ÜÇÜ DE PARALELCİ Mİ?

Gelin, yukarıdaki soruya birlikte sakin-sakin akıl ve mantık süzgecimizi çalıştırıp bir sonuca varalım.
“Paralel Devlet” kavramı, 17/25 Aralık 2013 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet operasyonu sonucu, ortaya dökülen pislikleri örtmek için AKP tarafından piyasaya sürüldü. 2013 yılı Aralık ayına kadar ne Erdoğan’ın ne de AKP yetkililerinin ağzından “Paralel” sözünü hiç duymadık!

Peki, nedir bu “Paralel Devlet?”
Paralel Devlet, Devlet içinde ayrı bir devlet demektir. Devletin yetkilerini, Anayasa ve Yasalara aykırı olarak, kendi yararına kullanan illegal bir yapıdır.
Demek ki, Paralel Devlet sayılmak için, kanunsuz olarak resmi devletin yetkilerini kullanmak gerekiyormuş…

Öcalan- Gülen- Erdoğan için sık-sık “Paralelci” suçlaması yapılır.
Bakalım doğru mu?

Öcalan;
Öcalan PKK’yı, Marksist-Leninist-Maocu-Kürt Milliyetçiliği temeli üzerine oturttu. Kurulduğundan bu güne kadar, hedefi Türkiye’den toprak koparıp,
Kürt Devleti kurmaktır. Bugün de bu hedef aynen korunmaktadır. S. Demirtaş gibi Öcalan’ın bülbülleri tamamen reklam malzemesidirler. Militanlarının üçte biri Ermeni olan PKK Narko-Terör örgütünde, “Önder Apo’ nun” dediğine karşı çıkacak biri var mı? Duyamadım, lütfen yüksek sesle söyler misiniz?
Var mı öyle bir babayiğit?
Yarın Öcalan, “Ben de Barzani gibi Bağımsız Kürt Devletini kuruyorum” dediğinde, Demirtaş ve ona destek veren liboşlar, ‘Hayır biz bölünmek istemiyoruz’ diyebilirler mi? Konuşmaya kalkışanı, Apo’ nun komutanlarından olan Demirtaş’ın abisi kurşun manyağı yapmaz mı?
09 Mayıs 2015 günü yani bugün, Öcalan’ın PKK’sı “Paralel Devlet” olarak kabul edilebilir mi?
-Doğu ve Güneydoğu’da birçok şehir-İlçe-Köyde hâkimiyet, PKK’nın alt birimleri olan HPG ve KCK militanlarının eline geçmiştir.
-Kendilerine “KCK Asayiş Timi” adını veren 13-15-18 yaşlarında gençler, ellerinde ağır silahlarla kimlik kontrolü ve araç araması yapmaktadırlar.
-PKK, bölgede kendi mahkemelerini kurmuş, yargılama yapmaktadır.
-PKK, bölgede halktan vergi toplamakta, vermek istemeyenden zorla almaktadır.
-PKK, bölgede özellikle Pazar yerlerinde Kürtçe konuşmayı zorunlu hale getirdi, Türkçe konuşmayı ise yasakladı.
PKK, bölgede kelimenin tam anlamıyla “Paralel Devlet” kurmuştur. Böylelikle nur topu gibi ilk Paralel Devletimiz, PKK ve Öcalan tarafından kurulmuştur.
Türkiye’yi 13 yıldır tek başına yöneten AKP ve Erdoğan, PKK Paralel Devletinin kuruluşuna izin verdiği için, sizce “SUÇ ORTAĞI” sayılabilir mi?
Yoksa bu işten de Atatürk ve Cumhuriyet mi sorumludur!!!

