NEREYE GİDİYON BİZİM OĞLAN

Pazar günü gittiğim Kiraz İlçesindeki bir köy düğününde, herkesin itibar ettiği
92 yaşındaki Emine Ana’nın, tanışmak istediğini söylediler. Emine Ana, yılların tecrübesiyle doğru bildiğini yüksek sesle söyleyen biri.
Hani derler ya “Hökümet gibi kadın” diye, işte tam da öyle.
Geçmişte bir ameliyat için kendisine yardımımız dokunmuş. Hem teşekkür etmek hem de “Bizim Oğlan” dediği Tayyip’e yazdığı mektubu ona ulaştırmam için yanıma gelmişti. Bol-bol dertleştik. Mektubun tamamını yazmam mümkün değil. Çünkü öyle beddualar var ki, benim burada yazmama hukuk izin vermiyor. Bu yüzden kısaltarak yazıp, sonra da bir kısım değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Haydi, Ya Allah, Bismillah… (Kulakların çınlasın Tayyip)

“Eyidik be bizim oğlan, bizi cıscıbıl bırakıp da nereye gidiyon? 12 sene rüzgâr gibi geçti getti değel mi?
Gerçi sana ve ailene çok bereketli geldi geçti, biriniz bin değel, milyon oldu emme, seninle geçen 12 yıl bizi yani milleti deldi de geçti be Skoda bacaklım.
Allah seni inandırsın eleğe döndük eleğe. Hâlbuki ne ümitlerle sana oy virdiydik!
Güya her şey çok iyi olaca dı, bizim elimiz bollaşacak, ürünümüz para edecek, haysiyetimizle yaşayıp bu dünyadan göçüp gidecedik.
Yaşarken irezil ettin bizi be Tayyip. Bu yaşa kadar icra memuru nedir bilmezdik, sayende onu da tanıdık. Köye “Sarı Taksi” geldiğinde herkes, avcı görmüş tavşan gibi dört bi yana kaçar oldu. Köyün başı dik adamları, kaveye çıkamaz hale geldi. Kukumav kuşu gibi evde oturup dururla.
Len oğlum ne ettin sen köylü kısmısına be? İnsancıklar yine çalışıyorla, ekiyola-biçiyola mahsülü satıyola, el-elde, baş başta borç olduğu gibi duruyo! Faizi de cabası. Bankaların hepsi gavırların mı olmuş ne, eyice insafsız olmuşla. Geçenlerde bizim Hüseyin’in karısını, malını bildirmemiş diye, alıp kasabadaki dam’a koydular. Tüm köylü bir araya gelip, Hüseyin’in karısı adına aldığı banka kredisini denkledikte, Havva karısını damdan 6 gün sonra çıkarabildik.
Allah sana tependen baksın bizim oğlan. Sen, bebelerin, hısımların yidikçe şiştiniz, nerdeyse patlıcanız. Biz gari küçüle- küçüle iyice un-ufak olduk.
Allahıma bu yaşta yalvarıyom; Tez vakitte seni de bizim halimize düşürsün. Nasibin kurusun, kara kalpli oğlan…”

Emine Ana ve Türk Köylüsü-İşçisi-çiftçisi-çalışanı- emeklisi-esnafı niçin bu hale düştü biliyor musunuz?
*Erdoğan’ı çok seven, Gül’ün ayağına kadar gidip “aman siyasete devam edin” diyen TÜSİAD bir rapor yayınladı. Raporun adı; “Bireysel Gelir Dağılımın Eşitsizlikleri.”
Bu raporu okuyunca, milletin niçin fakirleştiğini, TÜSİAD Aslanlarının AKP ve Erdoğan’ın önünde niçin iki büklüm olduklarını net olarak anlıyorsunuz.
AKP ve Erdoğan’ın ikinci dönemi “Ustalık Dönemi” sayılan 2007- 2011 yılları arasında uyguladığı tüm ekonomik politikaların “PARA BARONLARINA” yaradığı görülüyor.
Bu dönemde faiz geliri elde edenlerin gelirleri YÜZDE 45,6 oranında arttı.
-Tarımla uğraşanların sadece %8,5 (para baronlarının yaklaşık altıda biri kadar.)
-Maaş-ücret gelirlerinin sadece %3,7(para baronlarının yaklaşık onbir’de biri.)
-Emekli gelirlerinin sadece %1,6(para baronlarının yaklaşık otuz da biri kadar.)
-Girişimci-Yatırımcı-Sanayici gelirlerinin sadece % 4,8(para baronlarının yaklaşık dokuzda biri kadar.)
Şimdi anladınız mı, devletin kaynaklarının musluğu kimlerin cebine akıyor?
İşte Tayyip Erdoğan’ın gerçek yüzü budur. Yerden yere vurduğu “FAİZ LOBİSİ” ile Tayyip, kucak-kucağadır.

