BIJİ BIJİ SEROK OBAMA

“Eğer Türkiye’de, Marksist-Leninist fikirleri savunup emperyalist devletlerin köpekliğine razı olan PKK Narko-Terör örgütünün, özerklik aldatmacasıyla ülkeyi bölme gayretleri AKP Hükümeti tarafından hak olarak görülüyor ve göz yumuluyorsa, Türkiye’nin Birliğine- Demokrasiye- Cumhuriyete- Hukuk Devletine- İnanç ve Teşebbüs Özgürlüğüne- Çağdaşlığa inanan herkesin, bu tuzağa karşı koyma hakkı vardır. Bu hak aynı zamanda bir vatan görevidir…”

Guam Adasında ABD istihbaratı tarafından yetiştirilen Peşmergeler, araçları ile resmigeçit yapar gibi Türk topraklarından zafer işaretiyle geçerlerken, bu ülkenin vatandaşı olan bazı gençler “Biji Serok Obama” diye bağırıyorlardı!
Zavallı gençler! Obama’nın şahsında Amerika’nın, İngiltere’nin kendilerini gerçekten sevdiklerini sanıyorlardı!

Hâlbuki bilebilseler, okusalar, sorsalar, öğrenseler hiç böyle bağırırlar mıydı?
Tarih boyunca Kürtlerin emperyalist devletler tarafından nasıl kullanıldığını, nasıl defalarca aldatıldığını, nasıl soykırıma tabi tutulup yüz binlercesinin katledilmesine çanak tuttuklarını bir bilseler, mutlaka utanırlardı…

Bilseler o İngiltere’nin Çin ticaretine sahip olabilmek uğruna, esrarı-uyuşturucuyu Çin’e sokup, genç nesillerin ölümüne sebep olduğunu!

Bilseler o Amerika’nın, ülkenin esas sahibi yerlilerine (Kızılderili), çiçek hastalığı mikrobu bulaştırılmış milyonlarca battaniyeyi YARDIM diye dağıtıp, 2 milyon Kızılderilinin ölümüne bilerek sebep olduğunu!

Köle ticaretini bunların başlattığını, zenginleşmek uğruna milyonlarca insanın yaşamlarını çaldıklarını!

Bir bilebilseler ki bunların Kürtlere olan ilgilerinin gerçek sebebinin, sömürmek istedikleri petrol-doğal gaz olduğunu!
Dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin % 65,4 ünün Ortadoğu’da olduğunu, Mısır-Cezayir-Libya- ve Tunus’u da (Arap Baharı diyerek bunların tamamına el kondu) eklersek bu oranın % 69,6 ya ulaştığını bir bilebilseler!
ABD ve İngiltere bu bölgede petrol olmasaydı, Kürtlerin yüzlerine bakar mıydı?
Avrupa’nın göbeğinde, Bosna-Hersek’te 250 bin insan soykırıma tabi tutulurken, çocuklar-kadınlar-siviller boğazlanırken bunlar seyretmediler mi? Niçin? Çünkü orada ki zavallıların petrolü-doğal gazı yoktu!

Tüm bu insanlık suçlarını işleyen emperyalist devletler pir-u pak tertemiz, Ordumuz savaştayken bizi arkadan vurup, çoluk çocuk- yaşlı genç-erkek kadın demeden yüzbinlerce insanımızı öldürenlere karşı koyduğumuz için Türkiye Cumhuriyeti sözde soykırımcı…

Bilmeyenler sadece “Biji Serok Obama” diyen gençler mi?
Bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamında oturan şahıs defalarca Türk Devletini asimilasyoncu, inkârcı, retçi, işkenceci ilan etmedi mi?
Maalesef o da kendi tarihini doğru olarak bilmiyor.
Yarım yamalak öğrendiği bilgisiyle, Kurtuluş Savaşımızda atalarımız düşmanla savaşırken “Mandacılar” denen satılmışların uydurdukları yalanlarla konuşuyor.