Gülen;
AKP ve Erdoğan’a göre 17/25 Aralık 2013’ ten sonra kurulan “Feto Paralel Devletinin” varlığını, Milli Güvenlik Kulunun bu örgütü TC Devletinin
MGK Siyaset Belgesine-Kırmızı Kitap” almasından kesin olarak öğrenmiş bulunuyoruz!
-Yıllarca “Sızma” yöntemiyle devlet birimlerinde yuvalanmayı yöntem olarak belirleyen Cemaat, 2002 yılında AKP’nin kurulması ile özellikle Yüksek Yargı-Emniyet İstihbarat- Türk Silahlı Kuvvetleri-Polis Teşkilatında açıkça ve süratle örgütlenmiştir.
-Cemaat, AKP ve Erdoğan’ın izin vermesiyle CIA ile işbirliğinde, sahte deliller üreterek, adliye ve polisteki elemanlarının katkısıyla Türk Ordusunun Komuta Heyetinin yarıya yakınını zindana attırmıştır.
Erdoğan ise kendisini bu davanın Savcısı ilan edip bu kumpasa destek vermiştir.
-Cemaat, AKP ve Erdoğan desteğiyle, banka-finans kuruluşları- yüzlerce dershane-yurtdışında yüzlerce ülkede okullar-televizyonlar-Gazeteler-dergiler-şirketler sahibi oldu.

Cemaatin bir “Paralel Devlet” olduğu MGK bildirisiyle dünyaya duyurulmuş oldu. Cemaatin, TC Devletinin önemli birimlerini ele geçirmesine “Ne istediler de vermedik” itirafıyla destek olan Erdoğan, sizce “SUÇ ORTAĞI” olabilir mi?

Erdoğan;
Tüm gençliği ve siyaset hayatı, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti yıkmak ve
“Anadolu Federe İslam Devletini” kurmak gayretiyle geçirdi. Bu konuda yurt dışı ve yurt içinde kendisiyle aynı amacı taşıyan devlet-kurum-cemaat-tarikat ve kişilerle işbirliği yaptı. Yıllar boyunca yaptığı yüzlerce konuşma ve kendisine
“İstanbul İmamı” dedirtmesi bunun kanıtlarıdır.
İstanbul’a Belediye Başkanı oluncaya kadar, ailesinin yaşamını yardım ve destekle sürdüren Erdoğan, Avrupa Basınının defalarca yazdığına göre, “Dünyanın en zengin 8 siyasetçisinden” biridir!
Çocukları-yakınları olağanüstü bir şekilde zenginleşmişlerdir. Çocuklarının sahibi ve yöneticisi olduğu vakıflar kanalıyla, “Nüfuz kullanarak” dünya çapında büyük sayılabilecek ölçüde para ve taşınmaz edinmişlerdir.
Demokratik Parlamenter rejimin özgürlük ortamını kullanarak, ilerde belgeleriyle açıklanacağı üzere seçim ve ayak oyunlarıyla, TC Devletinin tepesine kadar çıkmayı beceren Erdoğan, kafasındakini gerçekleştirmek için “Başkanlık” modeline geçmeye çalışmaktadır.

Bu hedefe ulaşmak için kendi adamlarından oluşan parlamento, kendi yargısı, kendi polisi, kendi güvenlik güçlerini oluşturmaktadır. Bunun için, üzerine yemin ettiği Anayasayı dahi her gün çiğnemekten çekinmemektedir.
Bu davranış, Devlet içinde ayrı bir devlet kurmak demektir.
Ne dersiniz? Sizce Erdoğan da Paralelci midir?

Değerli Okurlar;
Gerçekler bu kadar açık ve nettir. Tabii ki görmek isteyene!
Yalnız Türk Tarihine, Türk Devletine, Türk Milletine şirk koşanların sonu hep hüsran olmuştur.
Türk Milleti olarak neler görmedik ki!
Ne Deli İbrahimler, ne Damat Feritler, ne Ali Kemaller, ne İngiliz zırhlısına sığınan Padişahlar, ne Şeyh Saidler, ne Seyit Rızalar, ne Asalalar, ne Bedirhanlar, ne yabancı uşağı Hacı-Hocalar, ne soyguncular, ne haramzadeler, ne silah yüklü Tırlar, ne sözüm ona din adına kafa kesen Derviş Memedler gördü
Aziz Türk Milleti…
Hepsi geldi geçti, unutuldular. Yel, kayadan ne koparırsa onu alıp, geldikleri yere defolup gittiler…

7 Haziran’da, tarihin çöplüğüne gönderilecek yeni yükler var. Herkes hazırlığını ona göre yapsın…

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Mayıs 2015
Rifat Serdaroğlu

4 thoughts on “ÜÇÜ DE PARALELCİ Mİ?

  1. ÜÇÜ DE PARALELCİ Mİ?

