KÜLTÜREL HEGEMONYA

Dünya, “Neo-Emperyalist” denen endüstri sonrası çok uluslu kapitalizm dönemini yaşıyor.
Küresel ekonominin, çok uluslu kapitalizm’in egemenliğine girmesi ile hemen hemen tüm ülkelerin ekonomik ve politik alanlarının kontrolleri yerel ve ulusal güç ve sistemlerinin elinden çıkarak, teknolojik gelişmeyi kontrollerinde tutan çok uluslu küresel güçlerin kontrolüne geçmiştir…

Teknolojik gelişmenin baş döndürücü bir hıza ulaştığı günümüzde bilgi yeni bir güç kaynağı olarak tanımlanacak ve bilgiyi öncelikle elde edip, tutabilmek küresel güçler arasında en acımasız rekabet savaşlarına neden olacaktır.
Bilgi artık bir amaç değil, küresel güçlerin belirleyeceği bir amaca hizmet eden bir araç olarak kullanılacaktır.

Çok uluslu kapitalizm, kendi gelişmesini ve büyümesini sürdürebilmek için bilgi üretimine sahip olmak kadar, bu bilgiyi medya-reklam-enformasyon -kültürel baskı ve saptırmakta da kullanmaktadır…

Türkiye, yıllardır bu küresel güçlerin kültür ve tarih saldırısı altındadır. Maalesef bu saldırıların maşalığını da yine bu ülkenin yetiştirdiği insanlar yapmaktadır. Kendi tarihimiz, Cumhuriyet öncesi ve sonrası yaşanan olaylar, bu maşalar tarafından Türk Milletine “bilerek” yanlış aktarılmış, doğrular ve gerçekler
Türk Milletinden saklanmış, Türkiye’nin tembel ve yüreksiz aydınları yine sessiz kalmışlar ve Türk Milleti kendi tarihinden utanır, ezik duruma sokulmuştur!

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, binlerce yıllık devlet deneyimiyle, yetişmiş insan gücüyle, bilgi birikimiyle “son derece haklı olduğumuz” bir Ermeni meselesinde, bir avuç Ermeni Lobisinin propaganda gücü karşısında başarısız olmuştur.
Her sene 24 Nisan’da “Abbas’ın Kör Kazı” gibi, “Aman ABD Başkanı soykırım lafını kullanacak mı” diye bakmıyor muyuz?
Bir tane yürekli devlet adamımız çıkıp da “ABD Başkanının dediği sadece kendini bağlar. Önemli olan bu konuda tarihi gerçeklerin ne dediğidir. Biz tarihî ve gerçek belgeleri ortaya koyuyoruz. Türkiye Devleti, dostluğu çeşitli yalan propagandalara kurban edilmeyecek kadar büyük bir devlettir. Türkiye Devleti kendisini haksız olarak suçlayan her devlet ve kurumla ilişkilerini gözden geçirecektir”
diyemedi!

Kerameti kendinden menkul, çoğu PKK terör kamplarında yetişmiş Karen Fogg çocukları gibi satılık kalemler ve bunlara gazete-televizyonlarında yer veren bilgisiz-cahil medya patronları, yıllarca Kürt meselesinde PKK yanlısı yazılarla Türk Devletini suçlamadılar mı?

Hırant Dink’in öldürülmesi olayını da yine aynı ekip, Türk Devletini karalamak için kullanmadı mı? ABD’ deki gizli Ermeni Lobisinin öldürülecekler listesinin başında Hırant Dink’in olduğunu bu sepetler bilmiyorlar mıydı? (Soner Yalçın’ın Hırant ’ın arkadaşları başlıklı yazısını öneririm)

Aynı kalemler ve bilgisiz basın patronları geçmişteki Tunceli-Dersim olaylarının da da yine Türk Devletini suçlu, eşkıya başlarını ve asker katillerini suçsuz ilan etmediler mi?

Küresel gücün tetikçileri, dün söyledikleri yalanlardan ve çarpıtmalardan da hiç utanmazlar. Dünkü herzeleri onlar yapmamış gibi yeni yalan ve kışkırtmalara devam ederler.

Bu kültürel saldırı ve baskıya karşı koymanın tek yolu, çocuklarımıza bilgiye ulaşmayı öğrendikleri, en az iki lisan bilecekleri, bilimsel gerçeklere dayalı çağdaş eğitim vermekten geçer.
Eğer Badem iktidarı devam eder, 4+4+4 saçmalığı, türbanın ilkokullara kadar inmesi, tarikat ve cemaatlerin Cumhuriyet okullarına hâkim kılınması sürerse, en yakın zamanda ülke Afganistan’a dönecek ve kimliğimizi kaybetme durumuyla karşı karşıya kalacağız.

Aylar önce TBMM Başkanına, tarihi gerçekleri su yüzüne çıkaracak, dünyada bize dayatılan karşı tezleri doğru belge ve bilgilerle çürütecek komisyonlar kurmasını, kültürel hegemonyanın ancak böyle kırılabileceğini anlatan bir yazı yazmıştım. Hiç ses çıkmadı.
Devletin önemli makamlarına cahil-sığ-namus ve ahlâk anlayışı şaibeli kişileri getirdiğimiz takdirde uzun yıllar bu konuları konuşacağız gibi görünüyor!

Türkiye’nin bu fasit daireyi kıracak, Türk Milletini kendine getirecek, Lâik Cumhuriyete ve Ulus Devlete sahip çıkacak aydın ve yürekli devlet adamlarına, önderlere ihtiyacı var.
Sülalece devleti soyan, Müslümanların sadaka paralarını dolandıran hasta beyinlilere hiç ihtiyacı yok.

Takdir Türk Milletinindir, biz ısrarla yazmaya-söylemeye devam edeceğiz.
Elbet bir gün duyan olacak.

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Ocak 2015
Rifat Serdaroğlu

One thought on “KÜLTÜREL HEGEMONYA

  1. KÜLTÜREL HEGEMONYA

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s