CÜRMÜ MEŞHUT / SUÇÜSTÜ

Hukuk dilinde, “Bir kişiyi suç işlerken, şahitlerle beraber yakalamaya”
Cürmü Meşhut yani Suçüstü denir.

Dün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AKP Hükümetine tüm Türk Milletinin şahitliğinde “Suçüstü” yapıldı!
-AKP Hükümetinin Sİ EN EN KÜRT Televizyonundaki “Hükümet Komiseri” Abdülkadir Selvi’nin yazdığına göre, İçişleri Bakanı Ala; “SORUN PKK’DAN KAYNAKLANIYOR. OSLO’ DA ANLAŞMIŞTIK. PKK BOZDU” diye itirafta bulundu!

-Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkmenistan’a giderken yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“PKK’ ya sesleniyorum, 11 yıllık Başbakanlığım döneminde NEYİNİZ EKSİKTİ?
Bu ülkede özgürlük uğruna, barış uğruna HER ŞEY yapıldı. Şu anda mevcut hükümet de yapıyor!”

-Cemaat ile kol kola, omuz omuza 11 yıl Türkiye’yi beraberce yöneten, Cemaat Türk Ordusu Komutanlarına- Deniz Baykal’a- MHP Genel Başkan Yardımcılarına KUMPAS kurarken onu destekleyen Erdoğan, hırsızlık-yolsuzluk-rüşvet olayları ortaya çıkınca ne demişti; “NE İSTEDİLER DE VERMEDİK!”

Değerli Okurlar;
Ülkeyi yönetenleri beyanları, söyledikleri bağlar. Bir siyasetçi için en önemli suç delili, onun konuşmalarıdır. Bu yüzden “Ne söyleyeceğini bilen değil, ne söylemeyeceğini bilen siyasetçi iyi siyasetçidir” derler…

Şimdi gelin beraberce düz bir mantık yürütelim;
-“Cemaat demokrasi düşmanıdır, darbecidir. Bunlar hükümeti devirmek için kalkıştılar. Bunlar Vatan Hainidir. Devletimizin sırlarını dışarıya bunlar sattı. Bunlar Haşhaşin, bunlar cani. Bunlar Milli Ordumuza KUMPAS kurdular.
İnlerine gireceğiz, hesap soracağız. Bunları devletten söküp atacağız.”
*Bu sözleri defalarca, canlı yayınlarda söyleyen kim; Recep Tayyip Erdoğan!
*Bunları TC Devletine sokup, beraberce çalışan kim; Recep Tayyip Erdoğan!
* Cemaat için “Ne istediler de vermedik” diyen kim; Recep Tayyip Erdoğan!

Bu duruma, Hukuk dilinde “CÜRMÜ MEŞHUT” veya “SUÇÜSTÜ” halk dilinde ise “BASILMA” denir. Basıldın be delikanlı!

-“PKK, bir Narko-Terör örgütüdür. Bunlar kan içmeye alışmış canilerdir. Bunlar benim Kürt Vatandaşlarımı da öldürdüler. Biz havaalanı yapmak istiyoruz, bunlar makinaları yakıyorlar.”
*Bu sözleri defalarca, canlı yayınlarda söyleyen kim; Recep Tayyip Erdoğan!
*Bunlarla, Anayasa ve yasalara aykırı olarak görüşüp, anlaşma imzalayan kim; R.T Erdoğan!
*Oslo’da anlaşmıştık. PKK bu anlaşmayı bozdu diyen kim; R.T Erdoğan’ın İçişleri Bakanı!
*11 yıllık Başbakanlığımızda, neyiniz eksikti, diyen kim; Recep Tayyip Erdoğan!

Bu duruma, Hukuk dilinde “CÜRMÜ MEŞHUT” veya “SUÇÜSTÜ” halk dilinde ise “BASILMA” denir. Yine basıldın be delikanlı!

Cemaat- Tarikat artıkları ve Kürtçü Bölücüler, Türk Devletinin başından def edilip Milli Hassasiyetleri olan bir hükümet kurulunca, öncelikle ve ivedilikle görevini yapmayan Yargı ve Kamu Bürokratları hesap vereceklerdir…

İzmir’den bakınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamında oturan kimseyi göremiyorum.
Ankara’daki okurlarım, sizler o makamda birini görebiliyor musunuz? Görebiliyorsanız lütfen Beyefendi’yi uyarabilir misiniz?
O da basılmak üzere…

