OKSİJEN OLMASA DA OLUR!

Sabah yürüyüşü sırasında bir duvar yazısı gördüm.
“Kadri” adlı delikanlı yamuk yılık olarak duvara yazdığı yazıda sevdiğine şöyle sesleniyordu!
“Oksijen olmasa da olur, senin kokun olsun yeter gülüm! Kadri.”
Kadri, Gül’ünü öylesine derin bir aşkla seviyordu ki, oksijensiz kalıp ölmeye bile razı idi, yeter ki Gül’ü yanında olsun…

Kadri’nin Gül’e olan ölümüne aşkına elbette ki saygı duyarız.
Tıpkı Leyla-Mecnun, Ferhat-Şirin, Kerem-Aslı aşklarına saygı duyduğumuz gibi!
Böylesine aşklar öncelikle sevenleri ilgilendirir ve nice hikâyeye, romana, masala, filme konu olurlar.

Bir de tarih boyunca, ölümüne bağlılıkların yaşandığı gruplar-cemaatler-tarikatlar vardır!
O gruba inanan müritlerin, malları da mülkleri de namusları da yaşamları da o grubun Liderine aittir! O öl derse ölünür, öldür derse öldürülür.
Hasan Sabbah ve Fedaileri buna örnektir. Sabbah, müritlerinin beyinlerini uyuşturucu ve kadınla ele geçirir, o zavallıya istediğini yaptırırdı!

2017 yılının 21 Mayıs günü, Hasan Sabbah benzeri bir ölümüne bağlılığın, biat etmenin ilginç bir örneğini AKP Büyük Kongresinde yaşadık!

Demokratik Rejimlerde kongreler, görüşlerin-fikirlerin-projelerin tartışıldığı, ülkeye kimin daha iyi hizmet edeceğinin parti içi özgür seçimlerle belirlendiği platformlardır.
Anti demokratik rejimlerde, özellikle tek adam yönetimlerinde ise kongreler “Onay” yerleridir. Ne demokratik bir yarış vardır ne fikir vardır ne iç hesaplaşma vardır ne de bir sonuç vardır!
Müritler beleş otobüslerle getirilir, kumanyaları ve yollukları verilir, alkışlanacak dendiğinde alkışlarlar, oy verilecek dendiğinde oy verirler!
Fikir tartışmasının ise adı bile yoktur! Lider her şeyi bilir, o düşünür, o emreder, parayı o bulur, o harcar, milletvekillerinin adı “Lider vekili” olur.

Lider bu kongrede 989 gün önce resmen ayrıldığı, AKP üyelerine şunları söylemektedir;
-Sizlerin içinde güvenebileceğim tek kişi olmadığı için, ben yine geldim.
-Sizlerin içinde benim gibi yetenekli (!) biri olmadığı için, ben yine geldim.
-Sizler, hepiniz sadece bana biat edeceksiniz. Düşünmeyeceksiniz, tartışmayacaksınız, aykırı konuşmayacaksınız. Düşünen ve konuşan olursa kapının önüne koyarım.
-Ben öldükten sonra yerime kimin geçeceğini de şimdiden ben belirlerim…

Bu yapılan kongre, en hafif deyişle bir “Demokrasi Rezaletidir!”
Utanç tiyatrosudur…
Bu yazılan gerçekleri söyleyebilecek, kongre salonunda seslendirebilecek bir tane olsun gazeteci maalesef yoktur. Bu sepetler gazeteci değil, maaşlı tetikçi elemanlardır…

Gelelim Türk Milletinin Aydınlarına;
Yıllardır yazıyorum;
-AKP, anayasal sınırlar içinde çalışan bir siyasi parti değildir.
-AKP, kuruluş icazetini emperyalist devletlerden almış bir proje partisidir.
-AKP, Demokrat değildir.
-AKP, Lâik Cumhuriyete ve Hukuk Devletine inanmaz.
-AKP yöneticileri dürüst değildirler. %99’unun serveti şaibelidir.
-AKP, ülkeyi bölünme ekonomiyi de çökme noktasına getirmiştir.

Bu dakikadan sonra, AKP’den ve liderinden Türk Milletinin yararına uygun demokratik bir yönetim bekleyenin ya aklı yoktur ya da vicdanı tamamen körelmiştir!
Bundan böyle demokrat olanları, kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olanları, barış ve kalkınma isteyenleri daha karanlık günler bekleyecektir.

Kim biat ederse etsin, kim bu dikta yönetiminden korktuğu için evlatlarının geleceğini satarsa satsın, kim anayasal görevini tek kişinin emrine göre saptırırsa saptırsın, her demokrasi dışı hareket Türk Milletinin direnme gücünü arttıracaktır.
Kim ki iktidara geldiği halde hizmet etmeyi bırakıp, devleti işgal etmeye çalışırsa çalışsın, eninde sonunda kafasını Türk Milletinin çelikten göğsüne çarpıp yok olacaktır…

AKP Üyesi, AKP Genel Başkanı, Bağımsız ve Tarafsız Cumhurbaşkanı!
Hadi aga hadi! Siz ancak TÜSİAD ve TOBB’u kandırırsınız…

Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Mayıs 2017
Rifat Serdaroğlu

One thought on “OKSİJEN OLMASA DA OLUR!

  1. KARAGÖZ OLAN BİTENE BİR ANLAM VEREMEZ ve SORAR;
    — Yahu Hacivat, burada ne oluyor Allah aşkına? Bu tören, bu kalabalık da neyin nesi?
    HACİVAT CEVAP VERİR;
    — Karagözüm bilmiyor musun? Hani son referandumda, anayasada var olan kuvvetler ayrılığı kuralını elbirliği ile katlettik ya! İşte şimdi burada onun cenaze namazını kılıyoruz…
    — Ya öyle mi? Vah vah, hiç farkında değilim! Allah rahmet eylesin. Allah yakınlarına da baş sağlığı ve sabırlar versin…
    —Amin!

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s