DEVLET PARTİSİ AKP

Demokrasiyi özümseyememiş kafaların yönettiği ülkelerde iktidar partisi halktaki desteğini kaybettiğini anladığında, Devlet Partisine dönüşmeye başlar.

Gelişmiş demokrasilerde ve akıllı liderlerin bulunduğu ülkelerde “Devlet” ve “Parti” arasındaki hassas denge mutlaka korunur.
Ne, devletin partiyi ezip demokrasiye zarar vermesine izin verilir ne de partinin devleti ele geçirip anayasa ve hukuku çiğnemesinin önü açılır!

AKP önderliğinin sıkça eleştirdiği konu, 1950 öncesi Türkiye’nin “Devlet Partisi” tarafından yönetildiğidir. Çok partili siyasi yaşama geçmeden durum böyle idi!
Valiler İl Başkanı, Kaymakamlar İlçe Başkanı görevlerini de yürütürlerdi.

AKP, 2002 yılında demokrasinin standartlarını yükseltmek, milli iradeyi etkin kılmak, şeffaflık iddialarıyla iktidara gelmişti.
Türk Milletine verilen bu sözlerin hepsi gün geçtikçe unutuldu.
Cahil kasaba tüccarı gibi “sağ cep muhasebe, sol cep kasa, astığım astık kestiğim kestik” yöntemiyle Türkiye gibi büyük bir ülkeyi yönetebileceklerini zannettiler.

Gün geçtikçe yönetememeğe, yönetemedikçe de demokrasi ve özgürlüklerden kırpmaya başladılar. Devletin denetim kurullarının tamamına yakınını ya kapattılar ya da etkisizleştirdiler. Modern devlet anlayışında kim ki denetimden rahatsız olur ve kaçar, bilin ki orada yolsuzluk vardır.

Sonra sıra “Kuvvetler Ayrılığı İlkesini” kaldırmaya gelir. Böylece demokrasinin idam süreci başlar. TBMM devre dışı bırakılır. Bakanlar, Başbakanlıkta tekme-tokat dövülerek, yürütme de askıya alınır. Bakanlar artık Bakan değil, sekreter konumuna düşer.
Kaynağını Türk Milletinden değil, kayınpederinden alan acemi oğlanlar, damatlar devletin tüm varlıklarının, hazinesinin başına çöreklenir…

Cahil ve tartışmasız itaat (biat) kültürsüzlüğüne sahip kafalar en çok bağımsız yargıdan çekinir. Bir zaman Sırbistan’da yapıldığı gibi, şaibeli yöneticiler yargıyı emir altına almak için demokrasi dışı işlere baş vururlar.

Yolsuzluklardan elde edilen haram para ile medya teslim alınır. Artık medyada muhalif ses duyamazsınız. Medya tek sesli, Baas Radyosu gibi olur.

Ülkenin ordusu hadım edilir, orduya en büyük ihanet bizzat kendi içinden gelir.

Ekonomideki bilgisizlik ve yanlış yönetim sonucu, uluslararası finans kapital, borca batmış iktidar partisini maymuna çevirir.
Ekonomik çöküntü ve yönetenlerin yolsuzluk belgelerinin yabancı istihbarat kuruluşlarının eline geçmesi sonucu “Bağımsız Devlet” olma vasfınızı ufak-ufak kaybetmeye başlarsınız.
ABD’den bir senatör ülkenize gelir, “Sömürge Valisi” gibi size emirler verir. Cumhurbaşkanınız da saatlerce bu kişiye dert anlatır…

Devlet Partisi ve antidemokratik uygulamalarda ısrar eden iktidar, sonunda kafasını sandığa çarpar ve o andan itibaren hesap verme dönemi başlar.
Tek Adam ancak o zaman demokrasi ve hukuk devletinin kıymetini anlar ve bağırmaya başlar;
“Demokrasiii, bağımsız yargıııı!”

Agop ile Seta evlenmişler. Cicim ayları geçince Agop eve gelip koltuğuna kurulur kurulmaz gazetesini okumaya başlar ve Seta ile ilgilenmezmiş!
Seta, ilgi görmek umuduyla “Bre Agop, mutfağın penceresi bozuldu. Yaparsııın.”
Agop; “İlahi Seta, ben pencereciii?
Ertesi gün Seta; “Agop, mutfağın musluğu bozuldu, yaparsııın?”
Agop; İlahi Seta, ben muslukçuuuu?

Sonraki gün eve gelen Agop, tüm arızaların giderildiğini görür ve sorar;
“Kuzum Seta, bunları sen yaptııın?”
Seta, “Hayır, komşumuz Salamon’a söyledim, o yaptı…

Agop; “O çıkarcı herif bunların karşılığında ne istedi?
Seta; “Ya bana pasta yaparsın ya birlikte yatacağız” dedi.
Agop; Pastasını yaptın, değil mi?
Seta; İlahi Agop, ben pastaciii?

Demokrasi, hukuk devleti, bağımsız yargı bir gün herkese lazım olabilir…

Not; Yine mahkeme turuna çıkıyoruz. Cumartesi günü görüşmek üzere!

Sağlık ve başarı dileklerimle 23 Ocak 2019
Rifat Serdaroğlu

4 thoughts on “DEVLET PARTİSİ AKP

  1. Demokrasi, hukuk devleti, bağımsız yargı bir gün herkese lazım olabilir…
    Doğrudur ama hangi Demokrasi ?
    Putin/Medvedev tipi başkanlık mı, %10 barajlı, oyların %35’i ile Meclis’in %65 çoğunluğunun alındığı Türk Tipi Parlamenter Sistem mi, yoksa halen yürürlükteki Türk Tipi Tek Adam Başkanlık sistemi mi ? Yoksa 2600 sene öncesinde, Solon’un önerdiği gibi “eşitler arasında işleyebilen bir demokrasi” mi ?

  2. HARİKA bir teşhis, tesbit ve teşhir daha. Sağol varol sevgili SERDAROĞLU. Tekrar ÇIKACAĞIN bu MAHKEME TURUNDA da her seferindeki gibi en üstün başarılara ulaşacağına olan kesin inancım ile içten sevgiler, derin saygılar ve en iyi dilekler.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s