YİNE YANLIŞ YAPTIK

Kılıktan kılığa girdik, don değiştirir gibi kimlik değiştirdik, çaldık ama çalışıyor dedirttik yine de başarılı olamadık!

İhvan’ı Müslim’in fikirleriyle, Rabıta örgütünün emzirmesiyle, Millî Görüşün desteğiyle büyüdük, en yüksek makamlara geldik ama zengin olmaktan başka bir iş yapamadık!

Cumhurbaşkanı bile olduk, partiyi Cumhurbaşkanlığı makamına sokmaya çalıştık, olmadı!
Cumhurbaşkanlığı makamını, partiye sokalım dedik, sığdıramadık!
Türkiye’nin en yüce makamını, tapusu belli olmayan bir partiye indirgemeye çalıştık, tüm dünyaya bir daha rezil olduk, beceremedik!

“Başarılı olamadık”, “Yapamadık”, “Beceremedik” kelimeleri ile biten üç cümle kurdum ama neyi beceremediğimizi söyleyemedik. Bakın neyi beceremedik!

Her şeyi yaptık ama, Türk Milletinin gönlünden Atatürk sevgisini silemedik!
Türk gençliğinin aklından Atatürk’ü ve fikirlerini çıkaramadık!
Halkın tepkisinden korktuğumuz için gidemediğimiz stadyumlarda, salonlarda hep o var! Her milli bayramda, özel günlerde insanlar yaşlı-genç demeden ona koşuyorlar! Aynı anda Türkiye’nin tüm şehirlerinde milyonlarca insan
“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”, “Ne mutlu Türküm Diyene” ve “İzmir marşı” ile coşuyorlar ve ölümünden 79 sene geçmesine rağmen onun sevgisi her geçen gün artıyor! Türk Milletinde Atatürk sevgisi arttıkça, bizimkiler nefes bile alamıyor, boğulacak gibi oluyorlar!
İşte başarılı olamadığımız, yapamadığımız, beceremediğimiz olay bu.

İsmi benimle birlikte mezara gidecek, Erdoğan’ın en yakınlarında bulunmuş bir eski siyasetçi ile sohbetimizden bir bölümünü aktardım sizlere.
AKP’nin içinde elbette ki vicdan sahibi namuslu insanlar da var.
AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın her siyasi adımında en yakınlarını kullanıp atmasından, kendi hatalarını başkalarının üzerine yazmasından, her türlü güce açlığından, doymayan hırslarından bu insanlar da bıkmışlar!
Teker-teker Erdoğan’ı terk etmelerinden belli!

Değerli Okurlar;
Bir siyasetçinin gönlüne “KORKU” düşmüşse, o aynen dibine kurt girmiş ağaç gibi olur. O kurt nasıl ağacı yer bitirirse, korku da siyasetçiyi eritir, bitirir.
Binlerce koruma olmadan dışarı çıkamaz, en yakınındakilere güvenmez ve sık-sık değiştirir. Gönül huzuru ile uyuyamaz, sinir sistemi alt-üst olur, kendini savunmak için yalan söyler, olayları çarpıtır, en sonunda yıkılır gider.

AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Tek ses-Tek adam-Tek gündem” kongresinde şunları söyledi;
“Rabbimin yardımıyla, 40 yıllık siyasi hayatımızda inancımıza ve milletimize ihanet noktasına düşmedik. Eksiklerimiz, hatalarımız elbette olmuştur ama ihanetimiz asla vaki değildir!”

İhanet, kişinin olaya bakışına göre tanımlanamaz. Neyin ihanet olup olmadığına yasalar karar verir.
Örnek vermek gerekirse;
-FETÖ’nü Türk Devletinin taa Kozmik Odasına kadar sokmak, ihanettir.
-FETÖ ne istedi de vermedim, demek ihanet itirafıdır.
-FETÖ ile menzilimiz aynı olduğu için yardım ettim, demek ihanet belgesidir.
-17/25 Aralık hırsızlarını korumak, kanundan saklamak ihanetin ta kendisidir.
-Çakma darbe yaptırıp, yüzlerce günahsız insanın ölümüne sebep olmak, ihanetin daniskasıdır!

Yazıyı Büyük Atatürk’ün bir sözüyle bitirelim;
“İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur. O Bedel bir gün mutlaka ödettirilir.”

Korkunun nedeni işte bu sözdür…

Sağlık ve başarı dileklerimle 23 Mayıs 2017
Rifat Serdaroğlu

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s