ZİYARETÇİLER-VISITORS

Bilmem hatırlar mısınız, “Ziyaretçiler-Visitors” adlı bir sinema filmi oynamıştı. Daha sonra dizisi de yapılmıştı. Kötü niyetli uzaylılar dünyayı işgal etmeye karar verirler ve insan kılığına girerek kendi emirlerine uyacak insanları kullanarak amaçlarına ulaşmak isterler.

Türkiye’ye baktığımda, şimdi aynı filmi yeniden izler gibi oluyorum.
Türk kelimesinden nefret edip, Türk Milleti diyemeyen, gerçek demokrasiden nasibini almamış bir grup ucube insan, ortaçağ karanlığından fırlamışlar, yanlarına ne kadar çalma-çırpma heveslisi tarikat-cemaat artıkları varsa almışlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerine çöreklenmişler ve Türk Milletinin kanını emiyorlar…

Cumhuriyetin tüm değerlerini yıktılar, eserlerini sattılar, ülkeyi boğazına kadar borca soktular, ülkenin yarısını “sadaka kültürüne” alıştırıp, insanların fakirliğini kullanarak tutsak ettiler, Türkiye’nin yönünü karanlığa-cehalete- diktaya çevirdiler. Her türlü arsızlığı-yüzsüzlüğü ele alıp, hırsızlık parasıyla medya grupları oluşturdular.
Diğer medya gruplarını da, vergi denetimi ve polis korkusuyla susturdular. Doğruları topluma anlatmaya gayret eden köşe yazarlarını işten attırdılar.
Tüm bu yoğun propaganda ve baskılar ile Türk Milletini “Beyin Felci” hastası yaptılar, uyuşturup tepkisiz bir toplum haline getirdiler.

Milli duyarlılık gösteren az sayıdaki Sivil Toplum Örgütünü ve meslek kuruluşları temsilcilerini cop-biber gazı-tazyikli su ile gözaltılar ile sindirdiler.

Türk Milleti öylesine sindirildi, öylesine korkutuldu ki;
-Cumhurbaşkanı bilerek ve defalarca Anayasa İhlal suçu işliyor, bir tek Hukuk Fakültesinden ses çıkmıyor!
-Türk Milli Eğitiminden “Milli” vasfını kaldırdılar, çağdaş eğitimi tam bir “ortaçağ eğitimine” çevirdiler, 9-10 yaşındaki çocukları “Özgürlük” bahanesine sığınıp türbana soktular, Eğitim Fakültelerinden ne bir ses, ne de bir tepki görülmedi!
-Sağlık sistemi tıkanma noktasına geldi, göz boyayıp halkı kandırarak sağlık harcamalarının bütçeyi yıkma noktasına getirdiler, sağlık çalışanlarını köleleştirdiler, Tıp Fakültelerinden ne bir tepki ne de bir bildiri gelmedi!
-Türk Bayrağı taşımak, Ne Mutlu Türküm Diyene, demek suç haline geldi. Kimseden tık yok!
-Çocuklarımızın okuyacağı okullar yakılıyor-yıkılıyor, kimse ne yapıyorsunuz, diyemiyor!
-Atatürk Heykelleri yakılıyor, taşlanıyor, Vali-Kaymakam-Jandarma Komutanları, trene bakar gibi seyrediyorlar.
-PKK artık iyice azıttı, HDP’li Milletvekili Türk Askerini taşlıyor, bırakın özür dilemeyi tehdit etmeye devam ediyor, Türk Milleti seyrediyor!
-Türkiye, Erdoğan-Davutoğlu ikilisi sayesinde, Ortadoğu’da çok kanlı bir savaşa itiliyor, Türk Milleti yine seyrediyor!

Değerli Okurlar;
Bu yazılanlar doğru ve gerçek tespitlerdir.
Şimdi sizlere bir soru sormak istiyorum;
Türkiye, son bir haftadır tarihinin en zor günlerini yaşıyor, Türk Vatanı insanlığın en büyük felaketi olan savaş tehlikesiyle karşı karşıya…
Soru şu;
Sizler son bir haftada Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’den Türk Milletini rahatlatacak, derdine ilaç olacak bir söylem, bir eylem duydunuz mu?
Allah aşkına söyler misiniz, muhalefet partileri Türk Milletine bugün lazım değilse ne zaman lazım olacak?

İşte bizim en büyük problemimiz budur. Türk Milletinin duygularını yansıtacak, sesi olacak, onun haklarını koruyacak, gerektiğinde Türkiye’yi yerinden oynatacak, devlet-millet-vatan ve insanlık düşmanlarının başına gök kubbeyi yıkacak bir partimiz yok. Maalesef yok…

Kurulamaz mı? Bir haftada kurulur ve iki ay içinde iktidar alternatifi olur. Türkiye’nin her tarafını defalarca gezen, Türk Milletinin hassasiyetlerini iyi bilen biri olarak bunu söylüyorum.
Elbette ki bu siyasi mücadelenin gerekli araçlarının oluşturulması gerek.
Bunun için çeşitli temaslar yapmaya devam ediyorum.
İnsanın kişisel bir beklentisi olmayınca, mevzubahis olan Türk Vatanı ise muhatapları ile her şeyi açık-açık konuşabiliyor.
Türkiye’nin tamamını kucaklayacak, yeniden hukuk devleti ve çağdaşlık düzeyi rotasına sokabilecek, yeniden imar-inşa zenginlik-iş-aş kapısını açacak, Türkiye’yi komşuları ile barıştırabilecek kalitedeki kişilerle konuşuyorum.
Başarabilirsem elbette ki tüm kamuoyu ile paylaşacağız. Başarılı olamazsam, kimlerin görevden kaçtığını, kimlerin hala hırslarının esiri olduğunu, kimlerin korktuğunu sizlere anlatacağım.

Tekrar söylüyorum;
Siyasette mucize yoktur. Siyasette başarının tek unsuru millettir.
Yani çare sizsiniz. Siz, size dayatılan beyin felcini yırtarsanız, siz kendi gücünüzün farkında olursanız, siz demokrasiye sahip çıkarsanız,
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır…

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Eylül 2014
Rifat Serdaroğlu

6 thoughts on “ZİYARETÇİLER-VISITORS

  1. ZİYARETÇİLER-VISITORS

  2. Sayın Serdaroğlu yüreğinize kaleminize sağlık bu gerçekleri dillendiren bir kaç kişiden birisiniz size ve sizin gibilere Allah sağlıklı uzun.ömürler versin sizinle tanışmayı çok isterim Saygılarımla Hürriyet SUSUZLU İZMİR

  3. Değerli Serdaroğlu, Bütün CHP milletvekillerine bu mesajınızı ya da bir benzerini yollayarak hemen harekete geçmenizi, özellikle çok çalışkan M. İnce ile işbirliğine gitmenizi tavsiye ediyorum. Partiniz kurulursa CHP den istifa edip partinize destek veririm. Başarılar diliyorum. yalçın Göğüş ygogus@metu.edu.tr

  4. Muhterem Serdaroglu,
    Yeni bir parti calismalariniza yazlari Bodrum’da, kislari Almanya’da yardimci olmaya hazirim.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s