Değerli Okurlar;
Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en zor dönemini yaşıyor. İhanet devletin tepelerine kadar ulaşmış. Ya da ne kadar salak varsa, devletin önemli makamlarına getirilmişler. Gerçi ikisi de aynı şeydir.
Salak olan, bilmeyen bir zavallının ihanet etme oranı çok daha yüksektir.
Çünkü neyin ne olduğunu, attığı adımın, verdiği kararın ülkeyi nereye götüreceğini bilemez!

Buradan TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e bir çağrıda bulunmak istiyorum;
Hiçbir zaman sınırlamasına bakmadan, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma sürecinde ve Cumhuriyetin kurulmasından bu yana yaşanan olayların şu an devletin elinde bulunan “RESMİ BELGELERİNİN” açıklanması çağrısında bulunuyorum.
Ya bunlar açıklanacak Türk Milleti doğruları öğrenecek ve sular mecburen durulacak, ya da iş başa düşecek Türk Milleti ikinci bir Kurtuluş Savaşı gerçekleştirecek.

Sayın Cemil Çiçek;
Türk Milleti sizi uzun yıllar TBMM’ de görevlendirdi. Çeşitli Bakanlıklarda defalarca bulundunuz. Yetmedi, sizi TC Devletinin İKİNCİ ADAMI yaptı.
70 yaşına merdiven dayadınız. Bu yaştan sonra yanlışın- ihanetin parçası olmayacağınıza inanıyorum. Türk Milletinden başka kimseye bir borcunuz yok!
Önerim ve istirhamım şudur;
TBMM Başkanı olarak, emperyalist devletler tarafından Türkiye’nin başına bela edilen ve dönüp-dönüp suratımıza vurulan olaylarla ilgili çeşitli komisyonlar kurun ve gerçeği ortaya çıkaracak çalışmaları başlatın.

1915 Ermeni Olayları- Cumhuriyet boyunca Kürtçü-Bölücü Kalkışmalar-
Dersim Olayları-Doğu Güneydoğu’daki feodal yapı gerçeği
gibi komisyonlar kurun. Yalnız bu komisyonlar bildiğimiz “ipe un seren” komisyonlardan olmamalıdır. Her komisyon ülkemizin yetiştirdiği, tüm dünyada kendisini muhataplarına kabul ettirmiş saygın ve uzman tarihçilerimizden, siyasi partilerimizin vereceği uzmanlar ve siyasetçilerden oluşmalıdır.
Çalışmalar ilerledikçe, Türkiye’yi suçlayan devletlerin tarih uzmanları da ellerindeki arşiv bilgileri ile davet edilip, çalışmaya bunların da katılımları
sağlanmalıdır. Bu çalışmalar için gerekli tüm işlemler için yasal düzenleme yapılmalı ve tüm harcamaları TBMM tarafından karşılanmalıdır.
Bir saray taklidine 1,1 Milyar Dolar harcanmasına ses çıkarmayan TBMM, herhalde Türk Milleti için bu kadarcık bir fedakârlığa katlanır!

Bu çalışmayı yapmak zorundasınız, yapın ki;
Türk Milleti doğruları-gerçekleri öğrensin ve kafasındaki şüpheleri atsın.
Özür dileyeceksek dileyelim, hesap sorulacaksa da soralım!
Bu doğruları da İlkokuldan itibaren Türk Milletinin çocuklarına öğretelim.

Devletin KOZMİK ODALARINA cemaat entrika ile girebiliyorsa Türk Milletinin tek temsilcisi olan TBMM bu konuda hem yasal düzenleme yapar, hem de milletiyle paylaşır. Yani bu konuda hiçbir mazeret geçerli değildir.

