DAVUTOĞLU ÜRDÜN’DE

Dedesi Osmanlıyı arkadan vuran Ürdün Kralı Hüseyin, Amerika’ya gitti.
Amerika’da, üst düzey politikacılara bir konuşma yaptı ve şunları söyledi;
“Gerçek şu ki, IŞİD ile mücadelede Türkiye stratejik PROBLEM oluşturmaktadır. Türkiye Suriye’de tamamıyla dinci bir rejim getirmek için ÇABA gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgede RADİKAL İSLAMCI bir çözüme inanıyor. Avrupa’ya terörist göndermek Türkiye’nin işidir…”

Devlet Adamları konuşmalarında diplomatik bir üslup kullanırlar. Suçlayacakları kişileri bile kibar bir dille suçlarlar. Hiçbir Devlet Adamı; “Eyyyy Obama- Sizin ne işiniz var orada- Siz kimsiniz yahu-Lagara Lugara yapma- Yok öyle 25 kuruşa hem simit hem çay- Avara kasnak bunlar- Sevsinler senin demokrasini-Yemişim Anayasanı senin-Al ananı da git ulan-İsrail Dölü” gibi pespaye bitirimhane
dillerini kullanmazlar…

Ürdün Kralının diplomatik konuşmasının açılımı şudur. Yani Erdoğan için şunları söylüyor;
-Siz İŞID ile mücadele etmek istiyorsunuz. Ama sizin için en büyük engel ve en büyük problem Erdoğan’ın kendisidir. Erdoğan olduğu sürece siz İŞID ile mücadele edemezsiniz!
-Erdoğan, Kanlı Terör örgütü İŞID’e yardım ediyor.
-Erdoğan, Suriye’de bir İslam Devleti kurulması için her türlü yardımı yapıyor.
-Erdoğan, Türkiye’de terörist yetiştirip, eylem yapmaları için Avrupa’ya gönderiyor. Avrupa’daki ölümlerden Erdoğan sorumludur…

Bu anlama gelen suçlamalar, üç nesildir emperyalist devletlerin has adamı olarak Ürdün’ü yöneten ve Hz. Peygamberin 43 üncü nesilden torunu olduğunu söyleyen bir Ortadoğu uzmanı tarafından söyleniyor. Bu konuşmaların tamamı toplantı zabıtlarına geçiyor. Toplantıya katılanlar da doğruluyor!

Davutoğlu, bu sözlerin üzerine Ürdün’e gitti!
Türkiye-Ürdün İş Konseyi toplantısına katılmak için (Normal devlet prosedürüne göre bu seviyedeki toplantılara ilgili Bakan başkanlığında bürokratlar katılır. Başbakan katılmaz) geldiği Ürdün’de, Başbakan ve Ürdün Kralı ile görüştü.
Toplantılardan sonra yaptığı basın açıklamasında Davutoğlu, en önemli proje olarak, Türkiye-Ürdün arasında gemi seferleri başlatacağını söyledi!

Şimdiye kadar görev yapan Başbakanlardan herhangi biri bu durumla karşılaşsaydı, şöyle davranırdı;
TC Devletini ve Cumhurbaşkanını terör ihraç etmek, insanların ölümüne sebep olmak ve Suriye’de rejimi değiştirip bir İslam Devleti kurmakla suçlayan Ürdün Kralından bu haberleri tekzip etmesini ister ve yaptırırdı. Eğer Kral bu talebi geri çevirirse, TC Başbakanı olarak Ürdün ile ilişkilerin derhal askıya alındığını ve Kral Türkiye Devletinden özür dilemeden bu ilişkilerin düzelmeyeceğini söyler ve derhal Ürdün’ü terk ederdi!

Davutoğlu; “Efendim ben içerde Kral’a söyledim, bu konuşmaları basın sözcüleri yalanlayacak” gibi saçma bir yalana sığınırsa, o zaman adama sorarlar;
-Kral’ın Amerika’daki konuşmalarını basın sözcüsü mü yapmıştı?
-Basın sözcüsünün açıklaması mı yoksa Ürdün Kralının kamuya açık yerde yaptığı suçlamalar mı Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından ciddiye alınır?
-Ürdün Kralının elinde, söylediklerini doğrulayacak belgeler mi var?

Değerli Okurlar;
Cehalet ve ihanet birleşirse felaket denen şeytan doğar demiştik.
İşte size bir felaket daha! Temizle temizleyebilirsen…

Sizlere basit bir soru sorup, yazıyı bağlayalım;
Suriye’de rejimi değiştirip “İslam Devleti” kurmak için çaba gösteren bir kafa, aynı işlemi kendi ülkesinde yapmaz mı?
Yanıtınız yoksa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına sorun! Ama önce uyanmasını bekleyin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 29 Mart 2016
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “DAVUTOĞLU ÜRDÜN’DE

  1. Ülkemiz cok agir sartlar ve kötü yönetim altinda inim inim inliyor.Güneydogu resmen “Savas” halinde,Sehirler Canli bombalarla havaya ucuruluyor,Ekonomi,Egitim,Yargi,Saglik iflas noktasinda bizimkiler bu durum´da 24 Saat durmaksizin” Acil masa” etrafinda toplanacaklarina hersey gayet normalmis yolundaymis gibi avarelik ve aymazlik icinde Dis ziyaretlere yönelmeleri ,gayet rahat hareketler icinde olmalari akil alir gibi degil Hocam.Degerli yazarlarimizdan Zahide Ucar´in dünkü yazisi gercek olur da ,son darbe olan Anayasayi hertürlü hile ve adam ayarlamalarla gecirirlerse ülkemizin ruhuna El-Fatiha dememek icin hicbir neden kalmiyor.
    Bu rahatligi,korkuyu,vurdumduymazligi halen gülücükler icinde güya yönettiklerini sandiklarini anliyamiyorum.
    Her tarafdan silindik atildik.Bize düsman olanlar 24 Saat mesai icindeler.Yarin hangi felakete uyanacagimizi bilmiyoruz sabah kalkip gazeteler den gelen ilk mesajlara bakiyorum dedigim dogru cikiyor “Mardin de cadirkent faciasi”..hergün böyle ya patlamalar, ya ölümler sanki Irak ve Suriye olmusuz da bütün bunlari “kaniksamisiz” gibi toplumda bir huy olusmus.Yazik ki, ne yazik…Frenleyici kurum ve kisilerin olmamasi ve sahipsizligimize daha da YAZIK.Maas alan cok da,Maasinin hakkini veren yok maalesef Sayin Hocam.

  2. DAVUTOĞLU ÜRDÜN’DE

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s