EL’İN FAİZİYLE

Temel, on sene kadar Amerika’da inşaatlarda çalışmış, epey para biriktirmiş ve memlekete dönmeye karar vermiş. Aksilik bu ya işi bırakacağı gün inşaattan düşmüş ve ağır yaralanmış. En feci yarayı da erkeklik organının kopmasıyla almış!
Organ naklinde çok usta olan Prof. Dr. Takaşi, anında müdahale edip o gün vefat eden bir siyahi Amerikalının organını Temel’e takmış.
Temel ameliyattan bir ay sonra “içine tüküreyim bu ülkenin” diyerek Türkiye’ye dönmüş…
Bir yıl boyunca Temel’den haber alamayan Prof. Dr. Takaşi, merakını yenemeyince Türkiye’ye gelmiş ve Temel’in kapısını çalmış!
Kapıyı Temel’in karısı açmış, doktora kim olduğunu ve kocasını niçin aradığını sormuş. Doktor Takaşi;
“Ben Temel’i ameliyat edip onu hayata bağlayan adamım” deyince
Fadime “Tüh senin yüzüne, bizi Trabzon’a rezil ettin. Temel geldiğinden beri pavyonlardan, randevu evlerinden çıkmaz oldu, adı “azgın zamparaya” çıktı, yüzüne hasret kaldık, kimsenin yüzüne bakamaz olduk” diye ağlamaya başlamış.
Doktor şaşkınlıkla; “Niye üzülüyorsunuz? Demek ki ameliyat başarılı geçmiş” deyince,
Fadime; “Başarılısın ama Temel benim yanıma hiç yanaşmıyor ki!”
Doktor “niye” diye sorunca, Fadime; El’in şeyiyle gerdeğe girilmezmiş…”

Erdoğan, Millî Görüş kökenli bir siyasetçidir.
-“Biz Millî Görüş gömleğini çıkardık” demişti ama, doğuştan faize karşı biridir.
-Faizi, tüm kötülüklerin kaynağı olarak görür.
-Enflasyonun anası da babası da FAİZDİR, der.
-Ekonomide her kötülüğün sebebi FAİZDİR, der.
-Faiz, fakiri daha fakir, zengini daha zengin yapar, der.
-Biz faiz lobisine mi çalışacağız?
-Bu şartlarda istihdam nasıl sağlanacak?
Bunları ve daha ağırlarını Erdoğan defalarca söyledi.

Söylemesine söyledi de sonuçta ne oldu?
Erdoğan’ın sözleri çöp oldu, çöp! Faiz, Erdoğan’ı tuş etti!
Türkiye, dünyanın en yüksek faizinin verildiği üçüncü ülke oldu!
Resmi faiz sözüm ona %24, gerçek faiz ise %40’ın üzerinde…

%40 faiz ile bankadan kredi alacaksınız, iş yapıp hem malınızı satacaksınız
hem de bankaya borcunuzu ödeyeceksiniz!
Bu yolla para kazanmak için hangi işleri yapmak gerekir, takdirinize bırakıyorum.
Havuz müteahhidi iseniz, hele işinizi hazine garantili döviz geliri ile yapıyorsanız, sizdeki keyif Padişahta yok!

Emine Hanım’ın- Bilal Oğlanın- Sümeyye kızımızın olduğu gibi, her türlü vergiden muaf, devletle iş yapan herkesin mecburen bağışta bulunduğu vakıflarınız varsa, sizi değil döviz, top yıkamaz, top.

Hele Reza Zarrab gibi “Vatansever bir Casus” bulup ta önüne yatabiliyorsanız, bundan iyisi Şam’da kayısı benzetmesi gibidir.

Ha bunları yapamıyor musunuz?
İşte o zaman güzel bir şekilde öleceksiniz… (AKP’li bir sepet Bakan, maden kazasında ölen işçilerimiz için böyle demişti!)

Gelelim yazının başlığına!
Elin parasını yüksek faiz karşılığı alır parayı da taşa toprağa gömerseniz uluslararası tefecileri, döviz Baronlarını mutlu edersiniz ama kendi evinize hayrınız dokunmaz!
El’in faiziyle döviziyle caka satarsanız, borçlarını ödeyemez hale gelirseniz, boğazınıza basa basa size ödetirler. Ödetirler delikanlı ödetirler. Göreceksiniz!

Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Eylül 2018
Rifat Serdaroğlu