-Erdoğan’ a güvenip bu ülkelerde yatırım yapan, iş kuran binlerce iş adamının batmalarının, aileleriyle birlikte hayatlarının kararmasının sorumlusu kim? Kılıçdaroğlu mu, Bahçeli mi, Bagatalı Teyyüp mi?

Türkiye’yi yönetmeye kalkanların, bilgi-tecrübe- pozitif ilimlere saygı-çağdaşlık gibi vasıfların yanında Anadolu toprağını-Türk Milletini de iyi tanımaları şarttır. Bu özelliklere sahipseniz, hem sizin hem de ülkenizin başı ağrımaz. Ama bunlara sahip değilseniz, üstüne “ne oldum delisi” gibi her şeyi ben bilirim havasına girdi iseniz, hem sizin hem de ülkenizin başı fena halde dertte demektir.

-Maymun bile şeftali yerken önce çekirdeğini çıkarıp çıkaramayacağını ölçermiş!
-Akşamdan yediği hurmayı fazla kaçıran Arap sabahleyin tırmalanacağını bilirmiş!
-Atalarımız, niçin “Büyük lokma yut, büyük laf söyleme” demişler?
-Atalarımız, niçin “Çalma kapımı, çalarlar kapını” demişler?

İş bilmeyen-tarih cahili-verdiği sözde durmayan- insanlara yalan söylemeyi- insanları aldatmayı marifet sanan sadaka hırsızları, ülkemizin başını öyle bir derde soktular ki, öyle böyle değil!
Önümüzdeki günler çok daha zor geçecek, herkesin canı çok yanacak.

Bunların sorumluları kim? Bu ülkeyi yönetenler değil mi? Peki bunlarda en ufak bir pişmanlık, en ufak bir utanma emaresi görebiliyor musunuz? Göremezsiniz!

Delikanlı babasına seslenmiş; “Baba eve giren hırsızı yakaladım”,
Baba; “Getir oğlum”, Delikanlı; “Gelmiyor baba.”
Baba; “Bırak gitsin, oğlum”, Delikanlı; “Gitmiyor, baba!”
Baba; Anladım oğlum, o garanti badem takımındandır, kanımızı emip kurutmadan gitmeyecek, bekle ben geliyorum, ben onların dilinden iyi anlarım…”

Aman istikrar bozulmasın, biz para kazanmaya devam edelim diye AKP’ ye oy veren iş âlemi, sözüm sizedir.
Alın şimdi o istikrarı, IŞİD’ in-PKK’ nın karşısında sizleri korusun.
Kimse kızmasın; Her millet müstahak olduğu kişilerce yönetilir.
Haydi, Ya Allah Bismillah, İslam Devletiniz geliyor, kucağında Kürdistan’ıyla beraber…

Sağlık ve başarı dileklerimle 16 Haziran 2014
Rifat Serdaroğlu

One thought on “SORUMLUSU SİZLERSİNİZ

  1. SORUMLUSU SİZLERSİNİZ

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s