HUKUKİ DESTEK YETMEZ

Türkiye’de siyaseti yönlendirebilecek mevkide olanların tamamını çok iyi tanıyoruz!
Kim siyaseti geçim kapısı yapmış, kim devamlı yalan söyler, kim gerçek demokrat, kim demokrasiyi amaç değil araç olarak görür, kim lâik Cumhuriyetten yanadır, kim İran tipi İslam Cumhuriyetinden yanadır hepsini
iyi biliriz. Tıpkı Süleyman gibi…

Süleyman tatile çıkmış. Aklı iş yerinde kaldığı için otele varır varmaz müdürünü aramış;
-İşler nasıl be Müdür?
-Hiç sormayın demiş Müdür! Her şey iyi gidiyordu ama “maalesef soyulduk!”
-Müdürünü çok iyi tanıyan Süleyman; “Saçmalama Müdür, çabuk aldığın paraları yerine koy!”

Devlet Bey’i de çok iyi tanıyoruz!
AKP’yi iktidara getiren erken seçimi yaratmasından, her sıkıştıklarında Bademlere baston olmasına kadar her hareketinin gerçek amacını net olarak biliyoruz. Şimdi Bademlere “Hukuki Destek” vereceğini söyledi!
Yetmez Devlet Bey, yetmez! Hukuki Desteğin ardından AKP-MHP arasında
“Resmi Nikâh” yapılması da gerekir!

MHP’nin bu durumu için Rahmetli Alparslan Türkeş, sağ olsa ne derdi acaba?
Önce oğlu kendisini sattı, şimdi de kurduğu partisi AKP içinde eriyecek!

Devlet Bey’e nereye gittiği konusunda yardımcı olalım, vardığında şaşırmasın;
-Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına almış birinin evine gidiyor!
-Türk olmadığını ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” ilkesini Türkiye’den silen birinin yanına gidiyor!
-Milli Andımızı okullardan kaldıran Arap Milliyetçilerinin yanına gidiyor!
-Türkmenleri katleden Barzani eşkıyasını “Onur Konuğu” yapanlara katılıyor!
-Büyük Kürdistan projesine destek verenlerin yanına gidiyor!
-11 ayda 482 şehit vermemize sebep olanların koluna girmeye gidiyor!
-Öcalan ile müzakere yapanların, akilleri yaratanların koynuna girmeye gidiyor!
Bir adet Yargıtay kararı uğruna tüm bunlara değer mi Devlet Bey?
Yazık, çok yazık…

Değerli Okurlar;
“Devlet Adamı” yetiştirmekte pek başarılı sayılmayız. Gerçek devlet adamları diğer milletlere, çakma olanlar ise bizim nasibimize düşüyor…

Temel ile Dursun Amerika’ya gitmişler. Çok acıkmışlar ama ne yiyeceklerini bilememişler! Çat-pat İngilizceleri ve kıt miktardaki dolarları ile sağa sola bakıp yiyecek aramışlar. Nereye baksalar o paraya yiyebilecekleri sadece “Hot Dog”u görmüşler! İki kafadar “açlıktan ölsek bile köpek eti yemeyeceğiz” demişler! Demişler demesine ama bir müddet sonra açlık galip gelince, gidip iki hot dog almışlar. Tam ilk ısırığı alacakken, Temel ekmeğin arasından sosisin ucunu görmüş, tiksinti ile Dursun’un elindekine bakıp onda da aynı sosisi görünce;
Ula Dursun, biz ne şanssız insanlarız yahu, ikimize de köpeğin aynı yeri geldi da!

Daha ne diyeyim değerli okurlar?

Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Mayıs 2016
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “HUKUKİ DESTEK YETMEZ

  1. Kemal Kılıçdaroğlu tatlı tatlı ve sürekli saçmalıyor. Ettiği lafların kimisi büyük saçmalık, kimisi küçük saçmalık.Büyük saçmalıklar gürültü koparıyor, “başkanlık sistemini kan dökmeden getiremezsiniz” gibi iç savaş davetiyesi kokan çam devirmeler…Küçük saçmalıklar gözden kaçıyor, “bayraktan ne istiyorsunuz” ya da “milli marşımızadokundurtmayız” gibi basitlikler ve ucuzluklar…Bir de demiş ki: “Kardeşim, sen kim olursan ol, ne kadar güçlü olursan ol, Atatürk’ün adınıanayasadan çıkaramazsın.” Biz de merak ettik, acaba eski anayasada Atatürk’ün adı niçin yer almamıştı?Ne 1921 Anayasası’nda Mustafa Kemal Paşa ismi geçer, ne de değişiklikleriyle 1924 Anayasası’nda.Atatürk, kendi anayasasında kendinden niçin sözetmemişti?İstese koyduramaz mıydı?Hadi 1921 ya da 1924 yıllarında henüz “Atatürk devrimleri ve ilkeleri” ortada yoktu (1934 yılına kadar Atatürk soyadı bile yoktu), sonradan ekletemez miydi?Milliyetçiliğin kaç çeşit tanımı vardı ki, anayasaya “Mustafa Kemal tarzı milliyetçilik” diye bir ibare konmamıştı?Pekala olurdu canım, “Enver milliyetçiliğini reddeden yüce Türk milleti” denemez miydi? Niçin olmamıştır?1937 yılında anayasaya CHP’nin altı okunun eklenmesinde bile (partilerden bir partinin tüzüğü anayasaya giriyor, rezalete bak!) Atatürk ismi geçmez.Bu alışkanlık, 1960 ve 1980 darbelerinden sonra, kendi kafasına göre yeni anayasa yaptıran bürokrasinin kendine bir “sığınma arayışından”, bir “arkasını yaslama çabasından” kaynaklanmıştır.Hiçbir ülkenin hiçbir anayasasında “şahıs” belirtildiğini biz duymadık, bilen varsa bildirsin. Amerika’da “bağımsızlığımızı sağlayan kurucu babamız Washington” ya daFransa’da “bizi düşman işgalinden kurtaran kahraman De Gaulle” gibi ifadeler niçin revaç bulmamıştır?Kişiyle özel kanun çıkarılamadığı gibi kişiye özel anayasa da (ana kanun) yapılamaz da ondan.Ama Atatürk sıradan bir kişi değil ki…Sıradan kişiye özel de yapılamaz, sıradışı kişiye özel de yapılamaz.Biz yaparız, bizimki “Türk tipi anayasa”…Ama “Türk tipi başkanlık” lafı küfür gibi gelir bazılarına, o ayrı!Eski anayasada önsöz de yoktur. Niçin konmamıştır?Gazi Mustafa Kemal Paşa, “gerekçe göstermek”, niçin yeni bir devlet kurduğunu “birilerine açıklamak” ve “kendini savunmak” ihtiyacını duymamıştır da ondan. (Bunu ancak 1927 yılında, partisinin meclis grubu toplantısında verdiği nutukta yapmıştır, o da, “kendisinemuhalefet eden generalleri niçin tasfiye ettiğini” açıklamak ihtiyacını duyduğu zaman.) Bürokrasi korkusu o kadar iliklere işlemiş ki, şimdi iktidar, on dört yıl sonra bile,hazırladığı yeni anayasaya bir önsöz yazmaya çalışmaktan kendini alamıyor. İlle biryerlerekarşı savunmaya geçecekler.

    Date: Fri, 13 May 2016 04:02:16 +0000
    To: cengiz53@hotmail.com

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s