Sağlık ve başarı dileklerimle 08 Kasım 2014
Rifat Serdaroğlu

3 thoughts on “CÜRMÜ MEŞHUT / SUÇÜSTÜ

  1. CÜRMÜ MEŞHUT / SUÇÜSTÜ

  2. CİHAT DENİLEN KİRLİ SAVAŞ!

    Şimdi örneklerini gördüğümüz ve adına Cihat denilen islamın kutsal savaşı, İslamın başından beri vardır. Bu savaşın bütün kural ve yöntemleri, islam ideolojisini yaratan Muhamet tarafından detaylı olarak işlenmiş ve uygulamaları bütün halifelerce takip edilmiştir. İslam; Cihad,istila,vahşet,talan,çapulculuk ve eşkiyalık ile din haline getirilmiştir…Osmanlı padişahları bile kendi kardeşlerini öldürürken, Muhamet’in koyduğu savaş kurallarına sığınmışlardır! İslam’ın politik-askeri doktirininde Cihat, Allah’ın dinini yeryüzüne hakim kılmak için ortaya çıkan her türlü engel ve düşmana karşı meşru olan kutsal savaşı yapmak demektir ve oruç gibi farzdır!

    İslam dini ne yazık ki Cihat denilen inanç savaşı ile şiddet ve düşmanlık önermiştir. İslam resmen şiddet içermektedir. Cihat, İslam Dini’nin yayılmasına yönelik kutsal savaştır. İslam Hukukuna göre, Dünya, İslam egemenliğinde olan topraklar (Dar-ül İslam) ve İslam egemenliğinde olmayan topraklar (Dar-ül Harp) diye ikiye ayrılmıştır. Cihat denilen kutsal savaşlar da Dar-ül Harp özelliğindeki toprakları, Dar-ül İslam’a katmaya yöneliktir. 

    Yayılmak ve yağma-talanı iyice körüklemek için, Cihad, Müslümanlar’a farz olarak dayatılmıştır! Bu da Bakara-216 ayetine dayandırılıyor:
    Hoşlanmasanız da, savaş size farz kılındı. Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz. Bu durumda da cihad, namaz gibi, oruç gibi farz olan ibadetlerle aynı görülüyor. 
    Cihat ve kutsal akınlar denilen soygunlar neticesinde büyük bir servet ve güç edinen Müslümanlar, 4 kıta üzerinden son hızla yayılarak, Muhamet ölene kadar 30 yıllık bir zaman diliminde 40 ülkeyi işgal edip, yerli haklara karşı bir kıyım ve geniş tehcir (yerlerinden sürme) uyguladılar. Bu halkların geriye kalan mallarına el koydular…

    Muhamet öldükten sonra da yerine geçen halifeler, talan ve soygunun çekiciliği, iştahı ile her yere saldırdılar, her yeri talan edip, haraca bağladılar. Kafkaslar, Orta Asya, Kuzey Afrika, Orta Afrika ve hatta İspanya’ya kadar olabildiğine genişlediler. Sınırsızca talan, mezalim ve katliamlar yaptılar. Uzanmadıkları yer yoktur, Girdikleri her yeri talan edip, İslam’i kılıç zoruyla kabul ettirdiler. Kabul edenler kurtulur, kabul etmeyenler katledilir. Sonraki nesillere amacın İslam’ı yaymak olduğu aktarılsa da, gercek amaç: talan, soygun, haraç, cariye ve vahşettir.

    AKP’nin öncülü Osmanlı barbarlığının temelinde Cihat ve Gaza denilen Ganimet güdüsü vardı.

    Osmanlı padişahları, her zaman islam dinini yaymak için Kafirlere karşı non-stop savaş yaptıklarını söyler dururlar! İşte bu İŞİD vari ganimet savaşlarına o zaman da farz demişlerdir. Savaşta ele geçen yurtlar (ülkeler) fetih toprağı, öldürülen insanlar Allah’ın takdiri, ele geçirilen kızlar ve kadınlar (köle-cariye-seks işçisi-hizmetçi) erkek çocuklar köle (esir pazarında sermaye) İslam’ın şerefi; köle pazarında satılan insanlıktır. İşte Osmanlı dönemin de de bu İslam; haktan, hukuktan, adaletten, insanlıktan nasip almadan dünyanın başına bela olmuş bir ilkelliktir…
    Onlarca ülke, işgal edilen Balkan ve diğer Avrupa ülkeleri, İslam Dini ile asırlar boyu gerilemiş uygarlıkları yok edilmiştir. Bizans; İslam’ın katliam ve tecavüzüne uğramış, kızları cariye, oğulları köle (asker) devşirilmiştir.

    R.T. Erdoğan ve Cihat!

