BUNDAN SONRASI KAPKARANLIK

Az gittik uz gittik, on üçüncü senenin sonunda kendimizi kapkaranlık bir faşist dikta içinde bulduk!
“Açılım-Süreç”, “İleri Demokrasi”, “Yeni Türkiye” palavralarıyla ve yakın tarihimizin yalanlarla çarpıtılmasıyla birbirimize şüpheyle bakar olduk!
Hainlerin kahraman, gerçek kahramanların ise hain ilan edilmesini ve yıllarca boş yere zindanlarda çürütüldüklerini gördük!
Türk Milletinin gözleri önünde ve tarihimizde ilk kez organize bir şekilde hükümet üyeleri tarafından ülkemizin soyulduğu günleri yaşadık.
Bizleri bir arada tutan değerlerimiz, bizzat çapsız ve kindar siyasetçiler tarafından parçalanmaya çalışıldı…

Hırsları akıllarından yüksek, vatan sevgileri eksik, bilgileri sığ kişiler, ağızlarından çıkan her sözün, Türk Tarihinin değiştirilemez ve silinemez zabıtları arasına konduğunu ve günün birinde mutlaka hesabının sorulacağını unuttular!

19 Ekim 2009 Pazartesi günü, AKP-PKK anlaşması gereği Habur Sınır Kapısından elleri silahlı olarak giren teröristler, zafer kazanmış ordu gibi Türkiye’ye geldiler ve seyyar mahkemede adam başı 4 dakikada “serbest” bırakıldılar!
Türk Milletinin tepkisini henüz algılayamayan Dönemin Başbakanı Erdoğan, bu rezilliğin ertesi günü yani 20 Ekim 2009 Salı günkü AKP Grup toplantısında, inanarak aynen şunları söylüyordu;
“Habur Sınır Kapısında yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Gerek dağdakilere, gerek Mahmur Kampındakilere, gerekse Avrupa’da olanlara, hepsine ülkelerine dönmelerini tavsiye ediyorum.”
AKP ve Erdoğan’ın “Açılım-Çözüm Süreci” denen tuzağa bakışı aynen yukarıdaki paragraftaki gibidir. Oslo Zabıtları ve İmralı Tutanakları, Türk Devletine karşı yapılan ihanetin açık delilleridir. Tüm bu belgelerin ve eylemlerin sonucu, bu suça ortak olanların gideceği tek adres vardır; Yüce Divan!

26 Mart 2015 günü, TBMM’ de AKP tarafından yapılan ayak oyunlarıyla
“İç Güvenlik Yasası” denen sivil sıkıyönetim kanunları kabul edildi. Basına ve sosyal medyaya sansür ve kısıtlama, toplantı-gösteri hakkı tamamen
AKP Hükümetinin insafına bırakıldı! AKP’nin “İleri Demokrasi” dediği işte budur! AKP İleri Demokrasisinin gerçek yüzü, “Tek Adam Faşizminden” başka bir şey değildir…

17/25 Aralık 2013 tarihinde, Türk Tarihinin en büyük soygununun yapıldığını, hükümet üyeleri tarafından devletin soyulduğunu acı bir şekilde öğrendik. Doğrulukları uluslararası kuruluşlar-üniversiteler ve Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilen ve rapora bağlanan “Ses ve Görüntü Kayıtları” şu gerçeği yüzümüze çarptı;
Bazı AKP’li siyasetçiler, ahlakını-namusunu ve Türk Milletinin emanetini, dolar ve avro karşılığında satmışlardı! Bu da AKP’nin “Yeni Türkiye’si” idi…

Değerli Okurlar;
Tüm bu dertlerin en birinci sorumlusu Dönemin Başbakanı Recep Erdoğan’dır.
Şimdi bu kişi, Cumhurbaşkanı sıfatıyla adına “Başkanlık” dediği, dikta rejimini Türk Milletine dayatmaktadır.
Demokratik yolla, sadece oylarımızı kullanarak, herkesi sandığa götürerek ve sandığa sahip çıkarak bu oyunu bozmak mümkündür.
AKP ve Bölücü-Kürtçü PKK Partilerinin karşıtları, küçük partilere oy vererek, oy bölmemelidirler. Lâik Demokratik Rejime ve Hukuk Devletine sahip çıkmak için oy verilecek iki parti var; Ya CHP, ya da MHP…
Bu iki partiye bu hizmet şansını vermek zorundayız. İnşallah başarılı olurlar. Olmazlarsa onları da değiştiririz. Unutmamalıyız ki bizler, yani Türk Milleti her şeyin sahibiyiz. Biz ne dersek o olur.
7 Haziran’da bunu tüm dünyaya göstermek bizlerin en önemli görevidir.
Çaresiz değiliz. Çare biziz, çare Türk Milletidir. Başaracağız…

Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Nisan 2015
Rifat Serdaroğlu

4 thoughts on “BUNDAN SONRASI KAPKARANLIK

  1. Sayin Serdaroğlu, MHP bir deli fişek ne yapacağı belli değil,CHP ise yenilenmiş bir proje,Anayasa’yı ,Türklük kavramını, ve bütünlüğümüzü tehlikeye koyacak tekliflere sıcak bakıyor, içine soktuğu adamlar Arasında Atatürk düşmanı ve Türk düşmanları var,söyleyin bu halk kime güvenecek? Ben şahsen Vatan partisine yakın hissediyorum kendimi ( dedem bile CHP li idi) CHP benim tanıdığım CHP değil bunu “Dersimli Kemal ” kendisi telaffuz etti, oyları bölmeyın Çağrısı işlemedi BB Seçimlerinde de. Bence siz yazar ve etkili Şahıslar bu partılere baskı yapsanız ve yapmaları gereken şeyleri yapmalarını önlerseniz çok iyi olur, vu parti liderlerinde zerre vatan sevgisi olsaydı zaten birleşirlerdi, kaşarlanmış liderler koltuklarının Peşinde,halkı Düşünen yok.

    • Sayın Sibel Gök hanımefendinin görüşlerine katılıyorum.CHP ye şimdiye kadar oylar bölünmesin diye oy verdik. tablo ortada,YCHP halka ümit vermiyor.Önü tıkalı, Dersimli kemalin açılım desteğine oy vererek, Atatürk’e hakaret edenlerle bu ülkenin kurtuluşu olamaz.Sayın Rifat SERDAROĞLU, değerli bir siyasetçi ama,bu gerçekleri kabul etmiyorlar. Bundan sonra oyumuz Vatan partisine, Baraj mı dediniz barajı bizim önümüze koyanlar,Serdaroğlu gibi düşünenlerdir.Bu düşünceyi kafamızdan attığımız zaman baraj maraj kalmaz.VATANI SAVUNMANIN TEK KALESİ VATAN PARTİSİDİR..VATANI SAVUNMANIN ÖNÜNE BARAJ KONAMAZ. Sağ sol demeden Atatürk ilkelerine sahip çıkan tek parti,Başka çıkış yolu göremiyorum.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s