KİBAR FEYZO

Kibar adam olduğu, Kibariye’nin ayak parmaklarının üzerinde uzanarak onu yarım yanaktan yarım dudaktan öpmesine ses çıkarmadığından belli idi!
Kibarım benim ya…

Kibarlığına başka örnekler vermek gerekirse;
Sayın Öcalan; (54 Bin kişinin yaşamını yok eden bebek katiline bile Sayın dedi.)
Muhterem Hocam; (FETÖ Terör örgütünün başına da Muhterem dedi.)
Sayın Barzani; (Türkmenlerin katili, PKK nın hamisine de Sayın dedi.)
Rıza Bey; (4 Bakanı ve çocuklarını para ile maymun eden soyguncuya Bey dedi.)

Dünyada mevcut 6,5 milyar insan içinde bu 4 kişiye birden saygı ve takdir ifadeleri ile hitap eden başka birini bulamazsınız. Benim kibarım o kadar kibardır yani!

Kibarımı anlamayan, anlamak istemeyen bazı hainler sürekli olarak ona yüklenirler. Tabii ki o da her insan gibi sinirlenir. Yüklenme, basın yoluyla yapılırsa kelimenin tam anlamıyla çıldırma noktasına gelir ve kayış sıyırır!
İşte o anda benim kibarım gider, o zarif o yumuşak adam gider yerine tam bir sokak kabadayısı gelir!
O zaman öyle şeyler söyler ki, sözleri ya “AT’ın yanağına kelebek konmuş” gibi olur, ya da “tüy dikti” gibi…

Örnek verelim;
-Esas söğüşlemeyi (Dolandırmak) Pensilvanya ’daki yapar! (11 yıllık ortağı-Hocası için dedi)
-Nâdânı terk etmeden yârânı arzularsın. (Hayvanı geçmeden, insanı arzularsın! )
-Eşşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri! (Eser bırakanlar ve eşek semeri?)
-Devlete giren çıkan yoksa onun adı yolsuzluk olmaz! ( Vatandaşı yolabilirsiniz)

Kibarımın bu sözlerine bakınca “Hah, tam da At’ ın yanağına kelebek konmuş” gibi oldu, yani çok komik oldu diyebilirsiniz.
İsterseniz “Tüy dikti” gibi de diyebilirsiniz.

“Tüy Dikmek” deyimi nereden çıkmış bilir misiniz?
Avrupa’da “tuvalet-hela-ayakyolu” alışkanlığının henüz olmadığı zamanlarda, herkes sokakta bulduğu yere kakasını yapar, sonra da yürür giderdi!
Bu sebepten salgın hastalıklar çok yaygındı.
Asilzadeler kendi kakalarının, gariban halkın kakası ile karışmasını istemezlerdi. Bu yüzden, bir asilzade sokağa çıkarken yanında iki hizmetli bulunurdu.
Asilzade sokağa kakasını yaptığı zaman, hizmetlilerden biri kakalar karışmasın diye üzerine bir adet tüy diker (Tüycü), diğeri de kakanın üstüne esans (Kokucu) sıkardı.

Yani, hah hem sokak ortasında kakanı yaptın hem de üstüne tüy diktin deyimi, buradan çıkmıştır.

Bu anlattıklarıma bakıp kimse Kibarıma “Tüy Diktin” demeye kalkmasın.
İleri demokrasilerde, Kibarım istediği yere yapar. Sizlere düşen onun kakasının üstüne tüy dikmek, esans fısfıslamak “yap-yap eğilme bu millet seninle” diye slogan atmak ve kuvvetlice alkışlamaktır.
Eğer kızdırırsanız, gelir kafanıza yapar, ortalığı b.k götürür, pişman olursunuz…

Kibarım benim ya! Sam Amca denen kovboyun haddini bildir de gel ordan.
Öptüm, görüşürüz inşallah, by canııım maşallah…

Sağlık ve başarı dileklerimle 31 Mart 2016
Rifat Serdaroğlu

One thought on “KİBAR FEYZO

  1. KİBAR FEYZO

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s