TÜRKİYE SEVDALISI

Sadece bir kişi konuştu ve Kürtçü-Bölücü PKK Narko-Terör örgütünün otuz yıllık propagandasını yerle bir etti;
“BBC’den aradılar va bana Arap mısınız, kısmen mi Türk’sünüz diye sorarak bana saygısızlık yaptılar, BBC’ye söyledim, ben Arapça konuşmuyorum, Kürtçe konuşmuyorum, ben Türk’üm dedim. Ben Türküm, o kadar…”

Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar devamla;
“Türkiye’nin Mardin’den Kars’a, Edirne’ye kadar bütün çocuklarımıza bilim alanında eğitim öğretim vermemiz lazım. Özellikle kızlarımızı okutmamız lazım. Kızlarımızı okutmazsak insan gücümüzün yarısını kaybetmiş oluyoruz. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki kardeşlerimizden kız çocuklarını okula göndermelerini tekrar tekrar rica ediyorum. Cumhuriyet döneminde çok iyi öğretmenlerimiz vardı. Bizi çok iyi eğittiler. Benim sınıfımdan 10 veya 15 kişi Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde profesör oldular. Bilimsel konularda fizik, kimya biyoloji, teknoloji alanlarında iyi eğitim vermek Türkiye’nin görevidir…”

Bunları söyleyen, Mardin İlimizin bir köyünden çıkan Kürt kökenli bir
TC Vatandaşımız! Türkiye’de Tıp eğitimini tamamladıktan sonra yurtdışına gidiyor, orada kendini kabul ettiriyor ve nihayet Nobel Ödülüne layık görülüyor!

Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ağabeyi Türk Ordusunun emekli Generallerinden Kenan Sancar’dır. Diğer kardeşi emekli Binbaşı ’dır.
Amcaoğlu Prof. Dr. Mithat Sancar HDP Milletvekilidir.

Sadece bu dört isim dahi bize Cumhuriyetin, etnik kökenleri ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızı kucakladığını kanıtlamaktadır. Elbette ki eksiklerimiz vardır ve sosyal olaylarda “son” yoktur. Gelişme ve ilerleme oldukça daha çok ihtiyaçlar ortaya çıkacak ve bunlar da çözülecektir.
Ama bunun yolu demokratik yolları kullanarak, tartışarak, yönetime katılarak, toplumun tamamına kabul ettirilerek yapılmalıdır.

Size rahmete kavuşmuş bir Türkiye sevdalısını daha tanıtmak isterim.
Kinyas Kartal, yani Kinyas Ağa!
Biz onu, yıllar süren parlamento hayatından ve dik duruşundan hatırlarız.
Kinyas Ağa, Rusya’da Çar Dönemini-geçiş dönemini ve Lenin iktidarını görmüş, İran’da Şahlık döneminde bulunmuş, Türkiye’de Büyük Atatürk-İnönü-Bayar-Gürsel-Sunay-Korutürk ve Evren’in Cumhurbaşkanlığı dönemlerini yaşamıştır.
Rusça-Fransızca-Almanca-Arapça ve Türkçenin aşiretlerde konuşulan şekli olan Kürtçeyi bilmekteydi!

Yakın tarihin en önemli olaylarını birebir yaşayan rahmetli Kinyas Ağa şunları söylüyor; “Ayrılık tohumu girmiş tarladan nifak ve nefret çıkar. Bu günkü gençler, bu toprakları nasıl kazandığımızı bilmiyorlar. Bu yüzden kardeş kardeşin kanını döküyor. Bu devlet Milli Mücadele ile kurulmuştur. Hepimiz Türk’üz. Toplumda mevcut sevgisizlikte, sözüm ona aydınların rolü vardır.
Bize bizden yakını yoktur. Herkes aklını başına almalıdır. Kürt gençleri akıllıdır. Kendi öz vatanları Türkiye’yi tahrip edip, Barzani Aşiretinin kölesi mi olmak istiyorlar. Olmaz böyle şey, olmaz. Birbirimize sarılacağız, birbirimizi seveceğiz…”

Şimdi bazı kişilere önemli görevler düşüyor;
TC Vatandaşlarından Kürt kökenli olup, bugün Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinin Başkanı olanlar, Üniversitelerimizde kürsü sahibi Profesörlerimiz, bilim insanlarımız, Tüsiad-Müsiad gibi işveren kuruluşlarının yöneticisi olanlar, Sanatçılar- yazarlar-ülkemizin en büyük ve en zengin müteahhitleri- sanayicileri- yatırımcıları görev sırası şimdi sizlerdedir.
Rahmetli Kinyas Ağa ve Prof. Dr. Aziz Sancar gibi sizler de çıkın konuşun.
Türkiye’nin birliğini savunduğunuzu, silah ile hiçbir şeyin elde edilemeyeceğini,
PKK Narko-Terör örgütünü lanetlediğinizi basın yoluyla ilan edin. Tarafınızı belli edin. İçinizdeki Türk Milletinden kazanıp, PKK’ya para yardımında bulunanları
açıklayın. Şeriat heveslisi cemaat-tarikat artıklarıyla ve Kürtçü-Bölücü katillerle
bir adım bile ileri gidilemeyeceğini anlatın. Siz konuşun ki, silahlar sussun…

