KASIMPAŞALI MAKKENZİ

AKP önderliği, her şeyin yerli ve milli olanını sever!
Örneğin saray muhafızları tamamen yerlidir. O kadar yerlidir ki kökleri, ilk Türk Boylarından olan “Duşakabinoğulları” aşiretine kadar gider.
Saraya ne zaman yabancı bir konuk gelse, bu arkadaşlar miğferlerini takar, kılıçlarını kuşanır, siber saldırılara ve yapay zekaya karşı kalkanlarıyla Reis’i korumaya alırlar…

AKP önderliği, paranın da yerli ve milli olanını biriktirir! Dövize karşıdır.
Döviz için “şeytanın parasıdır, asla ellenmemelidir” der.
17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet operasyonu (adı sonradan darbe oldu) sırasındaki “Sıfırlama” çalışmalarında duyduğunuz “Babacığım, 24 saattir çalışıyoruz, geriye daha 30 Milyon Avro kaldı” ses kayıtları tamamen montaj-şantaj idi.
O paralar, altı sıfırı atılmış taş gibi harbi TL idi!
Sarayda çalınan türkülerin en birincisi ise; “Bahçelerde kereviz, biz döviz-möviz yemeyiz” türküsüdür.
Osmanlı’daki “Lale” devrinden sonra “Sülale Devrini” yaşayan aile fertleri de dövizi hiç sevmezler!
Misal; Reis yurtdışına mı gitti! Reis korumalarıyla adam döverken, Hanım Sultan da alışverişe çıkar. Hanım Sultan, kapattığı mağazada aldıklarının ödemesini yapması için özel sekreter taşır. Sekreter dövizleri taşır ve ödemeleri yapar. Sülale olarak onlar dövize ellerini asla sürmezler.
O kadar yerli ve millidirler yani…

AKP, eğitimin de yerli ve millisini sever!
Tüm AKP’liler, çocuklarını İmam Hatip Okullarına verip, iyi birer Müslüman olarak yetiştirirler.
Öyle, Amerika’da okuyan, gavurlarla partilere giden, içki içen bir tane AKP bebesi yoktur. Reis’in oğlu bile “Doktora Vermek” için İtalya’ya gitti ama hatasını anlayıp doktora vermeden oradan kaçtı…

Gelelim Kasımpaşalı Makkenzi ’ye!
Bazı art niyetli sabotajcılar, Saray Damadı Berat Bey’in önünü kesmek için (sünnet değil, engellemek anlamında) Hazine ve Maliyemizin kontrolünü emanet ettiğimiz ABD’li firma Makkenzi için yabancı dediler.
Hey gidi cahiller hey!
Bir kere Makkenzi’nin kurucusu öz be öz Kasımpaşalıdır!
Esas adı Remzi Keneci’dir. Lakabı “AK” tır. Kendisi albino ’dur. Beyaz kaş-beyaz kirpik ve beyaz saçlarıyla dolaştığından kendisine bu lakap takılmıştır.

Çok zeki olan Ak Remzi Keneci, yıllar önce ABD’ye gitmiş ve tombalacılık,
bul karayı al parayı, torbacılık, tırnakçılık derken işi ilerletmiştir.
Kasımpaşa bitirimhanelerinde hala onun barbut seansları konuşulur!
Parlak zekasıyla herkese akıl veren Ak Remzi Keneci, ilk “Danışma” şirketini Pensilvanya’da kurmuştur.
Amerika’da akıl almak isteyen çok olunca şirketi büyümüş ve dünyaya açılmıştır.
Racona ters düştüğünden, Ak’ı Mak, Keneci’yi de Kenzi yaptırmıştır. Remzi ise göbek adı olarak kalmıştır.
Amerikalı Makkenzi, bildiğiniz has Kasımpaşalıdır yani.
Yakında, İzmir’deki “Atatürk Stadyumu” adı “Makkenzi Arena” diye değişirse hiç şaşırmayın!

Bir de Makkenzi’nin Kasımpaşalı olduğunu, Ankara’daki bürosunun başına “Çözüm Süreci” mucidi Aposever Beşir Atalay’ın damadını tayin etmesinden net olarak anlıyoruz…

Anladınız mı şimdi Makkenzi’nin kökünü?
Bundan böyle, bilin-araştırın-öyle konuşun…

Değerli Okurlar;
Makkenzi dahil her şeyi anlarım da açlıktan kikiriği çıkmış garibanların hala AKP’ye oy vermelerini anlamış değilim. Soruyorum neden diye;
“Abi bizim beklentilerimiz var, sıra bize de gelecek” diyorlar!

İki kardeş eşek, yıllar sonra bir araya gelmişler. Biri şişmanlıktan neredeyse yürüyemeyecek halde, diğeri ise kemikleri sayılıyor! Şişman eşek; “İnadı bırak benimle gel. Bizim orada otlak bol, iş az” demiş!
Zayıf eşek “Gelemem, benim beklentilerim var” deyince diğeri “Ne beklentin var senin” diye sormuş?
Zayıf eşek anlatmış; Benim sahibim, karısıyla kavga edince, her seferinde “bak beni kızdırma, seni avludaki eşeğe şaaptırım” diyor. Beklentim budur.
Şişman eşek “hayal görüyorsun” demiş ve yoluna gitmiş.

Aradan yıllar geçmiş, yine karşılaşmışlar. Zayıf eşek; “Aman beni kurtar, beni de götür” diye yalvarınca, diğeri sormuş; “Ne oldu senin beklentin?”
Zayıf eşek; Benim sahibim; “Bak hanım çok kilo aldın. Ya zayıflayacaksın ya da avludaki eşeği şaaparım, ona göre” demeye başladı, n’olur kurtar beni…

Eyy AKP’liler, 17 senedir bekliyorsunuz! Dikkat edin, bu kış başınıza öyle şeyler gelecek ki, sizi kurtaracak kimseyi de bulamayacaksınız…

Not; Peşin peşin söylüyorum! AKP yakında İMF’ye baş vuracak. Sakın yine İMF yerli ve milli değil, masalına baş vurmayın. Çünkü İMF de aynen Kasımpaşalı Makkenzi gibi yerli ve millidir. Biz zaten İMF’nin ortağıyız be ya!
Adını bile biz koyduk ama gavurlar utanmasın diye bugüne kadar açıklamadık.
İşte açıklıyoruz; İMF demek “İsteyene Mangır Fonlarız” demektir. Yaaa!
Esas tehlike İMF’nin bir adım sonrasıdır. İnşallah oraya da baş vurmak zorunda kalmayız! Orası neresi mi? GBB (Galiba Boka Battık)

(Doğum günüm sebebiyle, kutlamak zahmetinde bulunan tüm dostlarıma ve Frankfurt’ta bizi en mükemmel şekilde konuk eden Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerine, Toplum 24 TV’ye ve Sayın Hüseyin Adalı’ya teşekkürlerimi, saygılarımı sunarım.)

Sağlık ve başarı dileklerimle 01 Ekim 2018
Rifat Serdaroğlu

2 thoughts on “KASIMPAŞALI MAKKENZİ

  1. Nice mutlu yıllar, sevgi ve saygılarımla. Aslında sizinle bir kez siz belediye başkanı bende rahmetli Ahmet Taner Kışlalı’nın özel Kalem müdürü iken tanıştık. Sonrada Tansu hanımın Genel Başkan adaylığı sürecinde (hata idi)

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s