DEVLET-İ ALİYYE-İ TAYYİBAN

“Yeni Sistem” veya “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” denilen yöntem, kelimenin tam anlamıyla “Rejim Değişikliğidir!”
Bu değişim, en sondan bir önceki iştir. Bundan sonrası, bir Cuma namazı ertesinde yapılacak toplu-silahlı bir kalkışma ile yeni sistemin adının ilan edilmesidir.
Bir bölümü önce federasyon, ilerde bağımsız olacak Kürt Devletinden oluşacak Federe İslam Devleti…

Türk Kamuoyu, “Adnan Hoca’ya operasyon- Kedicikler yakalandı” safsatasıyla oyalanırken, bakın cehenneme giden yolun taşları nasıl döşeniyor;
-Daha önce yargılanmış ve beraat etmiş bir pankartı (!) taşıyan ODTÜ’lü 4 genç tutuklandı!
-Soma’da, ihmal yüzünden 301 işçimizin can verdiği madenin sahibi beraat etti!
-Yetkililerin ihmali yüzünden tren kazasında 24 canımız gitti. Ülkeyi 16 yıldır yönetenlerin yüzleri bile kızarmadı! Sorumlular görevlerine devam ediyorlar!
-Rektör atamalarında, Profesör olma şartı kaldırıldı!
-Fazıl Say’ın konseri iptal edildi!
-Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesinin kapatılması anlamına gelecek şekilde, bu kurumlarımız Saray’a bağlandı!
-Türkiye’nin Hazinesi ve Maliyesi, dünyada bir ilk olarak damada emanet edildi!
-Cari Açık yıllık 57,6 Milyar Dolar oldu!
-Dolar 4,85 TL’nin Avro 5,67’nin üzerine çıktı!

Bunların her biri, Türk Milletini doğrudan ilgilendiren çok ciddi konulardır.
Fakat ne toplumdan ne sözüm ona demokratik sivil toplum kuruluşlarından
ne de muhalefet partilerinden olması gereken tepkiyi göremedik.
Herkes sessizce başına gelecekleri bekler gibi!

Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerden, TBMM’nin-Bakanların haberi bile olmadı!
-Kardeşi FETÖ üyeliğinden tutuklu biri Bakan oldu!
-Değerli bir gazeteci 11 ay cezaevinde tutuldu. Suçu, FETÖ’cu bir şirket tarafından telefonla aranması idi! O şirketin aynı zamanda kumarhane sahibi olan patronu şimdi Bakan yapıldı!
-Sayısal Loto çekilişi haftada bir iken, ikiye çıkarıldı!
-Kıbrıs Gazisi Albay İsmail Gül, bir kararname ile rütbeleri sökülerek ordudan atılmıştı. İki gün önce “Yanlış yaptık, seni görevine iade ediyoruz” dediler ama Gazi Albay 2017 yılında hakkın rahmetine kavuşmuştu!
-Reis-Eşi-Kızı-Oğulları-Damadı bir araya geldiler ve “16 kişilik Aile Bakanlar Kurulunu” oluşturdular!
-Ailenin hastanesinin doktoru- dernek çalışanı-emlakçısı Bakan oldu!
-On binlerce insan yargılanmadan işinden edildi…

Tüm bunlar ve daha yüzlerce saçmalığın yapıldığı işe sistem değişikliği denmez. Bu yapılan kırarak-dökerek- tarihi ve devlet teamüllerini çiğneyerek yapılan bal gibi rejim değişikliğidir…

Ne yapılmalı?
Türk Milleti olarak elimizde ne var?
-Bahçeli gibi ayakları Erdoğan’a prangalı birinden bize hayır gelir mi?
-Sandıkları ve kendisine verilen oyları korumaktan aciz Kılıçdaroğlu ve
“ne oldum delisi” olmuş İnce’den millete hayır gelir mi?
-Milletvekili sıralarının çoğunun en yakın adamları tarafından parayla satılmasına göz yuman, Tansu Çiller ve Bahçeli yetiştirmesi Akşener’den millete bir fayda gelir mi?
Anadolu’da bir laf var; “Ben umarım bacımdan, bacım ölür acından!”
Bu siyasetçilerin hepsi, bu güne gelmemizi engelleyemeyen aksine yol açan ve hala ülkemize ne yapıldığının farkında dahi olmayan sorumlu kişilerdir.

Demokrasinin, özgürlüğün, hukuk devletinin, lâik Cumhuriyetin önünde engel olan bu ortaçağ kafası ya yıkılıp geçilmeli ya da Türk Milletinin desteğiyle
Yeni Yol bulunmalıdır.
Bu görev tüm demokratlarındır. Zalimin zulmünün tükenmesi ve kendi kendine yıkılması için beklersek ancak İsrafil’in Sur’a üflemesini duyarız!
Allah bunların zulmünü arttırsın. Arttırsın ki, Türk Milleti gerçekleri görebilsin.
Pazartesi günü görüşebilmek umuduyla…

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Temmuz 2018
Rifat Serdaroğlu