REJİM DEĞİL SİSTEM

Cahil Bademler o küçücük akıllarıyla adam kandırdıklarını sanıyorlar!
Dedikleri şu; “Biz rejimi değil sistemi değiştiriyoruz! Rejim 1923’te belli oldu, adı da Cumhuriyet’tir!”
Demek öyle! Bademlerin istediği rejimin adı “Cumhuriyet” ha…

Bademlerin tüm hayatları yalan üzerine kuruludur;
-2002 AKP İktidarına kadar geçen 79 yıllık dönem için “Zulüm Dönemi” diyen kim?
-90 yıllık “Reklam Arası” dönem bitti, diye kim?
-100 yıldan fazladır bu topraklarda vurulan prangalardan kurtarmayı Rabbil Alemin bizi nasiplendirdi diyen kim?
-Bir hukukçu olarak Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilemez olmasını kabul etmek mümkün değildir, diyen kim?
-Lâiklik Anayasa’da olmamalıdır, çıkarılmalıdır diyen kim?
-Türk Ordusunun Genelkurmay Başkanını “Terör Örgütü Başı” diye zindana atarken, PKK Önderi Öcalan’a Sekreterli Villa tahsis eden kim?
-Atatürk’e ve silah arkadaşlarına “Ayyaş” diyen kim?

Hem bunları söyleyeceksiniz, hem 15 yıl ülkeyi yönetip Cumhuriyet’in tüm değerlerine savaş açacaksınız, hem de biz “Rejimi değil, sistemi değiştiriyoruz” diyeceksiniz!
Siz alemi kör, herkesi salak mı zannediyorsunuz?

Bademler çok korkaktırlar;
-Siz hiç inandığı fikrini mertçe söyleyen, yaşamak istediği rejimi açıkça savunan bir Badem gördünüz mü? Asla göremezsiniz. Görüntüde “Demokrat” geçinirler, demokratik rejimin özgürlük ortamından sonuna kadar yararlanıp, demokrasiyi ve onun değerlerini yıkmak için fırsat kollarlar. Küçük yaştan eğittikleri zavallı gençleri ateşe atmaktan, onları kullanmaktan çekinmezler!

-Biat kültürü ile yetişmişlerdir;
Demokrasinin temeli olan tartışma kültürü ve karşı fikre saygı bunların kitaplarında yazmaz. Lider belledikleri kişiye şartsız bağlıdırlar. Lider emreder herkes uyar, dikta rejiminde olduğu gibi…

Bu anlayışta bir grup, ellerine fırsat geçmişken rejimi de değiştirir, hayat tarzımızı da değiştirir.
Eğer bu Anayasa değişiklikleri Türk Milleti tarafından kabul edilirse, bir gecede İran’daki rejim benzerine geçtiğimizi görebilirsiniz…

Acaba-öyle mi-bir denesek denecek zaman değildir.
Türk Milleti olarak ya kaderimize el koyacak ve Cumhuriyete sahip çıkacağız, ya da Federe İslam Devletinde birer köle olarak yaşamaya gayret edeceğiz. Özellikle kadınlarımız, kızlarımız…

Yarın referandum süresince nasıl çalışmamız, neler yapmamız, neleri yapmamamız gerektiği konusundaki düşüncelerimi paylaşacağız. İlginç fikirleri olanlar katkıda bulunurlarsa minnettar oluruz.

Sağlık ve başarı dileklerimle 25 Ocak 2017
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “REJİM DEĞİL SİSTEM

  1.                    “Anayasa Değişikliği Teklifinde” önerilmiş sistemin daha iyi değerlendirilebilmesi/ algılanabilmesine katkı bağlamında:
                       Ülkemizde; 1963 yılından itibaren, belediye başkanlarının doğrudan halk tarafından seçilmesi uygulamasına geçildiği halde bu tarihten sonrada mevzuatta, belediye başkanının görev/ yetkileri veya belediyenin görüşme ve karar organlarına ilişkin düzenlemelerde herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek duyulmadığı; belediyelerimizin “demokrasinin beşiği” olma özelliğini halen koruduklarının anımsatıldığı  bir yazım aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. Saygılarımla.
     
                       Mahmut ESEN
                 E. Mülkiye Başmüfettişi

    BELEDİYE BAŞKANLARININ MECLİS YERİNE HALK TARAFINDAN SEÇİLMESİ UYGULAMASINA GEÇİLDİĞİ HALDE SİSTEMDE DEĞİŞİKLİK YAPILMAMIŞTIR

                                                                                            

    1-TBMM görüşülmekte olan Anayasa Değişikliği Teklifinde yürütme (hükümet etme) görevi/yetkisi tümüyle ve tek başına Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Teklifte, 1876 Anayasasından itibaren siyasi/yönetim yaşamımızda yer alan Bakanlar Kurulunun kaldırılması önerilmiştir.

    Teklifin gerçekleşmesi halinde bakanların bir araya gelerek kararname çıkarması/karar alması; kanun tasarısı hazırlaması, tüzük/yönetmelik çıkarması, kararname ve kararların ortak sorumluluk bağlamında Başbakan ve bakanlarca imza altına alınmasına vb. yönelik, 150 yılı aşkın demokrasi uygulamamız, siyasi/yönetim deneyimiz tarihe karışmış olacaktır.

    Cumhurbaşkanına, demokratik parlamenter sistemle bağdaşması zor görev ve yetkiler verilmiştir.

