EKSİK RABİA!

AKP’nin Rabia’sının bir parmağı eksik.
Eksik parmak ise, parmakların arasında önemli bir yeri olan başparmak!
El hareketi ile siyasi mesaj vermede, başparmağı yerli yerine oturtmazsanız sıkıntı çıkabilir.
Başparmak boşta kalınca ya gider işaret parmağıyla orta parmağın arasına girerse? İşte o zaman hapı yutarsınız, kaş yapayım derken, göz çıkartırsınız…

AKP’nin Rabia’sına göre;
İşaret parmağı Tek Devlet, Orta parmak Tek Millet, Yüzük parmağı Tek Vatan, serçe parmağı ise Tek Bayrak! Başparmak nerede? Boşta! İşte bu olmadı!

Başparmak TEK DİL olmalıdır.
Bir ülkede Tek Dil olmazsa, devlet nasıl olacak? O devletin dili hangisi olacak?
Tek dil olmazsa, birbiriyle anlaşamayan topluluklar nasıl millet olacak?
Ayrı ayrı dilleri konuşan topluluklar nasıl ortak vatana sahip olacaklar?
Ayrı dilleri konuşanlar, ortak değerlere inanmayanlar nasıl tek bayrağa saygı duyacak? Tüm bu kutsal değerleri bir arada tutan Tek Dildir

Bir milleti ayakta tutan, onun varlığını ve devamını sağlayan, milli şuuru besleyen, bir millete mensup olma hazzını veren ve bireyleri birbirine yaklaştırarak onlar arasında birlik yaratan unsur olarak dilin, millet yaşamındaki yeri çok önemlidir. Sözün özü milletin varlığı, tek dilin varlığıyla mümkündür…

Ülkenizin bir yöresinde Türkçeden başka bir dili eğitim-öğretim-resmi dil olarak tanıyın, çok değil 15-20 sene sonra o yöredeki vatandaşlarınızla anlaşamazsınız. O yörenin çocuğu Türkçe bilmediği için örneğin ne Ege’de çalışabilir ne de bir Karadenizli o bölgede iş yapabilir veya çalışabilir.
Kendi elinizle vatanınızın bölünmesinin yolunu açarsınız…

Soru şudur;
AKP önderliği, Tek Dil konusunda Türk Milletinin bulunduğu noktaya gelir mi?
Tıpış-tıpış gelecektir. Ana-Babanın terbiye edemediğini zaman terbiye eder!
Çözüm süreci denen “İhanet sürecini” savunan, devlet düşmanı sepetleri ve bazı zavallıları “Akil İnsan” diye tanıyan, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alan AKP önderliğinin şimdi geldiği noktaya bakarsanız, “Tek Dil” konusunda da
tıpış-tıpış yanımıza geleceğini görürsünüz.

“Yerel Yönetimlere Özerklik” “Federasyon” gibi rezillikleri Özal’dan sonra AKP savunmadı mı?
Şimdi ne diyorlar; “Vatanın bir tek çakıl taşını vermeyiz!”

PKK çıyanları Türkiye’den geçip, Suriye’ye geçerken “Aman PKK’lılar sinirlenmesin, olay çıkmasın” diye Türk Bayraklarını indirtenler AKP’nin emrine uyan AK Valileri değil miydi?
Şimdi ne diyorlar; “Türk Vatanı üstünde operasyon yaptırmayız!”

FETÖ’nü Türk Devletinin taa kozmik odasına kadar sokanlar, Türk Devletinin en hassas makamlarını FETÖ’ne peşkeş çekenler AKP Önderliği değil miydi?
Şimdi ne diyorlar; “Paralel devlet kurulmasına izin vermeyiz!”

“Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarını, görüntü kirliliği yapıyor diye kaldırtan o şerefsiz AK Valiler değil miydi? Peki, kaldırıp attıkları yazıları, kırdırdıkları Atatürk büstlerini yerlerine koydular mı?
Şimdilik “İki Ayyaş” demek noktasından “Devletimizin Kurucusu ATATÜRK’e” geldiler. Yakında bizlerden fazla Atatürk’çü olurlar…

Değerli Okurlar;
Gücüme giden nedir biliyor musunuz?
Bizler hep doğruda, aydınlıkta, çağdaşlıkta, hür dünyanın ve Türk Milletimizin yanında, Atatürk’ün yolunda olduk. Yerimizden ve dürüstlükten milim sapmadık. Bu sepetler, kafalarını çıkmaz sokakların ihanet duvarlarına vura-vura yanımıza geldiler. Gelmesine geldiler de onlar hala iktidarda ve zevk-ü sefada
bizler ise AKP önderliğinin adalet mekanizmasındaki tetikçileri ve FETÖ kalıntılarına karşı özgürlüğümüzü koruma mücadele veriyoruz…

Halkın Filozofu Bergamus der ki;
Demokrasi ve özgürlük savaşında çekilen acılar, insana demokratik terbiye verir.
Demokratik terbiye almış insanlar ise ülkelerinin her sorunu ile ilgilenirler.
Demokrasi terbiyesi almış kişilerin sayıları ne kadar çoğalırsa, orta çağ kalıntıları-tarikat cemaat artıkları çıktıkları izbelere kaçarlar…

Sağlık ve başarı dileklerimle 25 Aralık 2017
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “EKSİK RABİA!

  1. Sevgili SERDAROĞLU,
    Bu güzel yazınız nedeniyle size en candan teşekkür ederken naçizane bir replikte bulunmak isterdim :
    Bunların kimi çok çelişkili ve içtenliği tamamen şüpheli ve şaibeli bazı ‘yeni’ konumlarına ve tanımlarına büyük bir ihtiyatla ve maksimum bir dikkatle bakmak gerekmektedir. Geçmişde ve bugün etmiş oldukları laflar, yapmış oldukları işler ve işlemiş oldukları affedilmez suçlar ve günahlar bunlara inanmayı ve bunların içtenliklerine güvenmeyi çok ama çok hatta olağanüstü zorlaştırmaktadır. Bu tesbite bunların ALDANMA VE ALDATMA, KANDIRMA VE KANDIRILMA sözlerini ve/veya taktiklerini de eklediğimiz zaman bunlara ve adamlarına herhangibir güven ve itimat duyalamayacağı ve de bunların ipiyle kör kuyuya bile inilemeyeceği ve inilmemesi gerektiği kesinlikle anlaşılmaktadır.
    Yanılıyor muyum dersiniz? Yanıtıza peşin teşekkürlerimle şahsen size, tüm sevdiklerinize ve sevenlerinize ve çok değerli çalışma arkadaşlarınıza benden özel selamlar, sevgiler, saygılar ve en iyi dilekler.

  2. Atamızın mirasına, hazıra konduk. Bedel ödemedik. Demokrasiyi özümlemek için bunlar bize iyilik yapıyor.Yani acı çektiriyorlar. Kaybetmeden sahip olduklarımızın değerini anlayamayacağız.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s