17/25 DÜNYADAKİ EN ZENGİN DARBEDİR!

Erdoğan’a ve onun bazı Savcılarına göre, 17/25 Aralık 2013, FETÖ tarafından yapılan bir darbedir. Erdoğan’ın ağzından her çıkanı “Emir” kabul eden Bademlere göre de 17/25 bir darbedir!
Haram medyası-Aydın Doğan medyası ve TV’lere AKP tarafından çıkartılan adamlara göre de 17/25 kesin bir darbedir!

Bir an için, Erdoğan’ın dediği gibi 17/25 Aralık’ın, FETÖ Savcı ve Polisleri tarafından yapılmış bir darbe olduğunu kabul edelim! Dedikleri gibi olsun!
Peki, 17/25 Aralık günü ortalığa dökülen ve Türkiye’yi dünyaya rezil eden, komedi şovlarına malzeme yapan hırsızlıklar-yolsuzluklar-rüşvetler-evde sıfırlanan milyonlarca dolarları-avroları ne yapacağız?

Milyarlarca dolar-avro Rıza Sarraf’ın kasalarından kendi kendilerine çıktılar, kimi banka genel müdürünün evindeki ayakkabı kutularına girdi, kimi saat oldu Zaferin koluna, kimi piyano oldu Zafer’in evine, kimi Bakan çocuklarının kasalarına, kimi çikolata kutularına, elbise torbalarına girip Egemen’in cebine girdiler!
Elbette ki bu paraları, darbe yapmak için CIA uşağı FETÖ koymuştur, değil mi?

17/25 Aralık sebebiyle istifa eden dört Bakan da FETÖ elemanıydılar, değil mi?
TOKİ Bakanına, “Ben her şeyi Başbakan Erdoğan emrettiği için yaptım. Ben niçin istifa edeyim ki, istifa edilecekse önce Başbakan Erdoğan istifa etmelidir” sözlerini NTV canlı yayınında FETÖ söyletmiştir, değil mi?

“Babacığım, hepsini sıfırlayamadık. 30 Milyon avro kaldı. Bununla Şehr-i Zar Konaklarından Avukatın üstüne 4 tane alalım diyoruz” cümlesini de FETÖ söyletti, değil mi?

Tarih 17/25’i nasıl yazacak biliyor musunuz, Sayın Savcılar?
17/25 olayı, TC Devleti içinde yuvalanmış iki organize suç örgütünün İKTİDAR KAVGALARI sonucu, birbirlerinin k.çlarını-suçlarını açık etme işidir.
17/25 haram paranın kullanıldığı, Türkiye’nin pisliğe boğulduğu, Türk Adalet sisteminin yerlerde süründüğü, Türk Tarihinin en zengin (!) darbe girişimidir…

Erdoğan ve AKP’nin üzerine toz kondurmadığı Badem Paşalarından biri de Hilmi Özkök’tür. Ergenekon-Balyoz davaları sırasında “Kasaptaki ete soğan doğramam” sözüyle ünlenen Badem Paşa, Savcılar ile 8 saat köfteli süren piyazlı bir görüşme yapmış ve kendi Komutanlarına sahip çıkmamıştı.
Aynı tavrını şimdi de, Erdoğan’ı satarak yineledi!
“2004 yılındaki MGK Toplantısında biz askerler olarak, Fethullah Terör Örgütünün çok tehlikeli olduğunu, orduya sızmaya çalıştığını ısrarla söyledik. Fakat zamanın iktidarı bizi dinlemedi” dedi!

Sayın Savcılar;
Hilmi Özkök, sıradan biri değildir. Kurfallı Köyünün Kır Bekçisi hiç değildir.
O bir Badem Paşasıdır. Adamcağız TBMM Komisyonunda demek istiyordu ki;
“FETÖ’nü kim korudu, kim büyüttü, kim devlete soktu diye arıyorsanız, bırakın garibanlarla uğraşmayı, 2004’teki MGK’daki kararları kim hasıraltı ettiyse onun yakasına yapışın’

Hadi Sayın Savcılar, lütfen bir de sizler dinleyin Badem Paşasını!
Bakalım sizin etinize soğan doğrayacak mı? Zekeriya Öz için doğramıştı ya…

Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Ekim 2016
Rifat Serdaroğlu

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s