    ”Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler kışlamız ve müminler askerlermizdir.” (RTE)
    ”Çamlıca Tepesi’ne tüm İstanbul’dan görülecek en az 6 minarelli, 28 bin metrekare civarında bir eser,dünyanın en büyük camisini yapıyoruz…” R.T. Erdoğan.
    R.T. Erdoğan, hayranı olduğu ve yeniden tesisi için her yola başvurduğu, gaza ruhuyla savaşmış Osmanlı’nın Cami kültürünü devam ettirmesi tesadüfi değildir!
    Erdoğan,sadece cami, saray değil, o aynı zamanda aç gözlü Sultanların Cihadi ganimet akınlarına da sahip çıkıyor.
    AKP’nin temsil ettiği İslam, hiç tartışma yok Osmanlı’dan devralınan akıncılık ve Gaza İslamı’dır, Yağma ve talan İslamıdır…Adına Türk İslam sentezide denilen bu Irkçılık, yağma ve talan ideolojisi,TC’nin temel doktirini halini aldı.. Ortadoğu ve İslam ülkelerinde İslam Din’inin, talan-yağma, tecavüz, katletmeler ve kafa kesmelerle Cihad’ı yeniden ayukka çıkarması, Türklerin İslam’a geçişi ve İslam’dan beklentileriyle bağlantılıdır. islam Din’inin tecavüz, katliam ve talanlarda savaş silahı olarak kullanılması, Osmanlı’nın da temel kültürü idi ve şimdi AKP bunu devam ettiriyor!

    AK SARAY OYUNLARI VE DİKTATÖRLÜK!

    Rejim değişikliğini hedefleyen AKP, seçimler yoluyla bunu başaramayacağını anlayınca kaos yaratarak amacına ulaşmaya çalışıyor…
    Halkı kandi yarattıkları kaos terör metotları ile kandıran AKP rejiminin kadroları, iyiden iyiye ülkeye topyekun tahakküm etmeye yönelen niyeti bozuk kirli savaşçı bu dar kadro, yasamanın yerine talimatı ve fermanı, hukukun yerine ise talimatla karar alan kurgu mahkemeleri koydu. Evrensel değerlere Cihatçı gözüyle bakan AKP liler, kendilerine ters düşen herşeye görülmedik bir kin ve nefretle saldırmaya başladılar…
    Başkanlık sistemi fiili ve cebri olarak varmış gibi hoyratça hareket eden eşkiya çeteleri: Bizans oyunlarını aratırırcasına hareket eden Erdoğan, zaman içerisinde yaratacağı boşluğu “başkanlık sistemi” kamuflajı altında nevi şahsına münhasır bir diktatörlük rejimiyle doldurmaya başlayacaktır…
    Dünya, maalesef, siyasi ve maddi iktidar ihtirasından başka değer tanımayan, hukuksuz ve despot bir güruhun elinde her geçen gün yeni bir haydutluk örneğiyle karşılaşıyor. Suriye’de ki Cihatçı terör örgütlerini her alanda destekleyen bu haydutlar çetesi,bununlan kalmayıp, kendi kişisel çıkarları için, İslami Cihadı Türkiye’ye de taşıdılar…

    Ak Saray’da yapılan caminin açılışını yapan Erdoğan, “İnşa edilen her cami bu topraklara vurduğumuz bir mühürdü. Her mühür bu coğrafyadaki tapu senetlerimizdir…”Günde beş vakit namaza işte o kubbelerin altında durulur. Camilerimin büyüklüğü iftar kaynağıdır.” dedi. Bunu söyleyen, İŞİD halifesi Al-Bagdadi değil, TC’nin AK halifesi!

    Bu kadar cami, kuran kursu, imam hatip, tarikat -cemaat ve Diyanet gücü arasında kalan kitlelerin, İŞİD’çi olmaması mümkün değildir…! Beyinleri gece gündüz Türk İslam sentezli piskolojik propogandaya tabi tutulan, çocuk yaştan itibaren sistematik şekilde şeriat kültürüne göre eğitilen bütün yeni nesiller kanlı Cihat’ın askeri potansiyeli olmaktan öteye gidemez..!

    Başta Arap, Türkiye ve diğer Müslüman ülkeler olmak üzere dünyanın her tarafına yayılan 100 milyonlarca beyni yıkanmış Cihatçı Müslüman, dünya egemenliği için zorunlu gördüğü kanlı savaşların ideoljik politik ve askeri eğitimine her alanda devam ettiriyor!
    Bu Şeriatçılar, hayvansal güdüleri için coğrafyamızı yeniden kan gölüne çeviriyorlar…! Suriye, Afganistan,Pakistan, Mısır, Libya ve Irak ve şimdi Türkiye’de olanlar, Osmanlı’dan kalan katliamcı ruhla, kuıtsal Cihatlara devam edileceği sinyalini veriyor…

    TC hükümetlerince, her tarafa camiler, kuran kursları ve imam hatipler kurularak beyinleri yıkanan milyonlarca Türk, Osmanlı akıncı Cihatçıları haline gelerek, Cihat çağrılarına kulak veriyor! Ruhları islam adına esir alınan milyonlarca insanı kışkırtan ve post modern Osmanlıcılığı devlet politikası haline getiren AKP yönetiminden, bunu daha da yoğunlaştırmasından başka türlü bir hareket beklenemezdi.

    Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ve İslamın sponsorluğu sorunu!

    Bu ülke yönetimleri Arap ve İslam âleminde ne kadar radikal, ılımlı, yumuşak, sert ve karışık İslamcı parti, örgüt, cemaat, tarikat ve grup varsa hepsi ile dolaylı-dolaysız ilişki kurup silah ve para yardımı yapmaya, onlarca Selefi Cihatçı örgütü beslemeye devam ediyorlar…
    Dünyadaki İslami Cihat hareketlerin ideolojik beslenme kaynağı sadece Suudi Arabistan değil, artık buna şimdi Türkiye’ de eklendi.
    Hepsinin beslendiği kaynak Müslüman Kardeşler hareketidir.
    Yani sorun bir IŞİD, Kaide, Nusra ve benzeri radikal İslamcı örgütler sorunu değil. En büyük sorun bugün, Müslüman ülkelerde bu örgütler paralelinde düşünen milyonlarca insanın varlığıdır.

    Sevgi ve Saygılarla

    Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

    ———————————————————————-
    Esin Duran,
    Selda Suner,
    N. Gök,
    Irem haloglu
    Ferdi koçkar
    Yeliz seren
    Vedat Konak
    S. Aktaş
    Pelin Moda,
    Bedri Engin,
    Hasan Sirtan
    M. Eskici
    Nazmi Dogan,
    Sevda Suner
    R. Adalı
    Sezer Aşkın,
    H. Datvan,
    Salih Demir,
    FERDİ KADER
    Erhan Vural
    Necmi Derinsu
    Ahmet Kaymaz
    Aslan IŞIK
    Nizamettin Duran
    A. Demir
    hasan kayısoğlu
    Melahat Baykara,
    ismail çekmez.
    Aydin Nizam
    Uğur Demir
    Ismail B. Cenk,
    Tekin Balkic
    Selma Altuntaş,
    Murat Koç
    Filiz Serin,
    Nedim Serin,
    Vedat Koçak,
    Salih Birdal,
    Erdal Cömert
    Ismail Bulak
    Ahmet Meriç
    Mustafa Gur,
    Hasan Zafer
    Bahar Ünsal
    Osman B.
    Ayse bahar
    Metin Maslak
    H. Maslak
    Dilek Solak
    zeynep içkaya
    Sevda maslak
    Sercan Gezmiş
    Aynur Balkaya
    İpek Doğan
    Nazım Doğan
    Murat Doğan
    esin erkan
    Beyhan erdem
    n. erdem
    İsmail Deniz
    Ayten BARAK
    Ugur Birdal
    Ahmet Tan
    İsmet Yelkenci
    Yıldırım Kongar
    Selma Kongar
    Birol Aytekin
    Hatice Gül
    Ibrahim Erkin
    Kemal erdem
    Rıza Akdemir
    Mehmet Coskun
    Hüseyin demir
    fethi killi
    Yeliz Ender
    Mustafa Ender
    Ugur Basak
    Kemal Dektaş
    Ayten Ilkdal
    Nuri Aktanır
    Metin Koc
    Sevgi Ender
    Burhan Kulakçı
    Oğuz Duran
    Burcu Kanter
    Aysel kanter
    Erol kanter
    Layla SOLGUN
    M. Oktay
    Kemal Aktas
    Yelda tekinoglu
    Orkun Keskin
    T. Vural
    Oğuz şen
    Nur Şen
    Ismail çaykara
    Burhan Orkal
    D. Kahan
    Seher Yıldız
    Esra akkaya
    Mehmet Uzan
    Yeliz IŞIK
    Murat Bakır
    O. Dem
    Salih Aktaş
    Seyhan İlknur
    Osman Çekiç
    esma yıldız
    Murat Çetindal
    Ali OkyarMusa Tekin
    Aslı Birdal
    Nazmi Doğan
    İnci Gür
    L. Okar
    Mustafa Karkaya
    Omer Aytac
    Mürsel Bozkır
    Zeynep Şengül
    Gülcan Iğsız
    Murat Nidar
    şemsi Kaya
    Ayten Ekşi,
    Eda leman
    nermin ışıl
    D. Polat
    Kadir Erdem
    Serdar OKTAY
    Mehmet Özdemir
    Mustafa Erkan
    Nuri AKTAS
    Emine AKTAS
    O. Kadir Ergun
    Metin Kurca
    Sedat Isiklar
    Filiz Bag
    Kadir Baskale
    Sevim Varlik
    Hasan Mesut Akkaya
    Necmi Guler
    Erhan Isguz
    Meral Okur
    Bilge Okyaz.
    Kemal Koç
    L. Mirakoğlu
    Oktay Kızılcık
    Mehmet Yavuzgil
    Erdal Polat
    Hüsnü oktay
    k. Sankay
    Ahmet tekin.
    Semra Kaya
    Mustafa Çiçek
    Kayhan Göçkaya
    Erdal Solgun
    Mehmet Solgun
    Esra Solgun
    N. Altik
    Oguz Karakış
    Leyla Mert
    Işık mert
    D. Öksüz
    Erdem Yılmaz
    Ayse Eltan
    S. Guner
    M. Deniz Ok
    Mehmet İnce
    Huseyin Cinar
    Meltem Cinar
    Berk Cinar
    L. Demirkaya
    Huseyin Çilek
    Ayten Irmak 
    D. Okdere
    Ali Uskan
    İrem Haloğlu
    Berdan Temiz.
    H. Baskale
    Murat Gülay
    Esra Gülay
    Mustafa Akyol
    A. jale Kol
    M. Kol
    Tamer Oktay
    Aslan Burukoglu
    I. Demir 
    Nurettin Akdal
    Uzan Kara
    ismail Igdır
    Ali Serin, Gül Akın, esra Serin
    Nuri Şen
    Hasan.Y. Balci
    Mehmet Yucel
    İsmet C. Koray
    salih Söğütlü
    Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
    Ali Dem. Sarahoğlu
    Ayten Karaman, Mehmet Azal
    L. Uzan, Harun Tabaklı
     Ertekin Sancak, mehmet değerli.
    Kemal Güler, Zeynep Güler
    B. Urak. 
    Ismail Duygu, Erdem Duygu
    Hasan Incedemir.
    N. kayıkçı.
    Bayram Akçak
    İsmail Dilpek.
    Kemal Uzunyayla
    Zeynep Olgun
    Mehmet Gülçiçek. Seher Gülçiçek.Mustafa E. Sırat.
    Oktay Baykuş. Ezra Seren.