    Bu tarz bir değişikliğe ihtiyaç duyulmasının temel nedeni olarak; Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi, dolaysıyla halka karşı taahhüdü ve sorumluluğunun olması gösterilmektedir.

    2-Anayasa Değişikliği Teklifinde önerilmiş sistemin daha iyi değerlendirilebilmesi/ algılanabilmesi için ülkemizde “demokrasinin beşiği” olarak kabul edilen, genel karar organları halk tarafından seçilen, kuruluş tarihleri Tanzimat dönemine kadar uzanan belediyelerimizdeki uygulamaların/ birikimlerin göz ardı edilmemesinde yarar olduğu düşünülmektedir.

    Üstelik Cumhurbaşkanının TBMM yerine doğrudan halk tarafından seçilmesine benzer bir durum, yakın tarihimizde, belediye yönetimlerinde de yaşanmıştır. Hatırlanacağı üzere yakın bir tarihe kadar  (19.07.1963 gün ve 307 sayılı Kanunla yapılmış değişiklikten önce)  belediye başkanları, belediye meclisi tarafından (iki dereceli seçim sistemiyle) seçilmekteydi. Anılan Kanunla belediye başkanlarının meclis tarafından seçilmesine ilişkin düzenleme kaldırılmış ve 17.11.1963 tarihinde yapılan mahalli idareler genel seçimlerinden sonra belediye başkanları halk tarafından seçilmeye başlanmıştır.

    Buna karşın o zamanlar yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye Kanununda; belediye başkanının görev/ yetkileri veya belediyenin görüşme ve karar organlarına ilişkin herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamıştır.

    3- Bu yapının günümüzde de aynen korunduğu bilinmektedir.

    Diğer bir ifadeyle belediyenin başı, temsilcisi, yürütme organı olduğu ve doğrudan seçimle iş başına geldiği halde (adı başkanlık olsa da)  yürütme yetkisi tek başına, belediye başkanına bırakılmamıştır.

    Mevzuatta belediyeye ait görev ve yetkiler; belediye meclisi, “belediyenin kabinesi” sayılabilecek encümen ve belediye başkanı arasında dengeli bir şekilde paylaştırılmıştır.

     Bu bağlamda;

    Belediye meclisinin; belediye faaliyetlerine yönelik bilgi edinme,  faaliyet raporu değerlendirme, denetim komisyonu kurma, soru sorma, genel görüşme isteme ve gensoru verme yetkileri bulunmaktadır.

    Belediye encümen üyelerinin çoğunluğunun halk tarafından seçilmiş üyelerden oluşması dikkat çekici bir durumdur.

    Belediye başkanı, görevinin devamı süresince siyasî partilerin yönetim ve denetim organlarında görev alamaz. Belediye başkanı, kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak, belediye meclisi ve encümeninin kararlarının uygulanmasını sağlamakla da yükümlüdür.

       Belediye başkanının ( izin, hastalık vb. nedenle) görev başında bulunmadığı hâllerde belediye başkanına seçilmiş bir üye vekâlet edebilmektedir.

                         4-Belediyelerimizdeki anılan yönetim biçimin; parlamenter demokrasinin küçük bir modeli olarak yıllardır başarılı bir şekilde uygulandığı, belediyelerimizin “demokrasinin beşiği” olma özelliğini korudukları, atanmışların seçilenlerin önüne geçmediği bu modelin halk tarafından da benimsendiği, yönetimde istikrar sorununun yaşanmadığı bilinmektedir.

          Diğer yandan ülkemizdeki en eski mahalli idare birimlerinden köy yönetimlerinde dahi (18.3.1924 gün ve 442 sayılı Köy Kanununa göre oluşturulmuş) belediyelere benzer bir demokratik bir yapılanma vardır.

     

  2. İşyerime gelen gençlerle çok kısa sohbet ettim..
    “”Sizler, çiğköfte sadece Nuri Babadan yenir deseler, itiraz eder misini,z ?””
    Etmeyiz baba, zaten alıştık, başka yerden yiyemiyoruz..
    “”Peki, bunu kanun haline getirsek, size göre bir sakıncası olur mu ?””
    Niye olsun ki baba, biz zaten buradan yiyoruz…
    “”Diyelim ki ben geberdim…Ve yerime gelen çiğköfteci de orospu çocuğunun hırsızın biri..Hiç memnun değilsiniz…Ama kanun gereği zorunlu olarak eğer çiğköfte yiyecekseniz mutlaka bu dükkandan yiyeceksiniz…Bu durum sizce uygun mu ?””
    Elbette uygun değil baba…Çiğköfte yemeyiz diyeceğim de, o da olmayacak..
    “”Öyleyse, bu konuda çıkacak kanuna karşı çıkmak da insanlığımızın gereği değil mi ?””
    Babaaaaa sen Başkanlığa geleceksin, anladım…
    “”Evet, Başkanlığa geleceğim…Biz başkanlığa ve Erdoğan’ın başkanlığına karşı değiliz ama Erdoğan’dan sonra gelecek olan orospu çocuğu olursa ne yaparız…İşte onun için karşıyız çocuklar…””
    Doğru söyledin baba..Erdoğan’dan sonra gelecek kişiyi bilmiyoruz..Ya yetkilerini kötüye kullanırsa…Evet baba gerçekten haklısın…Başımıza iş almayalım, durup dururken…
    “”Çocuklar, çiğköftenin yanında ki ayranlar benden…””…

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s