VAH 1000 ALİ VAH

AKP’nin dört Kurucusundan üçünü, Erdoğan kapı önüne koymuştu.
Erdoğan’ın yanında 1994 yılından iki kişi kaldı. Hayati Yazıcı ve Binali Yıldırım!
Hayati Yazıcı, İstanbul Belediye Başkanlığından beri hukukçusu, Binali Yıldırım ise 25 yıllık kara kutusu!
Hayati Yazıcı, Rize’de kendi ilçesinde (Çayeli) seçim kaybetti. Erdoğan yakında yol verecektir. Yazıcı bundan sonra yazamaz artık!
Kaybetmekte ustalaşmış Binali Bey ise Erdoğan’ın aşkını kaybetti, İstanbul’u!

İstanbul’un AKP için önemini daha önce yazmıştım.
AKP, 25 senedir İstanbul’un her sokağını her caddesini her belediye arazisini her kupon arsasını her belediye şirketini her ihalesini sömürdü, İstanbulluların sırtına sülük gibi yapışıp kanlarını emdi.
Seçimi kaybettikleri halde, belediyeyi bırakmamak için çırpınmaları bundandır.
Hem mamaları kesilecek hem de pislikleri ortaya dökülecek ya!

Sevgili Gençler;
Siyaset yoluyla ülkesine doğru yoldan ve namusuyla hizmet etmek isteyenlerinize, bir “Kötü Örnek” göstermek isterim.
Sakın onun gibi olmayın, sakın onun yolunu izlemeyin. Siyaset yoluyla kazanılan haram paradan kimseye hayır gelmez.
Hatırlar mısınız? Bir zamanlar “Özal Prensleri-Özal Zenginleri” vardı.
Bugün bir tanesi ayakta kalamadı. Hepsi sürünüyorlar!
Semra Özal ve Ahmet Özal şimdi kapağı Erdoğan’ın yanına attılar. Çiller, Ağar gibi. Yakın zamanda bunların da süründüğünü göreceksiniz.

Binali Yıldırım;
Siyasi tarihimizin en uzun süreli Ulaştırma Bakanlığı yaptı.
Başbakan oldu fakat Genel Başkan olarak hiçbir genel seçimi kazanamadı!
İzmir Belediye Başkanlığına aday oldu. İzmirli “Başka kapıya” dedi.
AKP tarafından TBMM Başkanı yapıldı.
İstanbul Belediye Başkanı Adayı oldu. Anayasanın 94. Maddesini ihlal etti.
31 Mart akşamı televizyonlara çıktı ve 3 bin oyla seçimi kazandım, dedi!
İstanbul’un her tarafına, seçimi kazanmış gibi teşekkür pankartları astırdı!
Binali Yıldırım, bir daha ki seçime kadar sadece AKP Milletvekili olarak kalacak.
Sonrası da yok…

Binali Yıldırım, siyasetten tamamen uzaklaşmadan şu konularda Türk Milletine açıklama yapmak zorundadır;
-1994’te İstanbul Belediyesinde çalışmaya başladığı andaki mal varlığı ne idi?
-Yerli ve yabancı basında çarşaf-çarşaf yayınlanan mal varlığının gerçeği nedir?
-Hollanda basınında yayınlanan 140 milyon avroluk mal varlığı nedir?
-Onlarca gemilik filolar nasıl satın alınmıştır?
-Malta uyruklu gemi filoları nasıl alınmıştır?
-Yıldırım Ailesinin gerek kendilerinin gerekse şirketlerinin bu güne dek, devlete ödediği vergilerin tutarı ne kadardır?
-Devlet Müteahhitlerinden alınan 630 Milyon Dolar, kime ve nerede verilmiştir?

Evet Sayın AKP Milletvekili Binali Bey;
Ya bu sorulara şimdi efendi gibi yanıt verirsiniz ya da çok yakında Yüce Divan’da böyle onlarca soruya muhatap olup, bülbül gibi şakırsınız. Tercih sizin!

Yakında Çoban Ateşi Hareketi, Türkiye’nin ihtiyacı olan bir siyasi partiye dönüşecektir.
81 İl’de 934 İlçe’de AYNI GÜN, AYNI SAATTE parti levhalarımızı asabilmenin çalışması içindeyiz.
Allah’ın izniyle, tüm Çoban Ateşi Gönüllüleri olarak Türk Milletine, Atatürk’e ve Türk Demokrasisine yakışan deneyimli kadrolarını ve genç kadrolarını sizlerle paylaşacak ve görev talep edecektir…

Bu kadroların içinde “Siyasal İslam” kılığına bürünüp, Lâik Türk Cumhuriyetini yıkmaya çalışanlar olmayacaktır.
“Biz Müslümanız” deyip İslam’ı istismar eden din düşmanları olmayacaktır.
Servetinin hesabını veremeyenler bu harekete giremeyecektir.
Vatan ortak paydasında, Anayasamızın ilk 6 maddesine itirazı olanlar, giremeyecektir.
Allah’ın bizlere bahşettiği iki Mustafa’ya (Hz. Muhammed Mustafa), kurucu liderimiz (Mustafa Kemal Atatürk’e) bilime, akla, çağdaşlığa, itibara, zenginliğe, hakça bölüşmeye itirazı olanlar bu harekete giremeyecektir.
Türk Milleti; Hür ve çağdaş dünyada tekrar yerini alacak, komşularıyla barışık, itibarlı, devletiyle gurur duyacaktır.

