İSTİHBARATIN BAŞI

MİT Müsteşarlığının KHK ile Cumhurbaşkanına bağlanması konusunda
AKP Genel Başkanı Erdoğan şunları söyledi;
“İstihbaratın Başı, Devletin Başına bağlanmıştır. Doğrusu budur!”

Reis’in dediğinin doğru olup olmadığına aşağıda bakacağız ama bence esas problem Cumhurbaşkanlığı makamında oturan AKP Genel Başkanının
“olması gereken yere” bağlanmasıdır!
Demokratik Hukuk Devletlerinde “olması gereken yer” Anayasa’dır!
Erdoğan kendisini “Anayasal sınırlar içine” çekebilse Türkiye’nin hem içte
hem de dıştaki çok sayıda problemi kendiliğinden çözülecek.
Çekebilir mi? Mümkün değil!
Kendisi öylesine büyük bir korku içinde ki, öylesine büyük suçlar işledi ki, Emniyet Müdürlüğüne bir tören için gittiğinde bile, tüm polislerin ya tabancaları toplanıyor ya da şarjörleri çıkartılıyor!
AKP Genel Başkanı bu saatten sonra ne anayasa ne yasa ne de hukuk dinler!
Kendi partisi AKP’yi ve kaldıysa kendi eski siyaset arkadaşlarını da dinlemez!
Kendisini, ailesini, servetini garantiye alacak hangi siyasi konum varsa, hangi rejim varsa ona doğru gitmek isteyecektir. Bu rejimin adı da yıllardır söylediğimiz, bir bölümü (ABD ve İsrail’in “tarihsel talebi”) Kürt Devleti olacak olan Federe İslam Devletidir.
Eğer 2019’da veya daha erken bir zamanda yapılacak seçimlerden başarılı çıkarsa rejimi bir gecede değiştirmek ve Türkiye’yi, dikta yönetiminde bir Ortadoğu ülkesi haline getirmek isteyecektir.
Yapabilecek mi, yoksa sonu diğer tek adamlar gibi mi olacak, göreceğiz…

AKP Genel Başkanının devlet yönetimindeki yanlışını, halen tutuklu olan İstanbul eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın mahkemedeki ifadesinde farkında olmadan açıklamıştı;
“Biz 4,5 sene Cumhurbaşkanımızla yan yana çalıştık. Benim FETÖ’cu olup olmadığımı ona sorun” demişti.
Erdoğan’ın yönetim yanlışı işte bu cümlede yazılı!
Normal düzende bir İl’in Emniyet Müdürünün, Cumhurbaşkanı-Başbakan ile görüşmesi çok ender ve çok acil durumlarda olur.
Cumhurbaşkan-Başbakan, İl Emniyet Müdürü ile doğrudan temas kurarsa o İl’in Valisini, Emniyet Genel Müdürlüğü Daire Başkanlarını, Teftiş Kurulunu, Em. Gn. Md. Yardımcılarını, Em. Genel Müdürünü, İçişleri Bakanını “yok saymış” olur.
Bu devlet görevlileri niçin var ki?
Cumhurbaşkanı, İstanbul’daki bir esrar kaçakçılığı olayını doğrudan takip eder ve İl Emniyet Müdürü gibi ilgilenirse, devletin ciddi işlerini yönetmek için zaman bulamaz!

MİT olayında da aynı tutum var! AKP Genel Başkanı, MİT Müsteşarını sadece kendine bağlamıyor! O, MİT Müsteşarının da işini üstleniyor!
Yanlış ve eksik bilgiye sahip Cumhurbaşkanının verdiği emirlerden dolayı hem devlet zarar görüyor hem MİT Başkanı sorumluluk altına giriyor!
Yoksa Hakan Fidan, niçin görevi bırakıp Milletvekili olacağım diye kaçmak
istesin ki?

Her işi ben yaparım diye düşünen kişi hiçbir işi doğru düzgün yapamaz!
AKP Genel Başkanı Erdoğan da aynen öyle değil mi?
İstanbul Belediyesinin kupon arazileri hakkında son kararı kim verir?
Bakanlıkların yaptıkları ihalelerde, moda tabirle racon kesen kim?
Başbakan sorumluluğunda olan “Örtülü Ödenek” kimin emrinde?
Kimin kaç çocuğu olacağına karar veren kim?
Jinekolog gibi, doğumun normal mi sezeryanla mı yapılacağına kim karar veriyor?
Kadınların nasıl giyineceğine kim karar verebiliyor?
Gezi olaylarında “Camide içki içtiler, görüntüleri var” diyen kim?
CHP’nin Adalet Kurultayında” Mezarlıkta votka-şarap-bira içtiler” diyen kim?
AKP Genel Başkanı aynen Pembe Panter filmindeki Dedektif Kluzo (Closeau) gibi mübarek!
Her iş o koşturuyor, yapayım derken bozuyor!

Demokratik rejimlerde devlet yönetimi en ufak ayrıntısına kadar incelenmiş, defalarca denenmiş ve bir sonuca bağlanmıştır. “Kuvvetler Ayrılığı” denen kurumun, demokrasinin temel taşı olmasının gerekçesi budur.
Herkes anayasal çerçevede, yasaların kendilerine verdiği yetkiyi kullanacak. Başkasının işine karışmayacak.
Ama siz “Kuvvetler ayrılığı bize ayak bağı oluyor” diyorsanız, istediğiniz kurumu veya kişiyi ister kendinize ister ailenize bağlayın size demokrasi liginde yer yoktur…

Not;
5 Eylül Salı günü görüşmek üzere, tüm dostlarıma mutlu ve huzurlu bayramlar dilerim…

Sağlık ve başarı dileklerimle 31 Ağustos 2017
Rifat Serdaroğlu

3 thoughts on “İSTİHBARATIN BAŞI

  1. Cesursunuz Kutlarım
    TÜRK Ulusu Kış Uykusu Viegrasi
    İçmiş Galiba
    IBRANI Patentli Hala Uyananiyor
    TÜRK Tarihinin UTANÇ Yillaridir
    Son 16 Yıl
    Geleceğimiz Bir Meçhule Yol
    Alıyor
    Saygilar

  2. Soru şu;”Neden muhalefet ‘Yargılanacaksın. Anayasa yı ihlalden, seçimlere hile karıştırmaktan, Türkiye devletini uluslararası yasalara aykırı silah işine bulaştırmaktan, Türk ordusunu dağıtmaktan ve de hapislerde çürütmekten, en önemlisi darbeyi bilerek önlemeyerek 250 insanın ölmesine ve yüzlerce insanın yaralanmasına göz yummaktan yargılanacaksın ‘ diyemiyor ya da demiyor? “.
    Sizce neden?

  3. MUHTEŞEM bir analiz ve sentez. Çok değerli ve sevgili Rifat SERDAROĞLU’ na en candan tebrikler, teşekürler ve en iyi dilekler

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s