AÇLIĞA MAHKÛM EDİLMEK

Üzerinde yaşadığımız yerküre daha fazla insanı besleme-yaşatma gücüne sahip değildir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl 10 milyon insan açlıktan ölüyor! Maalesef bunun 6 milyonu ise 5 yaşın altındaki çocuklar!
840 milyon kişi yetersiz beslenerek, hastalık ve ölümün hazır müşterileri konumuna düşüyorlar. Dünyada 1 milyar insan temiz bir bardak suya hasret.

Dünyanın en hassas bölgesinde bulunan bizim gibi devletleri yöneten siyaset adamlarının iki konuda çok donanımlı ve hazırlıklı olmaları gerekir.
-Ülke insanlarını kendi olanaklarıyla doyurabilmek,
-Ülke Savunması için gerekli yatırımları zamanında ve eksiksiz yapabilmek.

Dünyada açlık baş gösterdiğinde, doğal olarak her devlet kendi insanını koruyacaktır. Açlık başlarsa, dışardan yiyecek bulmak mümkün değildir, bunun bedeli de yoktur.
Aynı şey, ülke bir savaş ile karşı karşıya kaldığında, “Bana birkaç gün izin verin, helikopter, savaş uçağı, tank alayım” diyemezsiniz. Bu iki konuda önceden hazırlık yapmazsanız, insanınızı ölüme terk edersiniz…

AKP Hükümeti-Erdoğan ve Tarım Bakanı, dış dayatmaya boyun eğerek ülke tarımını yok edecek yasal ve idari tedbirleri bilerek aldıkları için mutlaka
YÜCE DİVAN’ da yargılanmalıdırlar.
Bakın bunlar, 12 senede Türk Tarımını ne hale getirdiler;

-Yunanistan’ın tüm yüzölçümünün yaklaşık iki katı büyüklüğünde tarım arazisi olan Türkiye, Yunanistan’dan PAMUK ithal ediyor.
-Lüksemburg’un yüzölçümünün 95 katı büyüklüğünde tarım arazisi olan Türkiye, Lüksemburg’ tan buğday ithal ediyor.
-Türkiye 12 senede, Amerika’dan Pamuk, Rusya’dan buğday, Fransa’dan Arpa, Mısır’dan Pirinç, Ukrayna’dan Mısır, Sri-Lanka’dan Çay, İtalya’dan Bakla, Çin’den Sarımsak, Panama’dan Muz, Meksika’dan Nohut, Kanada’dan Mercimek ithal eden bir ülke durumuna geldi.
-Türkiye, 126 ülkeden 133 çeşit, meyve ve sebze ithal eden bir ülke oldu.
-Türkiye, taze soğan ve kuru soğan ithal ediyor.
-Türkiye, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü yayınladığı genelge ile SAP ve SAMAN ithal edebileceğimiz 67 ülkeyi belirledi.

Erdoğan 2004 yılında İsrail’ li yetkililerle “TOHUM” konusunda bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşma uyarınca 2006 yılında “Tohumculuk Kanunu” mecliste
AKP oylarıyla kabul edildi.
Türk Tarımının kafasını kopartan, ülkenin geleceğini karartan, ülkeyi açlığa mahkûm eden bu kanundur.

Amerika, Irak’ı işgal ettiğinde, öncelikle iki yere saldırdı.
İlk olarak Irak’ın binlerce yıllık birikimle yetiştirdiği ve muhafaza ettiği
“Tohum Bankasını” soydular.
İkinci olarak da, İnsanlığın en eski yazılı kitaplarının bulunduğu kütüphaneleri soydular. Tüm kitapları ve tohumları alıp götürdüler.

Norveç Kutup Bölgesinde, Grönland Adasının doğusundaki Svalbard Adasında buzulların altında inşa edilen depolarda dünyadaki tüm tohumların saklanabileceği bir depolar zinciri yapıldı.
Burada 3 milyon çeşit tohum biriktiriliyor. Bu depoların sahibi elbette ki başta Amerika olmak üzere, tüm emperyalist devletler. İleride olası bir nükleer savaş sonrası, yaşam ve beslenme tamamen bunların elinde olacak.

Geleneksel ve binlerce yıllık doğal gelişimin sonucu elde edilen tohumları toplayan devletler, Türkiye gibi ülkelere “Hibrit Tohum” denen, kendisinden tohum üretilemeyen ve her sene satın almak zorunda olduğunuz, genetik yapısı ile oynanmış tohumları dayatıyorlar. Yasal olarak hem bunların ürettiği Hibrit Tohumları kullanacağız, hem de her sene bunlara para vermeye devam edeceğiz. İşte AKP-Erdoğan-Tarım Bakanının YÜCE DİVAN’DA yargılanmalarını gerektiren kanun budur…

AKP ve Erdoğan, Türk Tarımına bilerek vurdukları darbelerle, Türk Çiftçi ve Köylüsünden esirgedikleri destekleri, yabancı ülkelerin çiftçilerine seve-seve vermekteler.

AKP Hükümeti ve Erdoğan demokratik yollarla iktidardan indirilip, yargılanmadıktan sonra Türk Tarımının kurtulması imkânsızdır.

Şimdi, Cumhurbaşkanı Adayı Erdoğan, açlığa mahkûm ettiği Türk Çiftçisi ve Türk Köylüsünden oy isteyecek. Verirler mi dersiniz?
Çektikleri çile az geldiyse, icra takibinden köy kahvesine çıkamamak hoşlarına gittiyse (Her 5 köylüden 3’ü icralık), ürettiğini sattığı halde borcun sürekli artması iyi ise, Erdoğan’a oy vermeye devam etsinler.

Verin Şaban’a gitmez yabana. Bugün verdikleriniz size açlık-baskı-yolsuzluk olarak geri dönecektir.

Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Haziran 2014
Rifat Serdaroğlu

5 thoughts on “AÇLIĞA MAHKÛM EDİLMEK

  1. AÇLIĞA MAHKÛM EDİLMEK

  2. Rıfat Agabey – settingleri mi değiştirdin? Türkçe karakterler dünden beri gelmemeye başladı…

    Sent from my iPad

  3. Rıfat bey, her yazınız gerçekleri insanların suratına çarpıyor. Tabii suratına çarpılan duyarsızlar, bu gerçekleri bile bile cinayetlerine devam ediyorlar. Adeta görevlendirilmiş yok ediciler. Tıpkı bir ülkeyi zaptetmiş düşman askerleri gibiler. Nasıl İŞİD örgütüne mensup caniler, zaptettikleri yerlerdeki zavallı insanların ciğerlerini söküp, kanlarını içiyorlar sa bunlar da bu işi medeniyet, özgürlük, cumhuriyetle hesaplaşma kılıfı altında halkı uyutarak yapıyorlar. Tarlalar yok ediliyor, İsrail gibi denizden taşıma suyla çok küçük tarım alanlarında üretim yapılan ülkelerden bu ülke bir seferlik kullanıma has tohumluk almaya mahkum ediliyor. O tohumların genleri ile oynandığı için Türk insan ırkının ilerde ne olacağı da meçhul. Tüm bunlara dur demenin zamanı geldi de geçiyor. Ben 70 yaşındayım, bu dünya doğa güzeli ülkemdeki gelecek beni korkutuyor. Ben kendi hayat süremin sonuna geldiğimin bilincindeyim. Ancak gelecek nesillerin bu gidişle sonunu görmek bir kehanet değil. UYANIN, UYANIN, UYANIN EY MİLLET…

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s