DOĞRU TEKTİR, AKLIN YOLU GİBİ

Yüksek Seçim Kurulunun Sayın Yüksek Yargıç Üyeleri;
Bu yazı yalnızca sizler için yazıldı. Lütfen bir an için kendinizi YSK üyesi olarak değil de, gençliğinizde olduğu gibi, ülkemizin herhangi bir yerindeki bir mahkemenin Yargıcı olarak düşünün!

Polis, karşınıza bir adam getirmiş. Adamın iki elinde iki tavuk, koltuk altlarında da birer tavuk, cepleri de yumurta dolu!
Polis; “Hakim Bey, bu adamı komşusunun kümesini soyarken yakaladık!”
Soruyorsunuz? “ Söyle bakalım, ne diyorsun?
Hırsız; Avukat istiyorum Hakim Bey!
Siz; Avukatı ne yapacaksın? Baksana her şey ortada, bal gibi hırsızlık yapmışsın!
Hırsız; Valla Hakim Bey, Avukat ne diyecek diye ben de çok merak ediyorum…

Sayın Yüksek Yargıçlar;
Mesleğinizin tepe noktasına gelmişsiniz. Bulunduğunuz yerden daha üstü yok.
Göreviniz bitince, mahallenizde başınız dik olarak dolaşacak, insanların size saygıyla verdiği selamları alacak, çocuklarınızın ve torunlarınızın yüzlerine gülerek bakacak kıymetli değerlerimizsiniz.

Sizlere, “İstanbul Seçimlerinde büsbütün usulsüzlük var, hile var” diye itirazda bulunanlar var ya, onların ne olduklarını, gerçek yüzlerini bir daha hatırlatmak isterim!

Oslo’da Türk Devletini, PKK ile aynı masaya oturtanlar bunlar.
Habur’da Türk Askerini-Polisini öldürenleri davul-zurna ile karşılayan bunlar.
FETÖ denen CIA taşeronunu Türk Devletine sokanlar bunlar.
33 Mehmetçiğin katilini “Gizli Tanık” yapanlar bunlar.
Türk Ordusunun Komutanını zindana atanlar bunlar.
Sırlarımızı CIA’ya verip 813 vatan evladının ölümüne sebep olanlar bunlar.
ABD projesine eşbaşkan olup, İslam ülkelerinin işgaline yol açanlar bunlar.
Ülke ekonomisini batırıp, bizleri boğazımıza kadar borca sokanlar bunlar.
Dolandırıcı-sahtekâr Reza’yı vatansever ilan eden bunlar.
Malta’yı-Virgin Adalarını-Cennet Adalarını mekan tutanlar bunlar.
Sıfırlama uzmanı bunlar.
Hırsızlığın babadan oğula geçmesini normal bulan bunlar.
Vakıflar kurup, devlete milyarlarca lira vergi kaybına neden olanlar bunlar.
Tek ayak üstünde kırk yalan söyleyenler bunlar.
Seccade üstündeki şeytan olup, insanları Allah ile kandıranlar bunlar.

Sayın Yüksek Yargıçlar;
Şimdi bu ekip size müracaat edip, “Seçimde hile var, düzeltin” diyorlar!
Hile varsa elbette düzeltin ama önce iddia sahiplerine lütfen iyi bakın.
Bu olay sadece 31 Mart 2019 seçimlerinde İstanbul’un kaybedilmesi-kazanılması olayı değildir.
Bu olay, Türk Devletine hırsızlığı-yolsuzluğu-rüşveti bulaştıran bir çetenin,
Türk Yargısına sahip olup olmadığının tüm dünyaya ilan edilmesi olayıdır.
Sizlerin bağımsızlığınızın ve tarafsızlığınızın olup olmadığının belirlenmesidir.

Sayın Yüksek Yargıçlar;
Seçimin, öncesiyle-seçim günüyle- sonrasıyla bir bütün olduğunu biliyorsunuz.
Kurulduğunuz 1950 yılından beri yapılan yüzlerce seçimlik birikiminiz var.
Sizler Türk Devletinin çok değerli memurlarısınız.
Lütfen karar verirken iyi düşünün;
Türk Demokrasisini yaşatmak veya zaten sakatlanmış demokrasimizin bacaklarını bir daha kırmak sizin ellerinizde…

Önce şu noktaları iyi anlamak gerek;
Sandık Seçmen listelerini oluşturan-kontrol edenler AKP İktidarıdır.
Muhalefet Partilerinin seçim öncesi itirazlarını dikkate almayan AKP İktidarıdır.
Seçim boyunca Devlet olanaklarını-TV’leri-Gazeteleri arsızca kullanan AKP’dir.
“Organize suç şebekesi” gibi çalışan AKP’dir.
Seçim öncesi, “Bir tane bile mükerrer ve yığma seçmen yoktur” diyen YSK Başkanıdır.

