BAYRAM ŞEKERLERİ-3 (2016

Türk Polisinin kötü bir huyu vardır. Savcılık emriyle bir tutuklamaya gidecekse ya Cuma akşamı ya bayram ya da tatil öncesi gider ve kişiyi alır. Tatil kaç günse, ne Avukatına ulaşabilirsin, ne de Savcıya! Tatil süresince Polis seninle olan işini kolayca bitirir ve “Gönüllü İtirafını” severek alır.
Böylesi olaylara siyasi hayatımız ve yaşadığımız darbeler esnasında çok karşılaştığımız için oldukça deneyimliyizdir, evvelallah!
Malum bizde mevsim dört, darbe beş! Üstelik darbeler, mevsimler gibi gelirken haber de vermezler. Öyle şerefsizdir bizim darbeler!
Bu yüzden, Bayram Şekerlerini tatilden önce bitirmek için çabalıyorum. Hayırlısı…

CNN-KÜRT, CNN-ŞERİAT OLDU;
Aydın Doğan’ın Erdoğan’dan torpilli elemanı, her şeyi bilen yarım üniversite mezunu Ahmet Hakan, “Çözüm Süreci” denen “İhanet Sürecinde” ne kadar Kürtçü-Bölücü, sapkın adam varsa programına çıkarır ve bu adamların
Türk Milletine hakaret etmelerini keyifle seyrederdi!

Şimdi çözüm süreci bitip “Ölüm Süreci” başlayınca, Ahmet Hakan “İslam Devletinin” taşlarını döşemeye başladı. Sanki Türkiye’nin her derdi bitti, ülke huzur adasına döndü, ekonomi şahlanışta, dış dünyada itibarımız tavan yapmış gibi, “Lâiklik Kaldırılsın mı-Kaldırılmasın mı” tartışmasını yaptırıyor.
Hem de kimlerle?

Türkiye’de yüzlerce İlahiyat Profesörü, tüm dinleri ve ülkelerin yönetim sistemlerini, demokrasiyi, din devletlerindeki durumu çok iyi bilen yüzlerce uzman varken, toplumun tanımadığı Saray’daki danışmanların gönderdiği iki militan ile!

Hür dünyanın asırlarca tartışıp, kan döküp vardığı “Lâikliğin Demokrasinin Temel Taşı” olduğu gerçeğini Aydın Doğan’ın Ahmet Hakan’ı alt üst edecek ha! Yazıklar olsun…

Bayram Şekeri; Eyy Aydın Doğan ister sakal bırak, ister şalvar giy, ister Cübbeli Hocayı da kadroya al, ister Saray’daki zikir törenlerine katıl, ister Bilal’in vakfında gönüllü olarak çalış, çaren yok sıra sana da gelecek. Bademden kurtulsan, bizlerden yani Atatürkçülerden-Vatanseverlerden-Türk Milletinden kaçamayacaksın. Sana şeker meker yok!

Adaletin Batsın Badem;
-Şaban Dişli, AKP Milletvekili ve şu an AKP Genel Başkan Yardımcısı!
Kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Başkanı Hulusi’yi esir almış, ordudan atılmış, tutuklanmış bir darbeci!
*Şaban Dişli, halen görevinin başındadır! Doğru olan da budur. Çünkü suçun şahsiliği prensibi bizim hukuk sistemimizin temelidir.

-Can Dündar yurtdışında! Bildiğimiz kadarıyla hakkında bir tutuklama kararı yok. Yazılarına devam ediyor. Eşi Dilek Dündar, yurtdışına kocasının yanına gitmek için bilet alıyor, bir sürü masraf ediyor, havalimanına geldiğinde pasaportunun iptal edildiğini öğreniyor. Pasaportunu iptal eden makam, zahmet edip “Pasaportunuz şu gerekçeyle iptal edilmiştir” diye bilgi de vermiyor!
İnsana saygıları yok ki!
*Dilek Dündar’ın pasaportu niçin iptal edildi?
Yanıt; Can Dündar’ın eşi olduğu için! Eee hani suçun şahsiliği prensibi vardı?
Kaldı ki Can Dündar hakkında bir karar yok! Olsa bile Dilek Dündar’ın ne suçu var? Şaban Dişli’ye uygulanan hukuk, niçin Dilek Dündar’a uygulanmaz?
Mafya mısınız siz? Adaletiniz batsın sizin!

Bank Asya Masumları;
-Bir memur veya bir işçi, çocuğunun okul taksidini Bank Asya’dan yatırdı diye, işinden oldu ve kovuldu!
Bugün Halkbank-Ziraat Bankası-TMSF-Merkez Bankasının tepelerindeki yöneticilerin çoğu, Bank Asya yönetiminden getirildiler. Halen de çalışıyorlar!
Badem, Bank Asya’ya mevduat toplama izni verir, suçsuz!
Badem, Kamu Kuruluşlarına “Bank Asya ile çalışın” diye emir verir, suçsuz!
Badem, Bank Asya’nın yöneticilerini Kamu Bankalarında görevlendirir, suçsuz!
Fakat memur veya işçi, çocuğunun okul parasını Bank Asya’dan yatırdığı için, suçludur! İşinden atın, konuşursa içeri atın, nasılsa arayanı soranı yok!

Melek Bu Bademler, Melek;
Adamı Vali yapan kim? Badem!
Adamı İçişleri Bakan Müsteşarı yapan kim? Badem!
Adamı ikinci kez Vali yapan kim? Badem!
Adamı İl Emniyet Müdürü yapan kim? Badem!
Adamı İl Defterdarı yapan kim? Badem!
Valilere, “Cemaate her türlü desteği verin” diye emir veren kim? Yine Badem…

Vali makamında, sağında Emniyet Müdürü solunda Defterdar olduğu halde oturmaktadır! Karşılarında o ilin önde gelen işadamları vardır.
Vali; “Bakın arkadaşlar, Reis Cemaate destek verin dedi. Sıra sizde! Hadi bakalım Müdürümüz ve Defterdarımızın önünde gösterin himmetinizi” der.
İşadamlarının çoğunluğu, içlerinden “Haram zıkkım olsun” diye, diye paraları bastırırlar.
Onlardan biri yanlışlıkla “Efendim makbuz alsak” der ama Emniyet Müdürü, “Himmetin makbuzu mu olur a Müslüman” diye fırçayı basar.

Gün gelir, himmet parası veren o işadamları, FETÖ’ne para yardımında bulunmaktan hapse atılırlar, üstelik tüm mallarına el konur!
Hapse atılan işadamları kendi aralarında konuşmaktadırlar; “Yahu bu nasıl iş? Zorla para verdirdiler, şimdi niçin verdiniz diye içeri attılar. Yetmedi kırk yıllık emeğimizin üstüne çöktüler! Şeytan bunların yanında çırak kalır!
Bornovalı şöyle der; Yıllardır Rifat Aga bizleri uyarmadı mı? Biz ne yaptık? Dinlemedik, bize yapılanlar az bile…

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Eylül 2016
Rifat Serdaroğlu

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s