EVET OLURSA/HAYIR ÇIKARSA

Bu tarz bir yazı için “çok erken” diyecekler çıkabilir!
Fakat siyasetçi öngörü sahibi olmalı, planlamalarını ona göre yapmalı, devlet bürokrasisini önceden çeşitli senaryolar üzerine çalıştırmalı ve kamuoyunu usulüne göre bilgilendirmelidir. İnsan böyle bir çalışma sistemine alışınca, sürekli olarak önündeki olasılıkları hesap etmek zorunda kalıyor…

Henüz tarihi belli olmayan referandumdan “Evet” oyu çıkarsa;
-Erdoğan, Türk Devletinin tek sahibi olduğunu tescil ettirmiş olacaktır.
-Erdoğan, bir daha eşit-adil bir seçim yapmayacaktır.
-Genelkurmay Başkan’ı, MİT Başkanı gibi sakal bırakacak, komuta kademesindeki Atatürkçü ve Demokrat subaylar tasfiye edilecektir.
-ABD ve AB ile ilişkiler bilerek koparılacak, Rusya ve Suudi Arabistan ile ilişkiler arttırılacaktır.
-İmralı anlaşması gün yüzüne çıkarılacak ve Yerel Yönetimlerde “Özerklik” ile başlayacak parçalanma sürecine geçilecektir.
-Belirlenecek bir günde, AKP tarafından yetiştirilip belediyelere, vakıflara, devlete yerleştirilen kadrolar ellerinde Kur’an-ı Kerimlerle büyük şehirlerde meydanlara inip, “İslam Devleti” isteyecekler ve çok ciddi çatışmalar yaşanacaktır! (Abdurrahman Dilipak, dün
“Hilafet şu anda TBMM’ye intikal etmiştir” diyerek ilan etmiştir!)
-Erdoğan, “Sıkıyönetim” ilan edecek, çok büyük çapta tutuklamalar yapılacak ve adım-adım bir Cuma namazından sonra kucağında “Kürdistan” adlı piçiyle “Federe İslam Devleti” çıkıp gelecektir…

Henüz tarihi belli olmayan referandumdan “HAYIR” oyu çıkarsa;
-Erdoğan ve AKP, içerde ve dışarda büyük ölçüde itibar kaybedecektir.
-Devlet Bahçeli bir daha kongre yapmayacak ve klasik araba koleksiyonu ile külliye ’ye taşınacaktır.
-TBMM’deki partiler, Türk Milletinin ortaya koyduğu “Milli İradeye” yine sahip çıkamayacaklardır!
-HAYIR sonucu, Erdoğan’ı ve AKP’yi asla Demokrat yapmayacaktır. Aksine, mevcut durumdan yararlanmak için baskıyı arttıracaklar ve siyasi cinlik peşinde koşacaklardır.

Değerli Okurlar;
Bunları kimseyi üzmek, şevkini kırmak için yazmıyorum. Tabii ki HAYIR çıkartmak için çalışacağız. Tabii ki mücadeleye devam edeceğiz!
Gerçek olan, böylesi toplumsal kararlar ve toplumsal birliktelikler sonrası, bu enerjiyi siyasete ve sandığa taşıyacak “Siyasi Parti” eksikliğidir.
Gezi olayları ve Cumhuriyet mitingleri sonrası, toplumun nasıl umutlandığını heyecanlandığını hepimiz hatırlıyoruz. Sonrası ne oldu? Bu toplumsal enerji siyasete yansıtıldı mı?
Yoo, AKP birkaç gün sustu, sonra üst akıl-darbe girişimi diye bastırarak toplumu sindirmedi mi?

HAYIR oyları fazla çıktığında, toplumdaki heyecanı diri tutup bu güzel enerjiyi sandığa yansıtmayı becerebilecek bir siyasi akla ihtiyaç vardır.
Bu nasıl olabilir?
-Ya, siyasetin merkezinde konumlanacak, toplumda itibarı olan, çoğunluğu YENİ ve GENÇ vatanseverlerden oluşacak bir siyasi yapıyı kurmak ve desteklemek!
-Ya da, CHP’nin katılımı ve organizasyonu ile toplumun her kesimini kucaklayacak, ülkede barışı ve huzuru yeniden getirecek, bilime ve akla önem verecek, Cumhuriyetimizin ilanındaki kadrolar gibi inançla ve yılmadan çalışacak bir kadro ile Milli Birlik ruhu içinde seçimlere gitmek ve kurucu meclis gibi çalışmak…

Bu ülkeyi sevenlerin hiç unutmaması gereken gerçek şudur;
AKP normal bir siyasi parti değildir. Tarikat- Cemaatlerden oluşan, bazen FETÖ’nü (11 yıl) bazen IŞİD’i (4 yıl), bazen PKK’yı (Çözüm Süreci) rahatlıkla kullanabilen, maddi gücü dolar-avro bazında çok yüksek, kendi medyası, kendi savunmacıları olan büyük bir organize örgüttür.
Bu örgütün elinden Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurtarmak için mutlaka birlik gereklidir.
Kısır siyasi çekişmelere, bencilliklere, hırsa fırsat verenler, birlikteliği baltalamış olurlar, makamları ister Genel Başkan olsun ister Belediye Başkanı olsun! Fakat en tehlikelisi, hiçbir şeye karışmayıp, kenardan seyredip bir de akıl vermeye kalkanlardır…
Demedi demeyin!

Sağlık ve başarı dileklerimle 03 Şubat 2017
Rifat Serdaroğlu

3 thoughts on “EVET OLURSA/HAYIR ÇIKARSA

  1. Sayın Serdar,
    Ben size anlatmaktan yoruldum siz ise anlamamak için direnmekten yorulmadınız. Amerika tarafından özellikle seçilerek CHP’ nin başına monte edilen Kılıçdaroğlu nam sahtekar gene Amerika tarafından AKP denilen şer yuvasına yardım için o makama getirtilmiştir. Bu kişinin ihanetinin en büyüğünü Mısır doğumlu Ekmeleddin denilen serseriyi Cumhurbaşkanlığı için zorla bu millete dayatması sırasında yaşadık. Bu ülkede Ekmeleddin aşağılığından başka kimse kalmadı mı Cumhurbaşkanlığı için ? Bunun Amerika tarafından tezgahlanıp sahneye konulduğunu anlamayacak kadar ahmak mı bu millet ?
    Kılıçdaroğlu denilen satılmış Kürt ve şurekası CHP’ nin başından ..ittirip gitmedikçe bu şaibeli sürüngenlere oy YOK Bu böyle biline.
    Başarılarınız devamını dilerim.
    E.Özkan

  2. Bu örgütün elinden Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurtarmak için mutlaka birlik gereklidir.

    Bak Adas sana bir önce ki e-postamda yazdigimin tipkisinin aynisi “Fakat en tehlikelisi, hiçbir şeye karışmayıp, kenardan seyredip bir de akıl vermeye kalkanlardır…„

    Aklin ve bilginin sadece bir yolu vardir Adas!

    Mit freundlichen Grüßen

    Mehmet Akcan

    Luisenthaler Straße 7

    61184 Karben

    Tel: 06039 209 309 7

    Mobil: 0172 905 74 74

    Fax: 06039 209 309 8

    e-Mail: mehmet@akcan.email

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s