  2. “BASBAKAN” olacak adam´siniz hocam iyi ki varsiniz halkin cogunun sizin bu degerli bilgilerinizden ne yazik ki haberi yok.Genis kitlelere ulasamiyorsunuz bu yüzden halkimiz sizden dogrulari ögrenme hakkindan mahrum kaliyor.Bunlarin gidecegine inanmak biraz zor secimlerde ve SECSIS sisteminde yapilacak hileleri göz önünde bulundurmuyor sunuz herhalde kanimca tekrar gelecekler daha büyük kabusum ise; HDP ile koalisyon kurabilme ihtimalleri..O zaman Türkiye´nin INFAZI gerceklesmis olacak diye korkuyorum.MHP´nin de AKP ile koalisyonu konusuluyor bu durum gerceklesirse, Devlet Bahceli bunlardan NASIL hesap soracak hangisini Yüce Divan´a cikaracak gecmisi nasil temizliyecek merak ediyorum.Bilal Erdogan´a 602 Milyonluk arazi 3 Milyona devredilmis devleti adim adim parselliyorlar ses cikaran itiraz eden ne tek kisi ne de tek bir kurum kalmis Yargi dersen birbirine girmis hepsi o TEK kisinin agzina bakarak karar verme safhasina gelmis kanunlar vicdanlar sökülüp atilmis.Güvenecek siginacak ne Devletimiz ne Yargimiz ne de diger kurumlarimiz kalmis.Allaha emanet yasayip gidiyoruz.Insallah sonunda bir Irak,bir Suriye de biz olmayiz diyorum.

  3. Söylediklerinizin hepsi doğru. Ancak, sizin de belirttiğiniz gibi adamın hayat gayesi TC den intikam almak ve onu tasfiye etmektir.
    Özel olarak bu işler için devşirildiği ve bu günler için hazırlandığını da göz önüne alırsak, hiç de öyle kuzu kuzu gitmesini beklememek lazım. Bu adamı ancak kaba güç indirebilir oradan maalesef. Gitmemek için kendince her türlü yolu deneyecektir.
    İşte başında çıkan haberlerde ki tespitler.
    Bunlara nasıl engel olunabilir. Onu planlamalıyız ve sonrasında uygulamalıyız.
    Kimse kendinden gitmesini beklemesin. ..

    İşte basındaki haber:
    7 Haziran’da sandıklarda muhalefetin oylarını çalmaya yönelik planların odağından yer aldığı iddia edilen Kaçak Saray’ın kırsal kesimde jandarma üzerindeki sandıklara müdahale etmeyi planladığı öne sürüldü.

    Jandarmayla aylardır sandıklarda hile için toplantılar yapıldığı, Doğu ve Güneydoğu’daki seçim kurullarının başkanlarının değiştirileceği iddia edildi. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim sistemini (SEÇ-SİS) kuran bürokratın AKP Genel Merkezi’de sandık hilelerinin organize edildiği iddia edilen seçim merkezinin başına getirildiği bildirildi.

    Çarpıcı iddiayı milliyetçi Yeniçağ Yazarı Ahmet Takan ortaya attı. Takan’ın iddialarını ciiddiye almak durumundayız. Çünkü benzer iddialar daha öncede gündeme gelmiş, fuatavni olarak bilinen bilgi kaynağı Saray’daki hazırlıklara değinmişti. Erdoğan’ın, ‘Siz bana %40′ı bulun biz onu %48 yaparız, bunu duyurmadan çalışmalarınızı devam ettirin’ dediğini ve HDP’nin baraj altında kalması için kirli oyunları kurgulama görevi Ala’ya, kamuoyu oluşturma görevi de Akdoğan’a verildi’ğini ileri sürmüştü. ( baknz: http://www.endiseli.org/detail/endiseli-/5336/fuat-avniden-bomba-anket-iddiasi)

    Takan, İç Güvenlik Paketi’yle atama yetkisi İçişleri Bakanlığı’na verilen Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı 60 il jandarma alay komutanının değiştirilerek yerlerine AKP’ye yakın komutanların getirileceğini savundu.