Örneğin ben şu konuları çok merak ediyorum;
-1915 Ermeni Tehciri sırasında, hangi etnik kökenden kimler- hangi bölgede-hangi şehirde Ermenileri öldürüp, mallarına el koydular?
Ermeniler hangi yabancı ülkelerle işbirliği yaptılar?
Ermeni Çeteleri, Türk Askerine nerelerde saldırdılar, Asker-Sivil kaç insanımızı öldürdüler?
-1915 olaylarından sonra, kökeni Ermeni olduğu halde, kendisini Kürt veya Kürt Alevi’si diye tanıtan ve bugün Türkiye yönetiminde ve siyasette bulunanlar kimlerdir?
-Cumhuriyet döneminde yapılan silahlı isyanlar kimler tarafından planlandı? Hangi yabancı ülkelerle işbirliği yapıldı? Bu isyanların gerçek sebepleri nelerdir?
-Cumhuriyet dönemindeki isyanlarda başrolü oynayanların torunları bugün neredeler, ne yapıyorlar?
-PKK Narko-Terör örgütünün uyuşturucu ticaretini hangi devletler destekliyor?
-PKK Narko-Terör örgütünün, uyuşturucu- insan kaçakçılığı- organ kaçakçılığı- tetikçilik yaptığının belgeleri nelerdir?
-PKK, kendisine katılmak istemeyen kaç bin Kürt vatandaşımızı öldürüp, suçu TSK’ nın üstüne attı?
-PKK ve Hizbullah’ın Kürtçü kanadı birbirlerinden kaç bin insan öldürdüler, bu cinayetleri nasıl TSK’ nın üzerine attılar?
-PKK ve Hizbullah’ın dış destekleri hangi ülkelerdir?
-Bu örgütlerin milyarlarca dolar paraları, hangi ülkelerde bulunmaktadır?
-Öcalan ve PKK üst yöneticileri, kaç Kürt kızına “Yoğunlaştırma Evlerinde” tecavüz edip öldürtmüşlerdir?
-Barzani ve Talabani denen Kürtçü Liderlerin tahmini servetleri ne kadardır?
-Doğu ve Güneydoğu’daki Kürtçü-Bölücü Aşiretlerin servetleri ne kadardır? Bunların kaynakları nedir? Bunlar TC Devletine şimdiye kadar ne tutarda vergi vermişlerdir?
-Cumhuriyetten bu yana GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ ve EGE BÖLGESİNE yapılmış DEVLET YATIRIMLARININ kişi başına tutarı ne kadardır? Bu iki bölgede kişi başına devlete ödenen vergi miktarı ne kadardır?(Örnek; Soma ve Ermek İlçeleri ile Kızıltepe ve Cizre İlçeleri karşılaştırılabilir)
-İzmir’de yaşayan bir TC Vatandaşı olarak benim sahip olduğum fakat Cizre İlçemizde yaşayan bir Kürt kökenli vatandaşımızın sahip olamadığı haklar nelerdir?

Sayın Cemil Çiçek sizi yetiştiren, sizi Yozgat’tan alıp Türkiye Cumhuriyetinin Meclisinin başına getiren bu aziz millete borcunuzu ödeyin artık.
Çekinecek ne var ki?
Türk Milleti olarak geçmişimiz de, geleceğimiz de bizim değil mi?
Geçmişte yapılan yanlışlar varsa, kimden dileyeceksek Türk Milleti adına,
TBMM Kararıyla özür dileyelim.
Ya bu cennet vatanda gerçek kardeşler gibi el ele-gönül gönüle yaşayalım ve gelecek nesillerimize daha güzel bir Türkiye bırakalım, ya da kim nereye gidecekse cehennem olup gitsin.

Yalnız şunu herkes çok iyi bilsin ki;
Yer yarılıp çökmedikçe, gök kubbe başımıza yıkılmadıkça, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Büyük Atatürk’ün çizdiği Misak-ı Milli sınırları içinde sonsuza kadar yaşayacaktır…

Sağlık ve başarı dileklerimle 03 Kasım 2014
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “BIJİ BIJİ SEROK OBAMA

  1. BIJİ BIJİ SEROK OBAMA

  2. Cemil ÇİÇEK’ten bir şey bekleme NASIL AKPLİ OLUNUR

    Adamın biri, bakmış ki AKP’li olunca köşe kolay dönülüyor. O da AKP’li olmaya, kısa yoldan köşe dönmeye karar verir. Bunun için de uzun süredir ahbaplık ettiği bir AKP’liye, ‘Bana AKP’li olmanın yöntemini öğretir misin?’ diye sorar.

