SONUNUZ BENZEMEZ İNŞALLAH

“Bana Dostlarını söyle, senin nasıl biri olduğunu söyleyeyim” demiş büyüklerimiz. Dostunu iyi seçemeyen kişinin, başı dertten kurtulmaz.

Cumhur’un Başı yönünü ne zaman ki Avrupa’dan Ortadoğu’ya, çağdaşlıktan Ortadoğu’nun terör örgütlerine çevirdi, dostlarının kalitesi de çok değişti, çok.
Önce Amerika Başkanı ve Cumhur’un Başı’ nın BOP Eşbaşkanlığı makamını paylaştığı Obama önce beysbol sopası gösterdi sonra selamı- sabahı kesti. Telefonlara da çıkmamaya başladı.
Özel hatlı kırmızı telefona bakıp-bakıp kahırlandığı, “çal ulan adi telefon” diye bağırdığı günler, Saray personeli tarafından kulaktan kulağa fısıldanır oldu…

Sonra, Rusya Başkanı Putin’le arası bozuldu. Bizimkinin attan düştüğünü öğrenen Putin, Cumhur’un Başına tahtadan at hediye edince, aralar limonileşti! Bir de, ikili randevuya bir buçuk saat geç gelip, bizimkini ağaç edince ipler kopma noktasına geldi. Kapıyı çarpıp çıkarken “Daha da gelmem Davos’a,
yani Şangay Beşlisine” diye rest çekti…

Onu Avrupa’nın en kral otellerinde misafir eden Avrupalı dostları da birer-birer yüz çevirdiler. Üstelik Avrupa Basını da, bizimkini yerden yere vurmaya başladı. Sinirlenen Cumhur’un Başı,
“Ulan sizin her tarafınız gazete olsa ne yazar be, sizin gazetelerinizden kesekâğıdı bile olmaz” diyerek, tepkisini ortaya koydu…

Eski dostları Esad ve Mursi ile de bir hukuku kalmamıştı. Esad yıkılmamış, Mursi ise hem müebbet hapse, hem de idama mahkûm olmuştu.

Elde, kala kala Aliyev-Nazarbayev-Halid Meşal-Şeyh Tamim-Abdülaziz el Suud ve en hakiki dostu El Beşir kalmıştı.
Fakat bunlar da çok cins adamlardı yahu! Bunların sağı solu hiç belli değildi ki!

Örneğin Katar Şeyhi Tamim, anasının çok para harcamasına kızarak babasını hapse attırmıştı!
Suud Kralı ise kendisinden evvelki kralın yakınlarını halletmiş tipik bir bunak idi! Bir keresinde bizimkini “Hoş geldin ya Evliya Çelebi” diye karşılamıştı!
İyi ki eski krala benzetmemişti, alimallah yoksa kelle anında giderdi…

Danışmanlarının önüne koydukları son haber, gaz ocağında kapkara olmuş tencerenin dibi gibi, içini karartmıştı.
Darbe ile işbaşına gelen, 250 Bin Müslümanın katledilmesinden sorumlu, Uluslararası Ceza Mahkemesinin soykırım suçundan iki kez tutuklama kararı verdiği Kadim Dostu El-Beşir’e, Güney Afrika hükümeti yurt dışına çıkma yasağı koymuştu!
Adamcağız, zaten Türkiye’den başka bir yere gidemiyordu. Güney Afrika’ya
50 Devlet Başkanı ile birlikte Afrika Birliği toplantısına davet edilmişti.
Fakat sonra UCM kararına uyarak, dışarı çıkma yasağı konmuştu.
El Beşir memleketine gidemiyordu yahu, bu nasıl olabilirdi?
Bu Batı denilen şeytan da işi bayağı azıtmıştı yani! Çok yüz verdik bunlara diye düşündü. Sonra aklına ilerde kullanacağı şu söz geldi;
“Eyy Batı, size yüz verip adam ettiysek, sıfırla çarpıp piç etmesini de biliriz!”

Bir anda ensesinden sırtına doğru buz gibi terin aktığını hisseti ve ürperdi.
Ya aynı oyunu kendisine de uygularlarsa? Kardeşlik Hukukuna rağmen yazdırdığı kitapla, kendisini hançerlemekten çekinmeyen sinsi biraderi ya bildiklerini söylerse, ya son günlerde içine kapanan Fidan Efendi açılır da konuşursa?
Eyvah ki eyvah…

Sinirle yerinden kalktı, bağırdı;
“Çabuk bana kurşun döktürün. Üzerimde nazar var. Allah bizi kem gözlerden korusun. Âmin…”

Mırıldandı; “Ne oldum değil, ne olacağım demeli. Allah sonumuzu benzetmesin. Neyse ki El Beşir dostum, gizlice kaçarak ülkesine dönmüş, şimdi ararım, sıkılınca yine bize gelsin. Nereden nereye. İyi ki bizde o büyük uçağı aldırmışız yahu. Ne olur, ne olmaz. Biz de yapayalnız kaldık yahu, emri hak vaki olduğunda içimizi yarıp baksalar aşırı yalnızlık görülecek be…”

Not:
Türkiye’yi baştan aşağıya eserlerle donatmış, ömrü boyunca proje fabrikası
gibi çalışmış, kalkınan-büyüyen Türkiye sevdalısı Sayın Süleyman Demirel,
hakkın rahmetine ve değerli eşi Nazmiye Demirel Hanımefendiye kavuştu.
Mekânı cennet, Allahın rahmeti üzerine olsun. Yarın birlikte yaşadığımız çok özel birkaç olayı anlatacağız. Türk Milleti, dünyanın yaşayan en kıdemli
“Devlet Adamını” kaybetti. Başımız sağ olsun…

Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Haziran 2015
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “SONUNUZ BENZEMEZ İNŞALLAH

  1. Saygıdeğer Rıfat Serdaroğlu Beyefendi

    Sizin ve milletimizin başı sağolsun.. Dediğiniz gibi Türkiye sevdalısı örnek bir devlet adamını kaybettik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Kompozisyon alanında 35 yıldır yazdığı kitap okunan bir edebiyat hocası olarak yazılarınızı takdir duygularıyla takip ediyorum.Günlük siyasetin önemli konularını derin bir vukufiyetle ele almanız, herkesin anlayacağı esprili bir dil, zengin örnekler ve anekdotlarla aktarmanızı takdir ve hayranlıkla karşılıyorum. Allah sa’yinizi meşkur etsin. Saygılar.

  2. SONUNUZ BENZEMEZ İNŞALLAH

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s