    Takan ardından konuyla ilgili şunları yazdı:
    7 Haziran’da sandıktan çıkamayacağını gören saray ve AKP’si, belirlenen 60 kritik ilde Jandarma alay komutanlarını neden değiştirmek istiyor?… Hedef belli: Şehir merkezlerinde gerekli dönüşümü yaptığı Emniyet eliyle sandıkları ablukaya alacak olan zihniyet, kırsalda da işi şansa bırakmamaya odaklandı. Biliyorsunuz, kırsal bölgelerde sandığın güvenliğinden Jandarma sorumlu. Bu güvenlik AKP-Saray lehine sağlanmalı ki; milliyetçi oylar MHP’ye fazla aktığında devreye girilsin, bir de gergin ortam oluşturup HDP barajı geçemesin, CHP oylarını artıramasın. Doğu-Güneydoğu oyları da geçmişte PKK’nın yaptığı gibi bu sefer Jandarma eliyle AKP’ye aksın… Ne de güzel değil mi?…

    İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, Şubat, Mart ve Nisan aylarında Jandarma yetkililerini de yanına alarak sayısız “seçim güvenliği” toplantısı gerçekleştirdi. (..) Sebahattin Öztürk, 3 aydır Efkan Ala’nın talimatıyla kritik bölgeleri dolaşıyor. “Seçim güvenliği” adı verilen toplantılarda valilere, sandıklarda oylara müdahale etme yöntemleri anlatılıyor.

    Kırsalda Jandarmanın sandık güvenliğini sağlayacak olması saray ve AKP tarafından ayrı bir önem taşıyor. Bu kapsamda bölge illerine ve başta Mersin, Adana, Antalya, Osmaniye, Kahramanmaraş, Kastamonu, Bolu, Ankara, Erzurum, Erzincan, Van, Edirne, İzmir, Trabzon, Muş, Bingöl, Ağrı, Batman, Sivas, Malatya, Elazığ, Hakkari, Şırnak, Diyarbakır, Gaziantep olmak üzere; AK jandarmaların devreye girmesi istenecek. Güneydoğu’da özellikle Jandarmanın, korucular ve aşiretler üzerindeki etkisinden yararlanılacak. AKP oylarının fazla olmadığı yerlerde seçmenin sandığa gitmesi kırsaldaki Jandarma üzerinden engellenecek. Söz konusu AK jandarmaların göreve başlamasıyla fazla basılan AKP mühürlü oylar buralara gönderilecek. Seçimler öncesine yetiştirilmesi planlanan tayinler ile AK jandarmaların bölgede ve bazı Batı’daki kritik illerde görevlendirilmesiyle CHP’nin yüzde 30, MHP’nin yüzde 20, HDP’nin ise yüzde 10 barajını geçmesinin önüne geçilmeye çalışılacak. Kaçan oylar bu şekilde hileyle geri getirilecek.

    “Bu kadar açık ve net nasıl yazıyorsun” diye sorarsanız; yazının da başında belirttiğim gibi Kaçak Saray’daki hummalı toplantılardan sağlam bilgilere ulaşıyorum.

    AKP sandıklar için başka neler yapıyor bir bakalım…
    1- Doğu-Güneydoğu başta olmak üzere bazı illerin il ve ilçe seçim kurullarının HSYK devreye sokularak değiştirilmesi için düğmeye basıldı.

    2- Seçim hilelerinin ortaya çıkmasını engellemek için yerel basın susturulacak. Şimdiden maalesef yerel basınımız da tabir caizse yemlenmeye başlandı.Yerel basın muhaliflik yapamasın diye bir bir satın alınıyor. Muhalefetin vekilleri gittikleri illerde TV’lere çıkamıyor. Kesenin ağzı tam manasıyla açıldı.

    3- AKP seçim sonuçlarını “sağlama” aldı… AKP genel merkezinin 4’üncü ve 5’inci katını daha önce de yazmıştık. Seçim koordinasyon merkezi. Buraya “sağlam” bir isim transfer edildi. YSK’da seçim sistemini (SEÇ-SİS)’i kuran “sağlam” bir eski daire başkanı, görevli olduğu İçişleri Bakanlığı’ndan Efkan Ala’nın onayı ile AKP genel merkezine transfer edildi. Mustafa Şentop ve bu kişi, AKP’de seçim merkezini kurdu. Ne hikmetse bu kişi daha önce YSK’nın seçim sonuçlarını AKP’nin hemen yanındaki önemli bir binadan girilmesini sağlayan kişiydi aynı zamanda…

     

  4. ÜÇÜ DE PARALELCİ Mİ? *** | Cumhuriyetimiz İçin

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s