  3. Din adı altında politik vaazlar veren kontracı hacı hocalar, İŞİD militanları gibi çalışıyor !

    MHP Irkçıları, kriminal çeteler ve Asker kafalı ulusalcılar, AKP’nin tek parti-tek şef diktasını kendi iktidarları olarak görmeye başladılar!
    Türkiye’de ki bütün ırkçı katliamcı çeteleri etrafında birleştiren AKP rejimi, çöküşünü engellemek için saldırı politikasına sarılıyor. Askerci ırkçı Ulusalcı Türkçülük, yedeğindeki paramiliter MHP, CHP, BBP, Vatan Partisi ve Irkçı Türkçü Cihatçıları bir araya toplayarak Kürt halkına karşı acımasızca saldırıyor…

    AKP, eski Kemalist statükoyu, rejimi vaftiz etme gayesi ile her alanda yeni Selefici kurumlarla takviye ederek, TC’yi ayakta tutma görevini devraldı…13 yıllık iktidarı boyunca Kemalist/ırkçı sistemin temel dinamikleri koruyup onu İttihatçılar gibi Osmanlı ile sentezlemeyi esas alan pan İslamist-Türkistler gömlek üzerine gömlek değiştirerek amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar!!

    Hâkim Kemalizm-Militarizm-Milliyetçilik üçlemesinin yaratmış olduğu seçkinci ulus devlet yapısına politik islamın temsilcisi olan AKP’nin öncülüğünde, eski Osmanlı devletinde hâkim olan İslami kimlik te eklenerek tablo böylece tamamlandı!!
    Milli görüş gömleğini, hem asker hemde Cihatçı gömleği ile takviye eden AKP, Askeri Kemalist rejimle sentez kurup, her türlü askeri terör ve hile ile mazlum Kürt halkının mücadelesine saldırmaya devam ediyor.
    AKP yönetiminin 14 yıllık iktidarı boyunca işlediği tüm katliamların hepsine ‘gizli soruşturma’ etiketi vurularak faili meçhul denilip hasıraltı edildi.

    AKP’nin IŞİD ve diğer Cihatçı örgütlere gösterdiği bu yakınlık Türkiye için yeni bir şey değil!

    Türkiye tarihinde devlet tarafından himaye edilen güçlerce gerçekleştirilen ve karanlıkta bırakılan bütün siyasi cinayetlerinin ve katliamlarının TSK merkezli kontrgerilla marifeti olduğu biliniyor. Ülke içinde ve dışında altan alta desteklenen IŞİD’e AKP hükümetinin sağladığı korumayı bir “dış politika” hatasının devamı olarak görürsek yanılırız. IŞİD, AKP hükümetinin bir “gençlik hatası” değildir. IŞİD AKP iktidarının varlık koşullarını temin eden kurumsal altyapının, Türkiye kontrgerillasının içinde yuvalandığı bir ortamdır. IŞİD, Türkiye kontrgerillasının paramiliter örgütler fideliğinin “kıymetli” bir parçasıdır. 