Sözün özü;
Bu harekette 1000 Ali’ler olmayacaktır.
Ne Mutlu Türküm Diyene…

Not; Cuma Akşamı ve Cumartesi günü İstanbul’da iki toplantıya katılacağım.
Pazartesi günü görüşmek üzere…

Sağlık ve başarı dileklerimle
Rifat Serdaroğlu

8 thoughts on “VAH 1000 ALİ VAH

  1. Değerli Serdaroğlu,
    Bugünkü yazınızda “Çoban Ateşi” hareketinin yakında partileşeceğini ifade etmişsiniz. Ve bu partileşme içinde kimlerin yer alamayacağını açıklamışsınız. Ancak “Çoban Ateşi” hareketinin İzmir toplantısında izlediğimiz dini duyguları olabildiğinde kullanıp sömüren Menderes ve Demirel’i göklere çıkaran video ve görsellerden ve bu görseller ile bugünkü yazınızda hiç değinmemenizden anladığımız kadarıyla “Çoban Ateşi” hareketi (her nekadar Atatürk çizgisinde olacağı, ve her nekadar siyasal İslam kılığında din sömürüsü yapılmayacağı ifade ediliyorsa da) aslında Menderes, Demirel ve Özal çizgisini izleyerek Amerikan kuklalığını ve İslam temelli siyaseti sürdürecektir.
    Böylesi bir düşünce ile başlayan bir hareketin sonu da bugünkü siyasi iktidardan farklı olmayacaktır. Bugünkü siyasi iktidarın temellerinin 1946 yılında kurulan Demokrat Parti iktidarı tarafından atıldığını unutmamak gerekir. Sonrasının giderek nasıl geliştiğini, ülkemizin bugünlere nasıl sürüklendiğini 50 yaşın altındaki gençler pek bilmez ama bizim yaşlarımızdakiler çok iyi hatırlarlar.
    “Çoban Ateşi” hareketi asla Menderes, Demirel, Özal çizgisi ve anlayışında olmamalıdır.
    “Çoban Ateşi” hareketi sadece Atatürk anlayışı, devrimleri, siyaseti çerçevesinde olmalıdır. O zaman yaşımıza bakmadan harekete katılmaya şimdiden en yaşlı gençler olarak gönüllü oluruz.
    “Çoban Ateşi” hareketinin başlatıcısı olarak sizden bu konuda da bizleri bilgilendirecek açıklamalar bekliyoruz.
    Sevgilerimle ve başarı dileklerimle.

    M. Şefik Balkanlı

    • Sayın M.Şefik Balkanlı’ya katılıyorum. Ayrıca bu güne kadar ülke yöneten sağ iktidarlar maalesef hiç temiz ve dürüst olamadı. Bunu bilen yaştayız. Siz de sağcı Demirel’in partisindeydiniz. Nasıl güvence vereceksiniz Çoban Ateşi olarak?!

      • Bahsettiginiz zamanlardan bu yana cok seyler degisti. En az 16 seneden bahsediyorsunuz. Demirel zamaninda su gunumuzde yapilmis hirsizliklarin yolsuzluklarin konusulabilmesi dahi mumkun muydu? Bence pesin yargiliyorsunuz. Ulke hassas bir donemden geciyor, ortada henuz bir parti de yok. Bu soylediginiz noktalar yanlis degil, bunlar dikkate alinacaktir. Sayin Serdaroglu da coban ateslerindeki konusmalarinda bu noktaya vurgu yapmistir. Ancak daha olusum asamasinda olan bir hareketi, “ozal lar demirel ler” diye yargilamamaliyiz diye dusunuyorum.

  2. Sevgili Ahmet Süreyya,
    Bazı konularda haklısınız. Evet Demirel zamanında bugünkü kadar büyük yolsuzluk, hırsızlık yoktu. Ama o günlerde olanlar bugünkülerin başlangıcıydı. Menderes döneminde doğan çocuk bugün yetişkin oldu. Ve elbette daha güçlendi.
    Değerli Serdaroğlu da evet dediğiniz gibi bu konulara vurgu yapmıştır ve yazılarında vurgulamayı sürdürmektedir. Ancak “Çoban Ateşi” İzmir Toplantısında izlediğimiz gibi Menderes ve Demirel dönemini öven gösterilerde bulunmaktadır. Dolayısıyla bizzat kendisi Menderes ve Demirel çizgisinde olmadığını ve ülkenin bugünkü duruma gelmesinin başlangıcının Menderes’in ve Demirel’in yolsuzluk ve hırsızlıkları saklama ve hatta bazı terör olaylarının üstünü örtme gibi davranışları olduğunu açıklamadığı sürece başını çektiği bu hareket bir sağcı ve Amerikancı hareket olmaktan öteye geçemeyecektir diye düşünüyorum.
    Sevgilerimle…
    M. Şefik Balkanlı

  3. Elinize yüreğinize sağlık. ‘Açlıkla terbiye’ sona ermeli. Yoksa Ata’mızın kısa ömrüne sığdırdığı kazanımlara yazık olacak.
    Akdoğan Özgezgin Bodrum

  4. Atamizin gençlige hitaben;
    Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. demiştir..
    O bakimdan elmanin çekidegi, armudun çöpü demenin zamani degil..
    ‘Söz konusu VATAN ise gerisi teferruattir.’

  5. Sevgili Ali Baran,
    Atamızın deyişini dile getirmişsiniz. İyi de ” Çoban Ateşi” hareketi de bugünkü görüntüsüyle “Aziz vatanın bütün kalelerini zapteden, bütün tersanelerine giren, bütün ordularını dağıtan, ve memleketin her köşesini bilfiil işgal eden” siyasi oluşumlara özenmişlik gösteriyor.
    Bu nedenle destekçi olmak için açıklamalar istemek “teferruat” olmasa gerek.
    Sevgilerimle.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s