Toprak Mahsulleri Ofisi, bu sene buğday satın almayacağını açıkladı ve çiftçiyi-köylüyü tüccarın kucağına bırakıverdi. Tüccar da buğdayın kilo fiyatını 65 kuruşa kadar düşürdü. Ama aynı Toprak Mahsulleri Ofisi “Buğday İthal Etme” izni aldı!
Yani, Türk Milletinin parasını, Türk Köylüsüne değil yabancı milletlerin köylüsüne verecek.

Peki, nasıl oluyor da bu adam bu kadar oy alıyor?
-Tayyip, canından vazgeçer, oy kaydırmaya açık olduğu dünya tarafından kabul edilen SEÇSİS seçim sisteminden asla vazgeçmez. Önce, çoğu Tayyib’in olan, diğerleri de diz çöktürülmüş olan televizyon ve gazetelerle milletin kafası ütülenir. Onlara propaganda ile gerçekler çarpıtılarak gösterilir.
Herkes borçlandırılır ve “Aman ha, Tayyip giderse bankalar kıçımızdaki dona kadar alırlar” fikri zavallı kafalara yerleştirilir. Sonra devreye, satılmış anket firmaları girerler. AKP’nin oyu %50 civarında diye peşpeşe anketler yayınlanıp, “Aman ben yalnız kalmayayım” diye millet sonuca alıştırılır.
En ufak bir itiraz ve toplumsal gösteri, acımasızca bastırılır. Gerekiyorsa, insanlar öldürülür, gençlerin gözü çıkarılır, binlerce insan gözaltına alınır, polis dayağından geçirilir ve toplum korkutulur, sindirilir.

En sonunda Tayyib’e ne kadar oy lazımsa, SEÇSİS ve UYAP devreye girer.
YSK zaten emre amadedir. Bir iki “tık” ile istenen sonuç elde edilmiş olur.
İstanbul kadar seçmeni olmayan Yunanistan’da seçim sonuçları iki günde alınırken, bizde 50 Milyon seçmen, 40 Bin köy, 80 Bin Mezra, 81 Şehir,
900’ den fazla ilçede sonuçlar iki saat içinde ilan edilir.
Başta Muhalefet Partileri olmak üzere herkes sonuca razı olur?

Bu yazdıklarımın tamamı çok yakında tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak.
İşte o zaman Türk Milletinin sabrı taşınca neler olabileceğini herkes görecek.
Allah kimsenin sonunu Kaddafi ve Saddam’a benzetmesin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 08 Temmuz 2014
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “NEREYE GİDİYON BİZİM OĞLAN

  1. NEREYE GİDİYON BİZİM OĞLAN

  2. Sen köyünde kalmışsın arkadaşım…Neyse orda kal, ülkenin tüm gelişmişliklerini görme sakın. Zaten göresin de yok sanırım. At gözlüğü takmışsın ve çıkartmamakta da direniyorsun. Kara kalpli oğlan dediğin tayyibin 11 senede yaptıklarını okuman lazım, görmediğin için bari okuda öğren, eğer okuma yazman da yoksa bari dinle. Internet i kullanabildiğine göre ordan da dinleyebilirsin. Yada cidden safsın, seni kandırıyorlar. Sırtını devlete dayayan zihniyet artık yok arkadaşım. Köylümüzde sırtını devlete dayamamalı !!!, espri niteliği taşıyan söylemlerle seni ciddi anlamda beynini hapsetmişler. Gözlerini aç artık, yıllarda devlet sizi sömürdü haberiniz bile olmadı, yıllarca devlet kendi borçlarını kapatmak için memuruda , vatandaşını da sömürdü, kimsenin ruhu duymadı, duyduysada napalım devlettir yapar dediniz. Devlet bana hizmet edeceğine ben devlete hizmet ettim. Artık zaman değişti, adam gibi ekeceksin, biçeceksin, standart lara uyacansın, kafana göre ekip biçersen, devlette senin ürettiğin kalitesiz ürünü almaz dışardan alır. Ülke ilk kez cumhuriyet kurulduktdan sonra bu kadar kısa zamanda çağ atladı. Neyse at gözlüklerinizi çıkartıp bir kez de çıplak gözle ve yorumsuz bakın 12 sene önceki türkiye ile şimdiki türkiye arasındaki farka…yaşın kaç bilmiyorum ama ben yaşadım o zamanları kıyaslayabiliyorum ama sen yaşamadıysan da kıyaslaman için elinde internet var, 1993 yılını iyi analiz et mesela. Bir de son bir bilgi lütfen haberleri haber portallarından takip et, FB den yada Twitter dan değil. ok?

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s