    Türkiye’de devlet iktidarı kontrgerillanın elindedir. Türkiye’de devlet iktidarının ele geçirilmesi sorunu kontgerilla iktidarının ele geçirilmesi sorunudur. Kontrgerilla iktidarını elinde tutan, devlet iktidarını elinde tutar.
    Mesela, basit bir Din kurumu gibi maskelenen Diyanet bakanlığı, devlet içinde bir devlet olup, gerektiğinde TSK’dan ağır silahlar sağlayabilecek bir konumdadır…
    Her zamanki gibi, sürekli kirli savaşı destekleyen militarist hutbeler okuyan AKP Militarist Diyanetinin, İŞİD, Nusra gibi terör örgütleri ile aynı çizgiye gelmesine bu anlamda şaşmamak gerekir.!
    Camilerde verilen ırkçı düşmanca hutbelerin ana teması olan tek vatan, tek din, tek millet, tek bayrak, tek dil vs.., TC’nin Kürtler üzerindeki zulmünü kutsamaya yönelik olup, kontrgerilla eliyle Din diye yutturulmaktadır…
    Din adı altında politik vaazlar veren kontracı hacı hocalar, İŞİD militanları gibi çalışıyor. AKP devletinin ellerine tutuşturduğu resmi hutbelerle, Kürt halkına karşı kin ve husumet duygularını kışkırtan Diyanet bakanlığı 110 000 memuru ile adteta 2. bir devlettir..

    AKP ve Kürtler’e karşı özel savaş!

    AKP hükümeti, Ortadoğu’da iç savaş politikaları ve Cihatçılarla beraber yaptığı özel savaşla kendisini ayakta tutmaya çalışıyor.. AKP’nin “Türkmen direnişçiler” diyerek kendi savaş politikaları doğrultusunda seferber ettiği bu cihatçıların, yerini yurdunu savunan yerel halk değil, dünyanın çeşitli yerlerinden toplanan ve başta Suudiler kampı olmak üzere selefici devletlerce desteklenen paralı askerlerdir.

    AKP’nin Suriye’de kendisine bağlı Selefici bir iktidar kurarak Rojava Kürt halkının kazanımlarını yok etmek istediği bir gerçektir.
    Savaşa dahil olan TC, Türkmenler ile özellikle Müslüman Kardeşler üzerinden Suriye savaşını perde arkasından yönetmeye devam ediyor…
    Bu temelde, Türkiye’den Suriye’ye, çok sayıda Türk özel savaşçısının girdiği ve Cihadist silahlı grupların saflarında “cihada” katıldıkları da biliniyor. Hatırlatmak gerekirse, cihatçı grupların kıyafetlerini giyerek savaşa dahil olan asker/sivil 17 500 “Türk cihatçı” var ve bu sayı Türkiye’den sürekli akan Türk-İslamcı takviyelerle artıyor…

    Cihatçı Türk islam çeteleri “Türkmen” ismiyle kurulan kamuflaj örgütçüklerle, dünyaya muhalif ve ÖSO diye yutturulmaya devam ediliyor!
    Suriye’de son yıllarda, AKP tarafından çoğunlukla Osmanlı padişahlarının isimlerini taşıyan birçok örgüt kuruldu. İsimleriyle Erdoğan’ın neo-Osmanlıcılık hayallerini yansıtan bu örgütler şunlardır.  Fatih Sultan Mehmet Taburu, Sultan Süleyman Tugayı, Sultan Murat Tugayı (Halep’te kuruldu), Yavuz Sultan Selim Tugayı ve Sultan Abdülhamit Tugayı. Bunların yanı sıra Anvar-ül Hak Türkmen Taburu, Ashab-ul Yemin Tugayı, Türkmendağı Tugayı, Müntasar Allah Taburu gibi örgütler de vardır. Ayrıca siyasi platformda kendilerini Suriye Demokratik Türkmen Hareketi ve Suriye Türkmen Kitlesi gibi iki kuruluşla da tanımladılar. Başlangıçta hepsi İslamcı gruplarla birlikte ÖSO’da El-Tevhid birimi çatısı altında yer aldılar. Sonra Nusra Cephesi’yle ittifak halinde operasyonlara dahil oldular.

    Adları, söylem düzeyinde “Türkmen Taburlar” olarak geçen bütün bu Cihadist paralı asker çeteleşmesi yapı itibariyle “Suriye’de İslami cihat” hedefine kilitlenmiş durumdadır. Türkmen ya da “Osmanlı” isimleriyle kurulan bu örgütlerin hepsi, yabancı cihatçı akışına adres olarak gösterilerek, Türk istilası için daha fazla militanın bir araya toplanması sağlandı..

