TAYYİP ERDOĞAN MEKTUBUN VAR

Değerli Potamyalı Delikanlı, bu aralar fazla telaştasın, geleni gideni görmüyorsun. Sana bir güzellik yapamadık, seçim kampanyana para da gönderemedik. Ama bizde kabahat yok, bizi bu hallere sen düşürdün.
Şair’ in dediği gibi cep delik cepken delik, kevgir gibi olduk be kardeşlik!
Hiç olmazsa sana gelen iki mektubu okuyayım dedim, belki bir faydamız olur!
Yazının başlığını “Tayyip Erdoğan, Mektubun var” diye bilerek koydum.
Yakında nasılsa, “Tayyip Erdoğan, Ziyaretçin var” diye yazacağım…

Haydi, Ya Allah Bismillah;
Birinci mektup, senin İmralı’daki yoldaşın Öcalan’dan geliyor. Yoldaşın dedim ama mektuptaki ifadelere bakarsan, adam sanki senin amirin veya komutanın gibi yüksek perdeden konuşuyor! Kafayı mı yedi nedir?
Öcalan der ki;
-Hükümet hala HES’ler, barajlar, kalekollar inşa ediyor. Ilısu ve Silvan Barajları aynen Hiroşima ve Nagazaki gibiler.(Bunlar tamamlanınca, PKK militanları nereye esrar ekecekler?)
Böyle arkadaşlık olur mu? Sen bizim ekmeğimizle oynuyorsun, ey hükümet!
-Bizim Selahattin’e verilecek her oy, çözüm ve müzakere sürecinin devam etmesi açısından çok önemlidir. Yerel seçimlerde, özellikle İstanbul ve batıda senin partine oy veren adamlarım bu defa Selahattin’e verecekler. İlk turda ne kadar çok oy alırsak, ikinci tur için pazarlığımız o kadar çetin olur.
-Hayırlısıyla, artık dışarda görüşmenin zamanı geldi, değil?

İkinci mektup, KCK denen katiller sürüsünün eşbaşkanı Cemil Bayık’tandır. Cemil der ki;
“Kürt olduğu bilinen ve açıkça Kürt olduğunu söyleyen bir adayın olması Türkiye’deki zihniyet değişikliğinde de olumlu rol oynayacaktır.
Selahattin Demirtaş’a verilen her oy;
Tek Millet-Tek Devlet- Tek Vatan ve Tek Bayrağa ret oyu olacaktır!”

Haydaaa, duydun mu Potamyalı! Aynen al bir kaya nerene dayarsan daya, der gibi yahu! Yahu tam da seçim öncesi bu yapılır mı?
Bunlar anlaşmaya böyle mi uyarlar?
Tam da sen her yerde yalandan, tek-tek-tek-tek-tek diye tutturmuşken bu ne demek oluyor şimdi?
Tek Millet olmasın, Kürt Milleti de olsun!
Tek Devlet olmasın, Kürt Devleti de olsun!
Tek Vatan olmasın, Kürdistan da olsun!
Tek Bayrak olmasın, PKK bayrağı da olsun!

Bak Potamyalı, benden söylemesi. Senin işin çok zora girdi!
Kürtçü-Bölücülerin oyunu alacağım diye, Karadeniz’de-Orta Anadolu’da- Ege’de-Marmara’da-Akdeniz’de altın öyle bir açılacak ki, sen de şaşıracaksın!

Hem sonra değer mi be Potamyalı!
Bak artık her şeyin var. Eskisi gibi evinin kirasını partin ödemiyor. Villalar dizi-dizi maşallah! Para desen, evvelallah her çeşidinden odalar dolusu var!
Mal-mülk- ortaklıklar-medya grupları-vakıflar-hanlar-hamamlar tomarla!
Tapularını taşımak için artık hamal lazım!

Haram yaramıyor insana be Potamyalı!
Bak, Özal’ın çocukları ne hale geldiler. Babaları sağken, yabancı televizyon için 600 Milyon dolar veren çocuk, şimdi parasızlıktan Barzani’den iş dilenip komisyonculuk yapıyor. Sinirden her tarafı yara oldu!
Ya senden sonra, senin çocukların ne hale düşecekler hiç düşünmedin mi?
Vatanını seven Cumhuriyet Savcılarının elindeki yolsuzluk dosyalarının sayısı 100 numarayı geçti.

Gel tövbe et, Türk Milletinden özür dile, git yargıya hesabını ver.
Dünyada hiçbir “Tek Adam” yönetimine özenen dikta heveslisinin sonu iyi olmamıştır be Potamyalı!
Allah kimsenin sonunu bunlara benzetmesin, âmin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 08 Ağustos 2014
Rifat Serdaroğlu

3 thoughts on “TAYYİP ERDOĞAN MEKTUBUN VAR

  1. TAYYİP ERDOĞAN MEKTUBUN VAR

  2. Simdiye kadar hemen hemen kimse, bir bolucu, kan dokucu teror orgutu elemaninin nasil olupda Turkiye Cumhuriyeti Cumhurbaskanligina aday oldugunu ve bunu da mahalle kahvesi duzeyinde dahi dusunce yetenegi olmayan meclisin kabul etmesini sorgulamiyor! Yazik!

  3. vaktiyle bir kamu kuruluşunda şube müdürüyüm, hanım ev hanım, tek maaşla geçinmeye çalışıyorum. Allahtan lojmanda oturuyoruz. Bir kızım, bir oğlum var. Bir gün evde borçlarımı hesaplıyorum, maaş yetmiyor, ertesi ay kimden borç alacağımı planlıyorum. Derken oğlum yanıma geldi, Baba falancanın babası şef, arabaları var, filanca memur, onun da arabası var, sen bizi müdürüm diye kandırmıyorsun değil mi? diye sordu. ben de bak oğlum ben tek maaşla ancak sizi okutmaya çalışıyorum, gücüm bu, eğer bir gün araba alırsam beni hemen ihbar et, bil ki rüşvet yedim, demiştim. Arkadan daha üst görevlerde de bulundum, şimdi emekliyim, halen arabam yok. Oğlum şimdi yüksek okul mezunu, çalışıyor, parası yetmediği için evlenmeyi göze alamıyor, bana şimdi hak veriyor. Allahtan o da soyuna çekmiş, kızım da öyle namusuyla erdemiyle evlendi, karı koca çalışıyorlar, onlar da mutlu. Eminim, o bahsettiğiniz patonyalı, onca servete, korumaya rağmen uyku uyuyamıyor. Çünkü içinden bir yerleri rahatsız. Belki de bu belaya nerden bulaştım diye düşünüyordur. Kim bilir?

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s