KIŞ KIŞLIĞINI YAPMAKTAN VAZGEÇER Mİ?

İnsan- Tarih ve Ekonomi…
Bu cennet vatanı yönetmek isteyen yöneticilerin iyi tanımak-bilmek zorunda oldukları olmazsa-olmaz değerlerdir.
Eğer ülkeyi yönetenler, özellikle yakın tarihimizi iyi bilirlerse, en büyük zenginliğimiz olan tarihimizden ders alırlarsa mutlaka başarılı olacaklardır. Çünkü başımıza gelen acı olayların tamamına yakını, tarihte yaşanmış olayların tekrarıdır. Tarihini iyi bilen ve ders çıkarabilen yönetici, geleceği daha net planlar, hata yapma oranı azalır.

Ülke insanınızı, inanış tarzı-sosyal yaşamı-beklentileri-ülkeye bakışı-çalışkanlığı-ilgi alanları-etnik mensubiyeti- ekonomik durumu dâhil olmak üzere iyi tanıyan bir yönetici iseniz, siyasette mutlaka başarılı olursunuz.

Dürüst ve namuslu bir yönetici iseniz, ekonomi biliminin gerçeklerine, dünyadaki ekonomik gelişmelere göre davranmak, ülkeniz insanının yararlarını en önde tutmak becerisini gösterir ve hür dünya ile bütünleşmiş olarak ekonomik politikalar izlerseniz, insanlarınızın kalkınmışlığını ve refah düzeyini yükseltir, başarılı olursunuz.

Bu şartlara uyum sağlayan, danışmaktan korkmayan, bilgiye ve uzmanlığa saygı duyan, ekip çalışmasından ve öğrenmekten çekinmeyen, kendi milleti ile gurur duyan, sırtı pek-gözü tok bir yönetici iseniz, hem ülke insanınız rahat eder, siz de hem hayır-dua alır, hem de dünyanın saygın ve sözüne güvenilir liderleri arasına girersiniz…

Bu değerlere sahip olmayan, kendi yararını ülke yararından önce gören,
“ben her şeyi bilirim” diyen, sözünde durmayan, siyasi çıkarı için sürekli yalan söyleyen, siyaseti zenginleşme aracı olarak gören, demokrasinin evrensel kurallarını hazmedemeyen, kendi kafasına göre demokrasiyi bir araç olarak gören yöneticiler ise, kaybetmeye-yargılanmaya ve sonunda unutulmaya mahkûmdurlar…

Türk Milleti 7 Haziran 2015 günü iradesini ortaya koydu…
Beğensek de, beğenmesek de demokrasiye inanan herkes bu iradeye uymak zorundadır.
Ama-Fakat- Şayet ile başlayan cümleler, samimiyetsizliğin işaretleridir. Demokratik rejim kuralları ve Anayasa çerçevesinde herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Bunun lamı-cimi olamaz…

En önemli görev ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a düşmektedir.
Anayasa’nın kendisine verdiği yetkileri kullanarak ülkeyi hükümetsiz bırakmamak, her eylemi Anayasa ve Yasalara uygun olarak yapmak, ülkeyi sıkıntıya düşürmeden demokratik parlamenter rejimi korumak, onun sorumluluğunda olan bir iştir.
Erdoğan’ın gerek Başbakanlığı, gerek Cumhurbaşkanlığı ve gerekse 7 Haziran seçimleri öncesi tutumuna bakarsak, Anayasa ve Yasa çizgisinde hareket edeceğine inanmanın çok zor olduğunu görüyoruz.
Erdoğan, kendini korumak, yargılanmamak, hesap vermemek uğruna Türkiye’yi ateşe atacak davranışlarda bulunmaktan çekinmeyecektir.
İnşallah biz yanılırız. Önümüzdeki haftalarda gerçekler ortaya çıkacak…

İkinci görev ise “Emanet Oylarla” barajı geçen HDP’ye ve “Emanet Oy Sahiplerine” düşmektedir.
HDP, artık etnik siyaset yapmayacağını, “Türkiye Partisi” olduğunu söyleyerek bu oyları aldı, değil mi? O halde HDP, Türk Milletine şunları açıklamak, “Emanet Oy’ cular” ise bu yanıtları mutlaka ama mutlaka almak zorundadırlar;
HDP, PKK’yı bir Narko-Terör örgütü olarak mı, yoksa kardeşi olarak mı görmektedir?
-HDP, Türk Milletini Ermenilere soykırım yapmakla suçlamaya devam
edecek midir?

-HDP, Türk Milletini Yunanlılara soykırım yapmakla suçlamaya devam
edecek midir?

-Demirtaş, ilk konuşmasında Öcalan’a teşekkür etti ve “Şehitlerimizi” saygıyla anıyoruz, dedi.
Demirtaş, Öcalan’ı HDP’ nin önderi kabul edip etmediğini ve “Şehitlerimiz” derken kimleri kastettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır
.
Sizler, HDP’ye emanet oy verenler, bu soruları sormak ve yanıtlarını almak zorundasınız!
Hiç öyle, oy kullandığınız elinize bakıp durmayın. Elin kabahati yok, kabahatli olan beyin’ dir.

Yazıyı, Devlet Bahçeli’ye bir soru sorarak bitirelim;
Sayın Bahçeli, 2002 yılında tek başınıza yaylaya çıktınız ve “Erken Seçim” isteyip, partinizi baraj altında bıraktınız ve AKP’ ye tek başına iktidar yolunu açtınız. Sonra, ne zaman AKP yalpalasa, koluna girdiniz destek oldunuz.
Şimdi de 7 Haziran Akşamı, yetkili kurullarınıza danışmadan, koalisyona girmeyeceğinizi açıkladınız! O kurullarda görev yapan arkadaşlarınıza neyi ne zaman danışmayı düşünüyorsunuz? Yoksa o kişiler süs niyetine mi oradalar?
Bi sakin olun bakalım. Hiç olmazsa size verilen emanet oylara saygılı olun lütfen!

Önümüz yine karanlık. Taa ki, Türk Milleti kendi partisini kurana dek çalkalanıp duracağız!

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Haziran 2015
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “KIŞ KIŞLIĞINI YAPMAKTAN VAZGEÇER Mİ?

  1. KIŞ KIŞLIĞINI YAPMAKTAN VAZGEÇER Mİ?

  2. KIŞ KIŞLIĞINI YAPMAKTAN VAZGEÇER Mİ? *** “Kendi yararını ülke yararından önce gören,“ben her şeyi bilirim” diyen, sözünde durmayan, siyasi çıkarı için sürekli yalan söyleyen, siyaseti zenginleşme aracı olarak gören, demokr

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s