    AKP’li, olmazlanır: ‘Sen AKP’li değilsin, kafan da AKP’li gibi çalışmaz. Bu yüzden partinin ilkelerini kavraman mümkün değil.,’ der.

    Adam ısrar eder. AKP’li razı olur, ama bir koşulu vardır. ‘Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim’ der.

    Adam, ‘Kabul’ diye yanıtlar. ‘Sor bakalım!’

    AKP’li sorar: ‘İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki tertemiz çıkar. Hangisi yıkanır?’

    Adam, ‘Bundan kolay ne var?’ diye atılır. ‘Kirlenen yıkanır, temiz kalan yıkanmaz.’

    AKP’li içini çeker, ‘Sana AKP’nin ilkelerini asla anlamayacağını söylemiştim! Doğrusu senin söylediğinin tam tersidir:

    Temiz kalan adam ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp yıkanır.

    Kirlenen adam ise karşısındakini temiz gördüğü için kendisini de temiz sanıp yıkanmaya gerek duymaz.’

    Adam, kafasını kaşır. ‘Bak bu aklıma gelmemişti. Bir soru daha sorar mısın?’

    AKP’li aynı soruyu yeniden sorar: ‘İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki temiz çıkar. Hangisi yıkanır?’

    Adam, doğru yanıtı artık bildiğinden emin, ‘Temiz kalan ötekinin kirlendiğini görünce kendisinin de kirlendiğini sanıp, yıkanır.

    Kirlenen, ötekini temiz gördüğünden kendisini de temiz sanıp yıkanmaz!’

    AKP’li, başını sallar. ‘Yine yanıldın! Sana söylemiştim, asla anlamayacağını. Temiz kalan adam aynaya bakar, temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz.

    Kirlenen aynaya bakıp kirlendiğini görünce, gider yıkanır.’

    Adam itiraz eder: ‘Ayna nereden çıktı? Bana ayna var demedin ki…’

    AKP’li, parmağını sallar: ‘Seni uyardım, bu kafayla AKP ilkelerini asla kavrayamazsın. AKP’yi anlamak için her olasılığı düşünmelisin.’

    ‘Peki, peki’ diye inler adam. ‘İzin ver, bir kez daha şansımı deneyeyim. Başka bir soru sor!’

    ‘Son kez soruyorum’ der, AKP’li: ‘İki adam, bir bacadan içeri düşerler. Biri temiz, öteki kirli çıkar. Hangisi gidip yıkanır?’

    Fyfk, ‘Artık her olasılığı biliyorum’ deyip, bir solukta sıralar: ‘Eğer ayna yoksa, temiz kalan ötekini kirli görüp kendisinin de kirlendiğini düşünerek gider yıkanır.

    Kirlenen temize bakıp kirlenmediğini düşünerek, yıkanmaz. Eğer ayna varsa, temiz kalan aynaya bakıp temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz.

    Kirlenen aynaya bakıp kirini gördüğü için yıkanır!’

    AKP’li, başını sallayıp cık cık yapar: ‘Sana söylemiştim, kafan AKP’li kafası değil!”

    Söyle bana, aynı bacadan içeri düşen iki adamdan birinin kirlenip, ötekinin temiz çıkması mümkün müdür?’

    Doğru söze ne denir? AKP bacasına girip de temiz çıkanı görülmüş müdür?
    DEĞERLİ BÜYÜĞÜM SEVGİLİ FEVZİ GÜNENÇ’E TEŞEKKÜR EDERİM
    5 Mart 13:05

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s