ERGENEKON DAVASI ÇÖKMÜŞ!

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının;
“Ergenekon Davasında, SAHTE deliler kullanılmış, suç işlemediği kesin şekilde bilinen kişilere İFTİRA edilmiş, suçlanan insanlar SAVUNMALARINI yapamamışlar ve adeta LİNÇ edilmişlerdir” şeklindeki kararından sonra Ergenekon Davası çökmüş, denildi.

Yukarıdaki paragrafta büyük harflerle yazılan ve altı çizilen kelimeler (Sahte Delil-İftira-Savunma Yapamamak-Linç) bir davanın Savcısı tarafından dile getiriliyorsa, orada çöken sadece o dava değildir.
Dava sırasında görevde olan Genelkurmay Başkanları (Hilmi Özkök- Yaşar Büyükanıt-Necdet Özel-Hulusi Akar) – dönemin Kuvvet Komutanları- AKP Hükümetleri ve Adalet Bakanları (Cemil Çiçek-Mehmet Ali Şahin-Sadullah Ergin-Bekir Bozdağ) çökmüş kabul edilirler . Esas çöken bunlardır…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinin en karanlık dönemini 2002 yılında başlayan AKP İktidarı ile yaşadı. Bir müddet daha yaşayacak!

Bu dönemin karanlık ilişkileri, Türk Devleti ve Türk Milletine karşı bilerek ve planlanarak yapılan ihanetleri, anayasa ve yasa ihlallerini, devletin soyulmasını, yolsuzlukları, medya operasyonlarını ve AKP-Cemaat-CIA-PKK iş birliği ile
Türk Ordusuna-Türk Polisine karşı işlenen suçları da yakında tüm gerçekleriyle göreceğiz.
Ergenekon Davasından sonra sıra buna gelecek…

AKP ve Cemaat tam 11 (On bir) yıl Türkiye’yi beraber yönettiler.
Cumhuriyetin değerlerine planlı-programlı olarak her gün beraber saldırdılar!
17/25 Aralık, Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet Operasyonu ile aralarındaki paylaşım savaşı sonucu ayrıldılar.
11 yıl kucak-kucağa beraber oldukları Cemaatin adı FETÖ oldu ve davalar açılmaya başladı!

Cumhuriyet Savcısı, FETÖ İddianamesinde;
“Türkiye’de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek ve aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmekte olduğu anlaşılmıştır” dedi.

Savcı böyle dedi ve Mahkeme de bu iddiayı kabul etti ve dava açtı!
Demesine demiş, kabul etmesine etmişler de sizce bu işte bir eksiklik yok mu?

Bu ülkede yaşayan herkesin, başta Cumhuriyet Savcılarının ve Yargıçların çok iyi düşünüp, kendi vicdanında değerlendirmeleri ve bir karara varmaları gereken olay şudur;

“FETÖ/PDY, AKP’den destek almadan, yardım görmeden, tek başına;
Devletin Anayasal Kurumlarını-mülki ve idari yapısını NASIL ELE GEÇİREBİLİYOR?

Yardım edenin, el verenin, göz yumanın, yol verenin, işbirlikçilerin, kendilerine Anayasa ve Yasaların yüklediği görevleri yapmayanların hiç mi suçları yok?
Devleti ve Hükümeti yönetenler izin vermeseydiler FETÖ/PDY’nin, bırakın
T.C Devletinin “KOZMİK ODASINA” girmesini, o Askeri Birliğin nizamiyesinin önüne gelebilir miydi?

İnsanları boğazına kadar borçlandıracak, tüm varlıklarını satacak, her türlü yanlışı yapacak, “Ne istedilerse verdim” diyecek, Türk Milletini altın tepside emperyalist devletlere ve uluslararası tefecilere sunacaksınız ve “Rabbim ve milletim beni affetsin” deyip kurtulacaksınız ha!

Serdaroğlu doğruları yazacak, Türk Milletinin hakkını savunacak ve bugünün yalaka egemen güçleri onu hapsetmek için çeşitli oyunlar düzecek ha!

T.C Devletinde adaletin kırıntısı kaldıysa, eğer bu cennet vatanda hak-hukuk kaldıysa böyle bir uygulamaya kim sessiz kalabilir, kim görmezden gelebilir ki?
Bizi hapisle-tehditle kim korkutabilir ki?
Her şeyini Türk Vatanına adamış kişileri kim sindirebilir ki?
Cübbesini kiraya verenler mi?
FETÖ’ya tapanlar mı?
Bizlere dava açan Genelkurmay Başkanları mı?

Yel, kayadan ne aparır ki…
Ne Mutlu Türküm Diyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle 05 Aralık 2018
Rifat Serdaroğlu

9 thoughts on “ERGENEKON DAVASI ÇÖKMÜŞ!

