YEDİ GÜN GEÇTİ

Koskoca yedi gün geçti!
Sen, yirmi birer defa sabah-öğle ve akşam yemeklerini yedin.
Yedi gece horul-horul uyudun, en az yedi defa tuvalete gittin, banyolar yaptın.
Özel berberine, tanınmamak için bıraktığın sakalını düzelttirdin.
Yedi gün “Kara bahtım kem talihim” şarkısını, avanta olarak aldığın piyanoda çaldın, ağladın.
Sen sustukça, Reis’in hayırseveri tarafından alnına vurulan “HIRSIZ” damgası netleşmeye başladı. Fizan’dan bakılınca bile alnındaki damga görülüyor!
Konuşsana be saatçi! Adam tüm dünyanın gözü önünde seni hem rezil etti
hem de “HIRSIZ-RÜŞVETÇİ” ilan etti!
Sende Allah korkusu, Türk Milletine saygı, namus, ahlâk kaldı ise konuş yahu!

Ne söyleyeceğini bilmiyorsan, dinle bak sana yardım edelim;
Ya, “söylenenler tümüyle yalandır, iftiradır” diyeceksin!
Ya, “Evet ben bu b.ku tek başıma yedim, kandırıldım. Rabbim ve milletim beni affetsin” diyeceksin!
Ya, “Arkadaşlar siz kafayı mı yediniz? Böyle organize bir soygunu ben tek başıma nasıl yaparım? Siz T.C Devletinin işleyişini bilmez misiniz?
Başımızda sorumlu olduğumuz ve tekme-tokat Bakan döven bir Başbakan var!
Hatırlayın Erdoğan Bayraktar; “Ben tüm bu imar değişikliklerini Sayın Başbakan’ın emri üzerine yaptım” dememiş miydi? Hah aynen Erdoğan Bayraktarın dediği gibi “anlayın yahu” deyip, deriiin bir oh çekeceksin…

Bak saatçi, kimseye bu kıyağı yapmam, gel cesaretini topla ve gerçekleri konuş.
Bugüne kadar hep yalan konuştun.
-Çözüm sürecinde “Ben de Kürdüm, bugüne kadar söyleyememiştim” dedin.
-Sonra “Ben Ülkücülerin abisiyim” dedin.
-Kaçak altın ticareti için, “Benim dönemimde, ihracat patladı” dedin.
Bunların hepsi yalandı. Ne kimse senin etnik kökeninle ilgilendi ne ülkücülükle ilgin var ne de döneminde, üretime ve istihdama dayalı GERÇEK İHRACAT arttı!

Saatçi, bu dünyada kaybedecek bir şeyin kalmadı! Onurunu kaybettin, itibarını kaybettin, saygıyı kaybettin görmüyor musun?
Artık sokağa çıkamazsın, bir restorana gidemezsin, lunaparka bile almazlar seni!
Gül’ü, Davutoğlu’nu, Melih’i Kadir’i bir kalemde harcayan güç, tüm suçu senin üstüne yıkacak!
Erdoğan Bayraktar kadar cesaretin yok mu? Hiç olmazsa son zamanlarında
Türk Milletine bir kez hizmet et.
Gerçek suçluları, sana talimat verenleri, seni tehdit edenleri, rüşvet diye sana verilen paraları kime teslim ettiğini tek-tek anlat.
Anlat ki hiç olmazsa evlâtlarının, torunlarının Türkiye’de yerleri olsun…

Bu yazdıklarım aynı zamanda “Eskort Bakan ile Boyunsuz Bakan” içinde geçerlidir. Biriniz Siirtli biriniz Mardinlisiniz. Bu mübarek şehirlerimizin adına leke sürmeyin, sizler de konuşun…

Değerli Okurlar;
Bu güzel ülkede yaşayan, bu toprakları vatan bilen sizler, zaman içinde aşağıdaki kişilere oy verdiniz ve devletin tepelerine taşıdınız. Bunların da böyle sıkıntılı günlerde konuşmalarını istemez misiniz?
Ben çok isterim. Ne düşündüklerini çok merak ediyorum!

Örneğin Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz!
İkisi de Başbakanlık-Bakanlık yaptılar. İkisi de ekonomiden iyi anlarlar.
Ne de olsa yurtdışı eğitimliler! Biri Amerika biri Almanya!
Gerçi ikisi de şimdi Saray sofralarının baş konukları ama olsun.
Nasıl derler; “acıyan” yer başka, “acıkan” yer başkadır diye!
Hem yesinler hem de şunu Türk Milletine açıklasınlar;
“Reza Zarrab davası gibi yüz milyarlarca dolarlık bir olay, tek başına bir Bakan- bir Banka Genel Müdürünün yapabileceği bir iş midir? Türk Bürokrasisi içinde bu olayı “Dönemin Başbakanına” bildirecek “bir-tek-yek” babayiğit
yok mudur?
Sizler görevdeki Başbakan olsanız ve MİT size çoook önceden bu organize suç şebekesini yazıyla rapor etse, sizler ne yapardınız?

Sayın Devlet Bahçeli;
Siz Başbakan olsanız ve sizin Bakanınız ve sizin tayin ettiğiniz Genel Müdür, bu haltı yese ve Türkiye’yi aleme rezil etseler, siz ne yapardınız?

Yurt dışındayım ve bir görüşmeye yetişmem gerek, yazıyı bağlayalım!
Aydınlığı-doğruluğu-aklı-bilimi emreden İslam Dinini, siyasi çıkar için kullananların akıl hocalarına iyi bakın, inceleyin. Çakma ve dönme milliyetçilere de iyi bakın. Bir de Bölücü-Kürtçü eşkıyaların dedelerine bakın ve iyi inceleyin.
Ne demiş atalarımız; “Katranı kaynatmakla olur mu şeker, cinsini sevdiğim (!) cinsine çeker…

Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Aralık 2017
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “YEDİ GÜN GEÇTİ

  1. Sayın Serdaroğlu!

    Bana göre Çağlayan sadece bir maşadır. Zira” Hükümdar yol vermedikçe eşkiya kervan basamaz” diye bir özlü söz var. Onun için diyorum ki; Rüşvet miktarı her ne kadar ise tamamı, bu işe kim yol verdi ise, bunlar aralarında paylaşmışlardır…

    Yoksa, bu adamlar mecliste AKP oylarıyla ve can havliyle niçin ak pak hale getirilsinler ki?!…

  2. Sayın Serdaroğlu sanatçı bakanım bu işi tek başına yapmış olma olasılığını bir an unutalım bu paraları birileriyle paylaştığı ise bakarım defteri nasıl durulur

    Samsung Galaxy akıllı telefonumdan gönderildi.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s