HARİÇTEN BAKAN

Eski Türkiye’de (!) televizyonlardaki tartışma programlarını keyifle izlerdim. İzlerken hem öğrenir, hem bilgilenir, bazen de çok eğlenirdim.
Bademlerin yarattığı Yeni Türkiye’de (!) bu tarz programlar kalmadı.
Çünkü Sultanımız tartışma programlarına çıkmıyor!
Kendisi o kadar bilgili, o kadar uzman ki, siyasi rakiplerinin cehaleti ortaya çıksın ve mahcup olsunlar istemiyor! (Yerseniz!)
Bu yüzden, maaşlarını kendisinin verdiği gazetecilerin karşısına, önceden belirlenen sorular ile çıkıyor. İzlenme oranları sıfıra yakın olan bu kanallarda kendi kendine mastürbasyon yapıyor…

Onun Sadrazamı da aynı metodu takip ediyor.
Programın yapılacağı salon, kırmızı halılar ve çeşitli bayraklarla donatılıyor.
Kendisine “Taht” gibi bir koltuk, maaşlı gazeteci müsveddelerine ise birer iskemle veriliyor!
Sadrazam boy fakiri olduğu için, altına mutlaka bir-iki tane kıtık yastık konuyor ki, azameti artsın tosunumun!

Hele Bademlerin maaşlı gazetecileri var ki, onları vakit bulur da izleyebilirsem, ülkem adına kahroluyor, ama bunların haline çok gülüyorum.
Hatırlarsınız, senaryosunu Osman Seden’in yazdığı, Kartal Tibet’in yönettiği ve başrollerinde genç yaşlarında aramızdan ayrılan rahmetli Kemal Sunal ve rahmetli Yaman Okay’ın oynadığı “Deli Deli Küpeli” adlı bir film oynamıştı. Kemal Sunal ve Yaman Okay, akıl hastanesinden kaçıp bir ilçeye Kaymakam ve Jandarma Komutanı olan iki deliyi oynuyorlardı!
Bademlerin maaşlı gazetecileri aynen bu filmdeki gibiler.
İçlerinden biri var ki, mübarek sanki dışardan Bakan yapılmış gibi!
O çokbilmiş havalar, siyasetçilere akıl verir gibi pozlar, topluma nizam verme iddiaları o kadar komik oluyor ki, Kemal Sunal bunun yanında çırak kalır…

Sİ EN EN-KÜRT televizyonunun Kürtçüsever programcısı, sürekli eee-eee diyen Şirin kızımızın programında bu çömez şunları söyledi;
“Öcalan bu süreçte sorumluluk bilinci ile hareket ediyor. Türkiye artık Öcalan’ın konumunu tartışmalıdır. Şimdilik bu kadarını söylüyorum…”

Breh, breh, breh…
Emrin olur çömez badem, emrin olur da nesini tartışacağız bu bebek katilinin?
Öcalan Bağımsız Türk Yargısı tarafından yargılanmış ve ağırlaştırılmış ömür boyu hapse mahkûm edilmiş biridir. Türkiye’deki yargılamasının doğru yapılmadığını ispat için defalarca gittiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinden hep “Ret” yanıtı almıştır.
Nesini tartışacağız? Kendi bozduğu barışı sağlasın diye mi?
54 bin vatan evladının hayatını, gelecek nesillerimizin 400 Milyar Dolarını çaldın, “seni af edelim, daha çok öldür, daha çok çal” demek için mi tartışacağız?
PKK’nın nihai hedefi olan “Büyük Kürdistan’ın” tanınması için mi, Öcalan’ı tartışacağız?
Neyi tartışacağız a çömez badem, neyi tartışacağız, açıkça söylesene!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendi sınırları dâhilinde barışı sağlamak için bu yılana muhtaç mıdır?
Dünyanın tüm emperyalist devletlerine karşı onurla savaşmış Türk Milleti elbette ki kendi barışını kuracaktır. Hem de “Hukuk Devleti” ilkesine, insan haklarına bağlı kalarak ve demokrasi içinde bunu yapacaktır.

Türk Milletinin birliğini, Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü yıkmaya yönelik böyle bir teklifi yapan, çömez bademe önerim şudur;
Mademki, bir Bakan kadar yetkilisin, izin al, Kürtçü-Bölücü televizyoncularla birlikte git İmralı’ya Öcalan ile halvet olun. Memnun kalırsanız orada kalın, patronunuzu mutlu edin!
Nasılsa sen ve senin gibiler Türk Milleti için yok hükmündesiniz…
Allah aklımızı korusun!

Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Ekim 2014
Rifat Serdaroğlu

5 thoughts on “HARİÇTEN BAKAN

  1. İzleme oranları sıfır amma seçimi kazanma oranları daima % 50 nin üstünde. Sakın mastürbasyon yapanlar sizler olmayasınız. Tıpkı güney doğuda oy oranı % 2 yi geçmeyen ama çözüm süreci için fetva veren partiler gibi. Tıpkı her seçim maglubiyetini halkın cehaletine bağlayan ama kendileri 90 senedir hiç değişmeyenler gibi. Tıpkı tüm Türkiyede sadece 4394 ilkokul ve 341941 ilkokul öğrencisinin olduğu cumhuriyet dönemi ilk dönemlerinin, gereksinimi olan halkevlerini hala özleyen ve sadece İSMEK in bilgisayar, müzik, tiyatro, bale de dahil 120 branşta 1.5 milyon Istanbulluya diploma verdiğini, zamanımızda ilk orta ve liselerde 16 milyon öğrencinin okuduğunu bilmebiyen cahiller gibi. Tıpkı 1940 yılında kurulup THY ına uçak satamadığı için kapatılan fabrika ama suçu çok partili döneme atanlar gibi, tıpkı uluslararası ekonomi literatüründe ülkelerin borçları daima milli gelire oranlanırken ve devlet garantisi olmayan borçlar kamu yükümlülüğünde sayılmaz iken bu bakımdan, Türkiye Avrupa ortalamasının çok üstünde iyi performans gösterirken bilgi kirliliğinden medet umup felaket senaryosu yazan enteller gibi

    • Çözüm süreci masalının, bir bölünme süreci olduğunu görüp anladığınız zaman Türkiye kurtulacaktır..
      Ama üç kuruşluk çıkar ilişkileri böyle bir gerçeği görüp anlamanıza her zaman engel olacaktır..asla görmeyecek ve anlamayacaksınız..
      Bu toplum sizin gibilerini mütareke ve kurtuluş savaşı yıllarında da çok gördü..
      Ve onların akıbetlerini de gördük..!!

  2. HARİÇTEN BAKAN

  3. Dünyanin hangi Ülkesinde buna Afrika Kabileleri dahil en az 30 000 Vatandasini ve Askerini katleden hapiste ki bir cani ile bu kadar YÜZGÖZ olunuyor? Anayasa ve Yasalar yaptiriyor her türlü talimati Hükümete verebiliyor? Yetmiyor defalarca ayagina gidip yalvar yakar oluyorlar Nerede kaldi bu Ülkenin Onuru? Sizlerin Cocuklari SEHIT olmadigi icin mi bu kadar rahat siniz? 1000 Yillik Devlet deneyimi olan bir Ulusa yakisicak tavir mi bu? Hatirlarsaniz ilk yakalandigi gün Ucakta yalakaliga ve ötmeye baslamis di korkudan altina ediyor du…Simdi basimiza AKP sayesinde ASLAN kesildi Yazik..,Ülkem bu durumlara düsmemeliydi bundan cesaret alan ABD ve Avrupa ülkeleri simdi acikca görüstüklerini ve Silah yardimi yapilmasi gerektigini söylüyorlar Türkcesi:Yakinda bir IRAK bir SURIYE olmaya ADAYSINIZ Önce Topraginiz sonra Onurunuz kayip gidecek baska Ülkelere göc etmek zorunda kalacaksiniz O kadar KOZ olmasina ragmen bunu bir türlü Gol´ e ceviremiyen dolayli isbirlikci Muhalefete de yaziklar olsun her taraftan kusatilmisiz..Allah bize bir “Kurtarici” nasip etsin yoksa tamiri imkansiz dönemece giriyoruz.
    Saygilarimla

  4. İlk yorumcu Mehmet Tanberk çok bilgili(!) hayran kaldım. Şu 17-25 Aralık konusnu da bize öğretir umarım!..Yalaka ve yağcıbaşı olan bu yazının konusu kişi, gerçekten kendini muteber ve akıldane sanıyor! Misyonu ve görevi belli.Ne olursa olsun çanaka yalamaktır. Bunlara cevap vermeye bile değmez! Çünkü akılları başkasının denetiminde olan zavallılardır.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s