Onlara şunları da söyleyin;
Eğer demokratik yolları reddeder, elinize silah alıp bebeleri-dedeleri-sivil insanları-devletin güvenlik kuvvetlerini öldürür, diğer taraftan da uyuşturucu ticareti yaparsanız, siz Türkiye’nin de bizim de dostumuz olamazsınız, deyin.
Tekrar söylüyorum, tarafınızı belli edin. Kimse korkakların servetleri korunsun diye gencecik evlâtlarını ölüme göndermek zorunda değil.
Korkmayın ve lütfen konuşun…

Değerli Okurlar;
Prof. Dr. Aziz Sancar ve Kinyas Kartal’ın iftihar ettikleri Cumhuriyet dönemi için
Bademlerin ve Kürtçülerin neler söylediklerini hatırlıyor musunuz?
Zulüm Dönemi-İnkâr Dönemi-Asimilasyon Dönemi-Müslümanları Ezme Dönemi- Tarihimizle Bağımızı Kopartma Dönemi…

Sancar’ ların, Kartal’ ların ve daha binlercesinin yetiştirildiği, Türkiye’ nin Cumhurbaşkanlığına kadar uzanan yol mu zulüm Dönemi, inkâr dönemi?
Yazıklar olsun! Olsa olsa bunu söyleyenler Türk Milletinin başına bela olan “nankörler döneminin elemanları” olabilirler…

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Ekim 2015
Rifat Serdaroğlu

5 thoughts on “TÜRKİYE SEVDALISI

  1. Sayın Bakanım, Nokta dergisi,akp yönetiminin Eylül ayında yaptığı bir toplantının tutanağını yayınlamış.Bakalım toplantıya katılanlardan Mücahit Arslan ne demiş:
    MÜCAHİT ARSLAN: ”Her ne kadar yüzde 41 oy almış olsak da biz aslında yüzde 25’lik bir partiyiz. Biz istikrarı temsil ettiğimiz ve Merkez sağ ve muhafazakar bir alternatifimiz olmadığı için biz yüzde 41 oy aldık. Son dört yıl içinde lale devri yaşıyoruz ve toplumsal olanı gözden kaçırıyoruz”

    Sayın bakanım Mücahit Arslan tam da gerçeği ifade etmiş,bir merkez sağ parti olsaydı bugün AKP ASLA İKTİDARDA OLAMAZDI,hatta oyu %15’in altında kalırdı.Artık toparlayıcı bir merkez sağ partinin yeniden kurulmasının zamanı gelmedi mi?Artık sizi sahaya inmiş görmek istiyor ve Türkiyenin bu kabustan çıkmasını diliyoruz.Hareketin Demokrat parti de olduğu gibi Ege’den başlatılmasını bekliyoruz.

  2. TÜRKİYE SEVDALISI

  3. Kinyas Kartal’a Tanrı bile diyebilirsiniz…Umurumda değil…
    Zira ben ateistim…!!!

    Ulu Önderimizin vefatından sonra, ülkemiz böylesi bir derin kırılma yaşamamıştı ve bugün başımızda olanlar da, işte bu kırılmanın eserleridirler…

    Gerisi sadece teferruat….

    Köy Enstitüleri neden kapatıldı?

    Bu soruya cevap olabilecek en saydam açıklamalardan biri, dönemin CHP Milletvekili Kinyas Kartal’dan gelmişti. Aynı zamanda toprak ağası olan Kinyas Kartal, yıllar sonra, Köy Enstitülerinin neden kapatıldığına ilişkin soruya şu açıklamayı getirmişti:

    “Köy Enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi. Doğuda en yüksek eğitim gören insan benim. Köy Enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti. Bunu içimize sindiremedik. Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar. Ben ne dersem onu yaparlar. Ama köylere öğretmenler gidince benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler. DP ile pazarlığa girdik, kapattık.”

    Köy Enstitüleri kapatılmakla, “Devrimci düşüncenin adamını” yetiştiren kaynak kurutuldu. Böylece Türk aydınlanmasının, yurdun tüm kılcal damarlarına yayılması engellenmiş oldu.

    Ve geldik, dinci faşist hırsızların işgallerine…
    Sen, Köy Enstitülerinin duvarını yıkarsan, işgal kaçınılmaz olur…!!!

  4. Cumhuriyetimiz İçin

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s