BİZİM PRENSLER NEREDE?

Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman, iki yüz kadar prensi gözaltına aldırdı. Fakat analarından şanslı doğan, babaları belli anaları yüz elli olan Prensleri zindana atacak hali olmadığı için hepsini muslukları bile altından olan Riyad Ritz-Carlton oteline kapattı.

“Arabın canını alacağına parasını al, ona çok daha fazla acı verirsin” sözüne inanan Veliaht, bu dünyada çok zengin olmaları babalarının çüklerinden düşmelerine bağlı olan tutuklu Prenslerin her birinden hırsızlıklarına karşılık en az yüz’er milyar dolar aldı! Yolsuz kalan Prenslerin akıbetleri henüz bilinmiyor…

Arap Prenslerin hiç olmazsa yerleri belli!
Bizim Prensler nerede? Yerlerini ne yaptıklarını ne yiyip içtiklerini, sağlık durumlarını, nasıl vakit geçirdiklerini bilen yok!

Şimdi siz “Serdaroğlu, merak edecek bir şey kalmadı da bunları mı merak ediyorsunuz” diye sorabilirsiniz. Ben size diyeyim;
Prenslerimiz Saatçi Zafer, Boyunsuz Muammer, Eskort Egemen ve TOKİ Bayraktar’ı merak etmeyip de sizleri mi merak edeyim?
Sizlerin keyfiniz gıcır, işleriniz tıkır ki hiç sesiniz çıkmıyor!
Çalışanlar memnun, çiftçi-köylü mutlu-emekli huzurlu-Sanayici fabrika üstüne fabrika kuruyor. Gençler desen, üniversiteyi bitirdikleri an işleri hazır. Kısacası yediğiniz önünüzde, yemediğiniz ardınızda, ülkenin itibarı desen tavan yapmış, başta IMF ve Dünya Bankası bizden borç almak için Sarayın kapısında yatıyorlar! Ohhh, her gün keklik kızartması yiyip, çalıp oynuyorsunuz.
Oy verme günü geldiğinde de koşa-koşa oyunuzu Reis’e veriyorsunuz!
Allah aşkına söyleyin, sizi niçin merak edelim?

Ama Prenslerimiz öylemi?
Bizler yani bugünkü nesil Prenslerimiz için çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini harcadık. Elbette ki onların akıbetini merak edeceğiz…

Bakın Prenslerimiz için neleri göze aldık?
-Prenslerimizin patronu olan Reza Zarraf için ABD’ye İKİ nota verdik. “Nasıl bizim vatandaşımız iyi mi? Aman üşütmesin, arkasına kalın bir şey koyun” diye.
-Ama Reza ötmeye başlayınca anında “yerinde dönüş” yapıp, Prenslerimizin patronunu “Casus ve Hain” olarak ilan ettik! Siz koskoca devletin bir günde dönebilmesini kolay mı sanıyorsunuz?

Reza Zarraf’a AKP önderliğinin verdiği yetkiyle, çocukcağız bugüne kadar İran’ın 52 MİLYAR DOLAR parasını “Altın ticareti” diye aktarmış!

Mahkeme sonunda, bu meblağ kadar bir CEZA Türk Devlet Bankalarına gelebilir.
AB de Türkiye’yi “KARA PARA AKLAYAN” ülke konumuna alabilir.
AKP önderliğinin yakın ilişkileri sebebiyle bizi “TERÖRE DESTEK VEREN” ülke ilan edebilir. Bu ne demektir biliyor musunuz?
Daha fazla fakirlik, daha fazla açlık, daha fazla kargaşa ve daha fazla baskı altında yaşamak demektir. Ayrıca belimiz doğrultabilmemiz, hür dünyadaki saygın yerimizi tekrar alabilmemiz için önümüzdeki iki neslin yaşam kalitelerini berbat etmek demektir…

Allah saklasın, ya Prenslerimizden bir tanesi kapağı Reza’nın yanına atar ve konuşursa? İşte o zaman yandı gülüm keten helva!
İşte ben bu yüzden Prenslerimizin nerede olduklarını merak ediyorum.

Önerim şudur;
Prensler derhal tutulmalı, FETÖ ve AKP önderliğinin adamı olan Fettah Tamince’nin YEDİ yıldızlı Rixos Oteline kapatılmalıdır.
Prensler gak deyince Dolar, guk deyince AVRO verilmelidir ki susup otursunlar.
Maazallah, içlerinden biri öter ve elin gâvuru bazı devlet büyüklerimizi
“Hırsızlar İmparatoru” ilan ederse?
Bakın o zaman yanarız ve sizi ben bile kurtaramam…

Not; Siz siz olun ayağınızı yorganınıza göre uzatın, kötü yollara sapmayın.
Sonra komşumdaki tavuğun durumuna düşersiniz. Komşumun tavuğu kazın yumurtası kadar yumurtlayacağım derken, kıçını yırttı.
Şimdi bırakın yumurtlamayı, oturamıyor bile…

Sağlık ve başarı dileklerimle 06 Aralık 2017
Rifat Serdaroğlu

One thought on “BİZİM PRENSLER NEREDE?

  1. Sayın Rifat Serdaroğlu’nun isabetli siyasi analizlerini uzun zamandan bu yana dikkatle izler ve okurum. “Kaynak” özelliğindeki, önemli bulduğum yazılarını da yararlanmak üzere arşivime alırım.
    Bu yazısında Sayın Serdaroğlu; “Şimdi siz ‘Serdaroğlu, merak edecek bir şey kalmadı da bunları mı merak ediyorsunuz’ diye sorabilirsiniz.” Diyor ve yanıtını veriyor.
    Yanıtını veriyor vermesine de; kendisini dolaylı-dolaysız ilgilendiren, aşağıda değineceğim bir konudaki soruya yanıt verdiğini, görüş bildirdiğini kayıtlarda bulamadım.
    Çeşitli demokratik kitle örgütlerinde görev almış, 15 yıl kadar aktif siyaset ile uğraşmış, bilinç düzeyine eriştiğimden bu yana ülke siyasetini dikkatle izleyen bir yurttaş olarak, doyumsuz yazılarını okudukça hep kafama takılan o soruyu sormanın, tam da sırasıdır diye düşünüyorum:
    Sayın Serdaroğlu, DYP’nin kurucu İzmir İl Başkanlığından sonra 1991-1998 yıllarında 2 dönem DYP’den Milletvekili, 1998-2002 yıllarında ANAP’tan Milletvekili seçilerek aktif siyasetin içerisinde yer almış bir kişi olarak; olağanüstü yetenekleri(!) konusunda bu günkü “PRENSLER”den hiç de farkları olmayan “ANAP’ın ve DYP’nin prensleri” hakkında, (“öz eleştirisi” ile birlikte) bir değerlendirmede bulunur mu acaba?

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s