Yukarıdaki benzetme gibi ben de, AKP’nin itirazına ne yanıt vereceğinizi çok merak ediyorum.

Sayın Yüksek Yargıçlar!
Doğrusunu yapın, sadece doğrusunu!
Vereceğiniz kararın, sizi ömrünüz boyunca takip edeceğinizi lütfen unutmayın.
Doğru tektir, tıpkı aklın yolu gibi…

Sağlık ve başarı dileklerimle 11 Nisan 2019
Rifat Serdaroğlu

6 thoughts on “DOĞRU TEKTİR, AKLIN YOLU GİBİ

  1. Konuyu ele alis seklinize itirazim var.
    AKP’nin rezilliklerini anlatmak yetersiz.
    YSK’nin; gecmis kararlara uygun kararlar vermesi gerektigi, iktidarin taleplerine ne cevap veriyorsa muhalefetin taleplerine de ayni cevabin vermesi gerektigi, su anki gorunumlerinin tarafli goruntusu verdigi soz konusu edilmemis. Korkuyormusunuz ?

    • Kusura bakmayınız lütfen! Kendimi haddim olmayarak, müdahil konumuna sokuyorum!
      Sayın Serdaroğlu’nu son zamanlarda ilgi ile takip eden muhtemelen onbinlerce vatandaştan biriyim ben. Sayın Bakan, alışılmışın ötesinde; muhtemelen yığınların içinde birikmiş duygu ve düşünceleri “korkusuzca” dillendiren birisi, gördüğümüz kadarıyla.
      Doğrusunu isterseniz.. bazı düşüncelerini yazıya dökebildiği için o’nun yerine asıl “korkuyu” biz yazılarını takip edenler çekiyordur diye düşünüyorum!
      Bu dönemde yazdıkları, inanırsınız, inanmazsınız; beğenirsiniz, beğenmezsiniz bilemem amma gerçekten cesaret isteyen sözcüklerle mücehhez.
      Eee! Hal böyleyken, Sayın Serdaroğlu’ndan “korkuyor musunuz” diye şüphe duymak; muhtemelen diğer yazılarını hiç okumadığınız şeklinde yorumlanabilir bence!
      Beyefendiyi ancak Sağlık Bakanlığı dönemindeki varlığından ve çok da hatırlamadığım hizmetlerinden dolayı tanımaktayım. Lakin.. yaktığı “çoban ateşi”, öne sürdüğü iddia ve kararlılık cümleleri, kendilerini takip için yeterli arzu ve istek uyandırmaya kafi gelmektedir diye düşünüyorum.
      Beyefendiyi takip etmek; mutlaka o’nun marşandizine vagon olmayı gerektirmiyordur elbet ama ilgisiz kalmayı da iddia sahibi birisini takip noktasında hak etmiyordur diye değerlendiriyorum acizane!
      Lafı uzattım, farkındayım ama.. sade bir vatandaş olarak, Sayın Bakan’ın “korkuyor musunuz..” önermesini haketmediğini vicdanen d0şünür oldum.
      Tekraren, haddimi aştığım için hoşgörünüzü istirham ediyor; saygılarımı sunuyorum sevgili kardeşim.

      • Meriç Ateş’e ben de katılıyorum. Korku zaten insanın fıtratında olan bir haslettir. Sonradan edinilmez ve doğaldır. Aslında sessiz toplumda çok isyan etmek isteyen var ama ”KORKAN” onlar. Çünkü adilane olmayan karşılıklara maruz kalabiliyorlar. Gerçek demokrasi olsa zaten bunlara milyonlar bağıracaktır!

      • YSK ağlasa da,sızlasa da,ayak sürüse de MAZBATAYI V-E-R-E-C-E-K-T-İ-R. Bunun başka yolu henüz icat edilmedi. Bu yalpalamalar YSK dan ziyade,elinden oyuncağı alınan AKP’nin feveranıdır!

  2. YSK korksa da, görevini yapıyormuşcasına davransa da,ayak sürüse de MAZBATAYI mecburen verecektir. V-E-R-C-E-K-T-İ-R kısa zamanda. Öyle keyfi hareket yok.11 hakim de pasifize olamaz!

  3. Teşekkür ederim bu yazınız için,Türkiye’de gazeteler,tv’ler derken,tüm devlet kurumlarının da yandaş yapıldığının ispatıdır.

    11 Nis 2019 Per 23:42 tarihinde Mustafa Şenel şunu yazdı:

    > > 11 Nis 2019 Per 07:20 tarihinde Rıfat Serdaroğlu <

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s