    AKP’nin Türkmen kartı üzerinden oynamak istediği, İŞİD’in Sunni araplar üzerinden oynadığı taktikle örtüşüyor…
    Söz konusu bölgede Nusra’nın Türkiye ile anlaşmalı olarak boşalttığı bölgeye, “Türkmen görünümlü Türk askerleri” yerleştirilip, Kürtler’e saldırı hedeflenmektedir..

    Sultan Murad Tugayı ismiyle, Suriye’de Rojava’ya batıdan saldırma görevi alan 4 000 TC Özel harekat askeri, 45 tankla takviye edildi. TC, “Osmanlı” isimleriyle kurulan örgütlerin yanı sıra, Suriye kentlerinin isimlerini alan, AL- Kaida bağlantılı çok sayıda “Türkmen Tugayı” kurmuş durumdadır. Halep Türkmen Tugayı, Rakka Türkmen Tugayı , İdlip, Şam, Tartus Türkmen Tugayları gibi…Bu tugayların içinde yaklaiık 110 devletten cihatçı yer alıyor. 

    1980 darbesinden sonra Türk Ordusu tarafından yeniden devreye sokulan İslam/ Türk Sentezi politikasının ürünü olan AKP Türk ırkçısı ulusalcı militarzminin de başını çekiyor.
    Sadece İslamizm değil,ulusalcıların Pan-Türkist Militarizm politikasını da kullanan AKP, bugün Suriye ve Irak iç savaşına, başta Kürt’lerin kazanımlarını yok etmek için aktif olarak katılmıştır. Kürtlerin Ortadoğuda ki başarılarını yok etmek isteyen TC, sadece Kürtler için değil, tüm komşuları açısından da bir istikrarsızlık ve tehdit unsuru olarak görülmektedir. Bugün Kürt halkı, TC’yi ele geçiren AKP tarafından beslenen Cihadizm ve ırkçılık politikaları nedeniyle soykırım tehdidi altındadır.

    AKP PAN İSLAMİST / PAN TÜRKİST BİR PARTİDİR.

    Gladio’yu yöneten Türk ordusu, daha önce Kontrgerilla-Jitem ve köy koruyucuları denilen kriminel elemanlarını kullanarak 26 000 civarında faili belli cinayet işledi. Bu politik askeri strateji, şimdiler de artık, Osmanlıcılık ve İslamı öne alarak ümmet temelinde Kürtlerin aladatılmasını savunan AKP eliyle devam ettiriliyor…

    Gelinen durumda eski Kemalist askeri strateji revize edilerek İslam boyası ile yeniden öne sürülmüş durumdadır. 80 yıla yakın bir dönemde Askeri kliklerce direkt vesayet temelinde ayakta tutulan TC’nin devamlılığı, Osmanlı ümmetçisi AKP rejiminin yeşil sermaye güdümlü Türk ırkçılarının bu yeni çeteleşmesine havale edildi…
    AKP rejimi, TC’nin resmi kontralarını, özel harekat denilen çetelerini birleştirerek kendi Gladio’sunu oluşturdu.

    Osmanlı ümmetçiliğini Militarist Kemalizmle sentezleyen AKP rejimi, gelinen noktada katliamlar yoluyla Kürt halkını sindirme kararı aldı…
    AKP çete rejimi, TSK-kontrgerilla bağlantılı tetikçi İŞİD, NUSRA benzeri örgütleri, yeni rejimi koruma temelinde daha kapsamlı bir Türk-İslami kontra örgütlenmesi olarak inşa edip Kürt halkına karşı kullanmayı hedefliyor.

