REİS VE TAYFASI

Bir üst yöneticinin kalitesinin ne olduğu yanında çalıştırdığı adamlara bakınca anlaşılır! Akıllı siyasetçiler her dediğine “Evet” demeyecek bilgili-ahlaklı-uzman bürokratlarla çalışırlar!
Niyeti bozuk, cahil, yarım yamalak dolma akıllı siyasetçiler ise, her denilene “evet” diyecek, kanunsuz emirleri düşünmeden uygulayacak, açgözlü ve ödlek kişileri seçerler…

Bu genel doğrudan sonra T.C Devletini yöneten Reis’in ilk halka tayfasını
(Daire-i Mahrem) beraberce mercek altına alalım;
-Başbakan Binali Yıldırım (Belediyeden beri yan yana çalışırlar)
-Hulusi Akar (Gençlik yılları Abdullah Gül ve Fehmi Koru ile geçmiş)
-Hakan Fidan (TİKA’dan MİT Müsteşarlığına atlamayı beceren ilk Başçavuş)
-Yaşar Güler (Gen.Kur.2.Bşk yeni KKK Komutanı- en iyi çökertmeyi oynar)
-Feridun Sinirlioğlu (Dışişleri eski Müsteşarı-BM Daimi Temsilcimiz)
-Tümgeneral Mehmet Dişli ( AKP Milletvekili Şaban Dişli’nin kardeşi)
-Şaban Dişli (Mehmet Dişli’nin kardeşi-CB Ekonomik Başdanışmanı)
-Şirin Ünal (Emekli Tümgeneral-AKP Milletvekili, 15 Temmuz darbe günü saat 16.00 da Hulusi Akar’ı 18.10 da Hakan Fidan’ı ziyaret eden bir dost!)
-Adnan Tanrıverdi (SADAT Örgütünün Kurucusu, Emekli Tümgeneral,
CB Başdanışmanı)

Bu tayfa öyle bir tayfa ki, kırk yıl uğraşırsanız belki bir araya getirebilirsiniz!
İçlerinde PKK’nın Avrupa Baronlarına kahkaha atarak (Ülkeyi bomba deposuna döndürdünüz hepsini biliyoruz) diyenden, (Gönderirim 4-5 adam, attırırım oradan 3-5 füze, hoop dalarız Suriye’ye) diyene, kontrollü darbe ustasından, Psikolojik Harekât uzmanına kadar her çeşit adam var…

Ben Türkiye’de “Kontrollü Darbe” yapacak olsam, ne yapardım?
-İlk iş, dünyada daha önce yapılan 24 adet “Kontrollü Darbeyi” araştırması ve bir strateji belirlemesi için Hakan Fidan’ı görevlendirirdim.
-Gelen taslakları değerlendirmek için, Hulusi Akar-Yaşar Güler’e görev verirdim.
-Bunları çift taraflı kontrol altında tutabilmek için Dişli Biraderleri ve AKP’li eski Paşa Şirin Ünal’ı görevlendirirdim. BM Daimî Temsilcisi Kürtçü Feridun’a
“15 Temmuz’un harbi bir darbe” olduğunu anlatma görevini verirdim.
-Binali’ye “Sen bu işe karışma, git tünelde saklan derdim.
-Medya zaten benim emrimde, Hande’nin telefonu da hazır!
Sadat Başkanı eski Paşa Adnan Tanrıverdi zaten Başdanışmanlarımdan biri, silahlı elemanları da hazır, sıkıntıya düşerse Sedat’ın adamları da köprüde beklesinler. Eh bu arada 250 kişi ölürmüş, olacak o kadar, darbenin fıtratında var bu ölümler! İşte size nur topu gibi bir darbe girişimi ve olmayan darbeyi önleyen kahraman ben…
15 Temmuz’u Çanakkale Savaşlarından- 30 Ağustos Büyük Zaferinden daha önemsemek için tüm medyayı kullanır, her yerde 15 Temmuz Şehitlikleri açardım. Bu hava ile bir de “Teneşirde sona erecek” bir Olağanüstü Hal ilan ettim mi, tadından yenmez!
Aklıma eseni koyarım bir KHK’ye, istediğimi hapse atarım, istediğimin malına el koyarım. Bundan güzel demokrasi var mı?

Ben 15 Temmuz’u çözmek istesem ne yapardım?
-Eğer Reis olarak bu çakma darbeyi ben organize etmedi isem, önce darbe yapabilecek güce ve makama sahip olan sivil ve askeri bürokratları alt alta yazar ve bunları hangi siyasetçi atamış ve terfi ettirmiş, araştırırdım.
-Bu kişilerin ve 1-2-3’üncü derecedeki yakınlarının son 5 yıldaki tüm hesap ve mallarının hareketlerini incelettirirdim.
-Son 16 senede Bakanlık-Milletvekilliği yapmış ve FETÖ lideri için “Muhterem Hocaefendiciğim dön artık birsin bu hasret” veya “Okyanus ötesi destek için, gök ne vermiş de yer kabul etmemiş” diyenleri Terör Örgütüne
“Yardım ve Yataklıktan” yargıya teslim ederdim.
-Bakanlığı sırasında tüm yurtdışı temsilciliklerimize “FETÖ’ne yardım edin” diye kim emir yayınlamışsa onu da aynı suçtan yargıya gönderirdim.
-15 Temmuz’da öldürülen insanların hangi silahlarla öldürüldüğünü gösteren otopsi raporlarını ve bu silahların TSK envanterinde olup olmadığını, Emniyetten dağıtılan ve halen kayıp olan silahlarla ilgisini Türk Milletine açıklardım.
-15 Temmuz’da kullanılan Uçak ve Helikopterlerin kara kutularını deşifre ettirir,
bunlardan atılan mermilerin balistik incelemelerini Türk Milletine açıklardım.
-Hele hele “ FETÖ ne istedi de vermedim, bunlarla menzilimiz aynı olduğu için yardım ettim” diyen biri çıkarsa, bunu söyleyen BEN bile olsam, kendi kendimi ihbar eder, yargıya kendim teslim olurdum…

Kimse “Siyasi Ayak”, “Askeri Ayak”, “Yargı- Emniyet Ayağı aramasın!
Yapın dediklerimi, bakın altından neler çıkacak neler…

Nasıl mezesiz rakı, parasız fakir Badem olmazsa, siyasi ve askeri desteği olmayan darbe olmaz!
Cambaza değil, doğru yere bakarsanız kim darbeci imiş göreceksiniz…

Sağlık ve başarı dileklerimle 06 Eylül 2017
Rifat Serdaroğlu

3 thoughts on “REİS VE TAYFASI

  1. Baştan sona tümüyle özgün ve üstün bir siyasi ironi örneği ve aynı zamanda en tam ve tüm bir gerçek vatansever analiz ve sentez. Bu olağanüstü yüksek ulusal ve tplumsal değere sahip MUHTEŞEM yazısı için sevgili Rifat SERDAROĞLU’nu en iyi dilekler ve duygularla kutlamak gerek

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s