  1. Üstadım affınıza sığınarak gözden kaçan bir dizin hatası var.” Yel kayadan ne koparır ki.olacak galiba.
    Saygılarıma

    • Merhaba Mustafa TURHAN,Öncelikle ben Sevgili,sayın,Rıfat Serdaroğlunun hemen hemen hiç bir yazısını kaçırmam ve okuduktan sonra dosyalıyorum.Ömrüm boyunca hiç bir yazarın yazılarını bu kadar hayranlıkla,zevkle,dikkatle okumadım.Tabir caizse ruh ikizim ve ruhumun derinliklerinde ne varsa açığa çıkarıyor.
      Gelelim sizin dizin hatası dediğinize.Bu güne kadar Sayın Serdaroğlu bilmeden bir yazı yazmamıştır.
      Varlık dergisinde bir yazar “Bizim eski edebiyatımızı ve bu arada Fuzuli’yi, Nesimi’yi karalayan bir yazı yazmıştı…” Yıl 1972 Ağustos ayı…
      Azerbaycan’dan bir şair ona karşılık yazdı.Milletimin öten bülbülü Allah rahmet etsin, rahmetli Azeri şair Bahtiyar Vahapzade uzun bir yazı ile cevap verir
      Yazının başlığı: ‘Yel Kayadan Ne Aparır?’
      Bu bütün Türklerde kullanılan bir Atasözüdür.

  2. Her zamanki gibi muhteşem bir anlatım.Elinize aklınıza sağlık.Çabalarınızın başarılı sonuçlarını en kısa zamanda görmeyi arzu ediyoruz.Büyük Atatürk ve arkadaşlarının yönetimindeki insanlarımızın hakları hiçbir zaman ödenmeyecek büyük fedakarlık ve mücadeleleri sonucunda binbir emekle yeniden doğan ülkemiz bu şekilde kötü yönetilmeye kesinlikle layık değildir.
    Sağlık ve başarı dileklerimle saygılar sunarım.

  3. Baştan sona dek istisnasız her cümlesi ve kelimesi ve hatta ve hatta her noktası ve virgülü aynen ve tamamen paylaşılması gereken ve kayıtsız koşulsuz paylaşılacak olan olağanüstü GÜNCEL, tümüyle SOMUT ve NESNEL, derin BİLİMSEL, gerçek VATANSEVER, her açıdan MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL bir teşhis, analiz, sentez, tenkid, teşhir ve tel’in. Çok değerli ve sevgili SERDAROĞLU’nun ÖPÜLESİ güzel ve usta ELİNE, çok tatlı ve akıcı DİLİNE, özgün ve üstün KALBİNE, asla satılmaz ve kiralanmaz altın uçlu KALEMİNE en uzun bir ömür boyu tüm ailesi ve milyonlarca okuru ve seveni ile birlkte sağlık ve esenlik, mut ve kut, utku ve umut. İYİ Kİ VAR ve ebediyyen VAR OLMALI ve OLACAKTIR. Ve de yakmış olduğu o ulu ve kutsal ÇOBAN ATEŞLERİ’nin öncüsü ve önderi OLAMALIDIR ve OLACAKTIR.

  4. Ellerinize ve aklınıza sağlık, süreci çok çok iyi anlatmışsınız. Bir hususa itirazım var, genel kurmay başkanlarını sayarken İlker Başbuğ’u atlamışsınız. Özgürlüğünden olarak bir bedel ödedi ise de Ergenekonun başlaması sürecinde ilk sarı öküzü veren, en önemlisi de kozmik odayı açan olarak benim tarafımdan hiç affedilmeyeceklerden biridir. Saygılarımla.

    • Ben de Zerrin Bayrakdar gibi düşünüyorum. İlker Başbuğ denen pısırık,aciz,korkak,ürkek adamdan Genelkurmay Başkanı olunca böyle oldu. O kadar pasifti ki; 2 yıl hapis de kuzu kuzu yattı. Yazıklar olsun senin apoletlerine. Bir de utanmadan bazen demeç veriyor ve kitap yazmış.

  5. 17 Aralık takvimlerde olmasa gül gibi geçinip gidiyor,ne isterlerse veriliyor,köşe başları adeta peşkeş çekiliyordu! ”Ne kadar kaldı?.. -30 milyon avro kadar” sözleri FETO nonoşuna ters etki yaptı.Kendi yaptıkları sanki unutuldu,Feto nun yaptıkları suç oldu. Evet suç…Onun destekçilerinin yaptıkları da suç. Feto yargılanıyor, bir gün de destekçileri mutlaka yargılanacaklardır. Danışıklı dövüşün faturası her ikisine de olmalıdır,olacaktır.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s