    Sevgi ve Saygılarla

    Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey
    ———————————————————————-
    Esin Duran,
    Selda Suner,
    N. Gök,
    Irem haloglu
    Ferdi koçkar
    Yeliz seren
    Vedat Konak
    S. Aktaş
    Pelin Moda,
    Bedri Engin,
    Hasan Sirtan
    M. Eskici
    Nazmi Dogan,
    Sevda Suner
    R. Adalı
    Sezer Aşkın,
    H. Datvan,
    Salih Demir,
    FERDİ KADER
    Erhan Vural
    Necmi Derinsu
    Ahmet Kaymaz
    Aslan IŞIK
    Nizamettin Duran
    A. Demir
    hasan kayısoğlu
    Melahat Baykara,
    ismail çekmez.
    Aydin Nizam
    Uğur Demir
    Ismail B. Cenk,
    Tekin Balkic
    Selma Altuntaş,
    Murat Koç
    Filiz Serin,
    Nedim Serin,
    Vedat Koçak,
    Salih Birdal,
    Erdal Cömert
    Ismail Bulak
    Ahmet Meriç
    Mustafa Gur,
    Hasan Zafer
    Bahar Ünsal
    Osman B.
    Ayse bahar
    Metin Maslak
    H. Maslak
    Dilek Solak
    zeynep içkaya
    Sevda maslak
    Sercan Gezmiş
    Aynur Balkaya
    İpek Doğan
    Nazım Doğan
    Murat Doğan
    esin erkan
    Beyhan erdem
    n. erdem
    İsmail Deniz
    Ayten BARAK
    Ugur Birdal
    Ahmet Tan
    İsmet Yelkenci
    Yıldırım Kongar
    Selma Kongar
    Birol Aytekin
    Hatice Gül
    Ibrahim Erkin
    Kemal erdem
    Rıza Akdemir
    Mehmet Coskun
    Hüseyin demir
    fethi killi
    Yeliz Ender
    Mustafa Ender
    Ugur Basak
    Kemal Dektaş
    Ayten Ilkdal
    Nuri Aktanır
    Metin Koc
    Sevgi Ender
    Burhan Kulakçı
    Oğuz Duran
    Burcu Kanter
    Aysel kanter
    Erol kanter
    Layla SOLGUN
    M. Oktay
    Kemal Aktas
    Yelda tekinoglu
    Orkun Keskin
    T. Vural
    Oğuz şen
    Nur Şen
    Ismail çaykara
    Burhan Orkal
    D. Kahan
    Seher Yıldız
    Esra akkaya
    Mehmet Uzan
    Yeliz IŞIK
    Murat Bakır
    O. Dem
    Salih Aktaş
    Seyhan İlknur
    Osman Çekiç
    esma yıldız
    Murat Çetindal
    Ali OkyarMusa Tekin
    Aslı Birdal
    Nazmi Doğan
    İnci Gür
    L. Okar
    Mustafa Karkaya
    Omer Aytac
    Mürsel Bozkır
    Zeynep Şengül
    Gülcan Iğsız
    Murat Nidar
    şemsi Kaya
    Ayten Ekşi,
    Eda leman
    nermin ışıl
    D. Polat
    Kadir Erdem
    Serdar OKTAY
    Mehmet Özdemir
    Mustafa Erkan
    Nuri AKTAS
    Emine AKTAS
    O. Kadir Ergun
    Metin Kurca
    Sedat Isiklar
    Filiz Bag
    Kadir Baskale
    Sevim Varlik
    Hasan Mesut Akkaya
    Necmi Guler
    Erhan Isguz
    Meral Okur
    Bilge Okyaz.
    Kemal Koç
    L. Mirakoğlu
    Oktay Kızılcık
    Mehmet Yavuzgil
    Erdal Polat
    Hüsnü oktay
    k. Sankay
    Ahmet tekin.
    Semra Kaya
    Mustafa Çiçek
    Kayhan Göçkaya
    Erdal Solgun
    Mehmet Solgun
    Esra Solgun
    N. Altik
    Oguz Karakış
    Leyla Mert
    Işık mert
    D. Öksüz
    Erdem Yılmaz
    Ayse Eltan
    S. Guner
    M. Deniz Ok
    Mehmet İnce
    Huseyin Cinar
    Meltem Cinar
    Berk Cinar
    L. Demirkaya
    Huseyin Çilek
    Ayten Irmak
    D. Okdere
    Ali Uskan
    İrem Haloğlu
    Berdan Temiz.
    H. Baskale
    Murat Gülay
    Esra Gülay
    Mustafa Akyol
    A. jale Kol
    M. Kol
    Tamer Oktay
    Aslan Burukoglu
    I. Demir
    Nurettin Akdal
    Uzan Kara
    ismail Igdır
    Ali Serin, Gül Akın, esra Serin, Mehmet Y. Yıldıran.
    Nuri Şen
    Hasan.Y. Balci
    Mehmet Yucel
    İsmet C. Koray
    Salih Söğütlü. H. Ali Erkan
    Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
    Ali Dem. Sarahoğlu
    Ayten Karaman, Mehmet Azal
    L. Uzan, Harun Tabaklı
    Ertekin Sancak, mehmet değerli.
    Kemal Güler, Zeynep Güler
    B. Urak.
    ADNAN Yörükoğlu
    Ismail Duygu, Erdem Duygu, Aydın Üzel. S. Ali Kandarlı
    Hasan Incedemir.
    N. kayıkçı.
    Bayram Akçak
    İsmail Dilpek.
    Kemal Uzunyayla, Mehmet Gölek, Necip Kaplan
    Zeynep Olgun, Mustafa Gülay, Nuri gülay, Arzu Gülay
    Mehmet Gülçiçek. Seher Gülçiçek.Mustafa E. Sırat.
    Oktay Baykuş. Ezra Seren. Nuray Karaçay.Ali karaçay. Murat Karabel. Nedim Arslan. Haydar Erkin. Şenay Temel, Adnan Temel. M. Adil Oktan. Durmuş Aslan. Kemal Sade. Nurten sade. D. Elagör. Mustafa Elagör. Senay Elagör

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s